En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

herze yemek

tkz. 1) yersiz söz söylemek; 2) gereksiz davranışta bulunmak.

105 görüntülenme

barut kokusu gelmek

savaş tehlikesi sezilmek.

105 görüntülenme

(birine) fikir danışmak

bilgi edinmek için bir yetkiliden bilgi almak.

105 görüntülenme

dalalete düşmek

doğru yoldan ayrılmak, sapkınlık etmek.

105 görüntülenme

bıçak yemek

bıçaklanmak.

105 görüntülenme

bırak Allah'ını seversen

bir kimse veya nesnenin değersizliğini belirtmek için kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

baskıda kalmak

yağmur yağdıktan sonra toprağın üst kısmı sertleşerek tohumlar fidelenip toprak üstüne çıkamamak.

105 görüntülenme

baskın yapmak

1) suç işlendiği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girmek; 2) düşmana ansızın saldırmak; 3) mec. ansızın konuk gelmek: 'Behçet'e bu evin merdiven altındaki bakla gibi odasında baskın yaparlar.' -S. Birsel.

105 görüntülenme

atını sağlam kazığa bağlamak

eşeğini sağlam kazığa bağlamak.

105 görüntülenme

kendini tutamamak

1) bir durum karşısında sessiz ve heyecansız kalamamak: 'Böyle bir taksim, bir gazel dinleyenler arasında, coşarak, kendilerini tutamayarak ağlayanlar az mıydı?' -A. Ş. Hisar. 2) kendine hâkim olamamak.

105 görüntülenme

bilgiçlik satmak (taslamak)

bilmediği hâlde bilir görünmek, bilgin geçinmek: 'Hazır olanlar, bilgiçlik tasladılar, tasdik ettiler.' -N. Araz.

105 görüntülenme

ters tarafından kalkmak

sol tarafından kalkmak: 'Hacı Ömer'in o gün ters tarafından kalktığına artık şüphe yoktu.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

(birinin) iltiması olmak

arkası, kayırıcısı olmak.

105 görüntülenme

inşallahla maşallahla

'çaba harcamadan' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

(birine) mum tutturmak

aşırı disiplin altına almak.

105 görüntülenme

emeği geçmek

bir şeyin ortaya çıkması için çalışmış olmak: 'Anneniz, bu kurumun oluşmasında emeği geçmiş belli başlı kişilerdendir.' -E. Atasü.

105 görüntülenme

baş vermek

1) çıban olgunlaşmak; 2) buğday vb. bitkiler başak bağlamaya başlamak, başak oluşmak; 3) gemi, kayık vb.ni döndürmek, çevirmek: 'En sonunda rüzgârların istikametine baş verdi.' -S. F. Abasıyanık. 4) ortaya çıkmak, belirmek: 'Fransızlardan, neler olup bittiğini, neden müttefikler arasında bazı sorunların baş vermiş olduğunu öğrenmeleri isteniyordu.' -A. Kulin.

105 görüntülenme

başağrısı olmak

sıkıntı vermek, uğraştırmak: 'Efendim nemize lazım, sonra size başağrısı olur.' -M. Ş. Esendal.

105 görüntülenme

bir boka yaramamak

hiçbir şeye elverişli olmamak.

105 görüntülenme

akim kalmak

sonuca ulaşamamak, başarı sağlayamamak.

105 görüntülenme

bir çift lakırtı etmek

kısa konuşmak: 'Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler.' -M. Ş. Esendal.

105 görüntülenme

(birinin) kızı kısrağı

birinin ailesindeki kızlar ve kadınlar.

105 görüntülenme

bir dostluk kaldı!

mal azaldığında satıcıların kullandığı bir müşteriyi özendirme sözü.

105 görüntülenme

adam değilim

'herhangi bir durumun gerçekleşmemesi durumunda, kendisinin insan sayılamayacağı' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

(bir şeyin) dümenini elinde tutmak

yönetmek, istediği yöne doğru götürmek: 'Başımıza gelenler, son elli yılda ekonominin dümenini elinde tutan sıfırlardan kaynaklanıyor.' -A. Boysan.

105 görüntülenme

(birinin) lokmasını dökmek

bir ölünün anısına lokma tatlısı yapıp dağıtmak.

105 görüntülenme

bezginlik getirmek

usanmak, bıkmak.

105 görüntülenme

âdet yerini bulsun diye

'gerekli görüldüğü için değil, yalnız alışılmış olduğu için' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

(birinin) ocağına incir (darı) dikmek (ekmek)

birinin evini barkını dağıtmak: 'İhmal bütün ocaklara incir diker.' -Ö. Seyfettin.

105 görüntülenme

bilir bilmez

yarım bilgi ile, bilip bilmediğine aldırmadan: 'Günde beş yüz defa, kendiliğimden bilir bilmez bunu haykırıyordum.' -R. H. Karay.

105 görüntülenme