En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) kanını yerde koymak

birini öldüreni ölümle cezalandırmamak: 'Oğlum Halil'in kanını yerde koyarsanız bu dünyada da öteki dünyada da ak sütüm size haram olsun.' -Y. Kemal.

80 görüntülenme

yurt edinmek (tutmak)

bir yeri kendisine, ailesine yurt olarak kabul etmek, vatan tutmak.

80 görüntülenme

okka çekmek

hacminden umulmayacak kadar okka ağırlığında olmak.

80 görüntülenme

tezkere almak

ask. askerlik görevini tamamlayarak bunu bildiren bir belge almak.

80 görüntülenme

sineyimillete dönmek

1) bulunduğu makamı veya görevi terk edip halktan biri olmak; 2) halk oylamasına başvurmak.

80 görüntülenme

madara olmak

kötü duruma düşmek, yalanı, yanlışı ortaya çıkmak.

80 görüntülenme

tahttan indirmek

hükümdarlığına son vermek.

80 görüntülenme

fazla gelmek (kaçmak)

çekilmeyecek, bıktıracak, tedirgin edecek bir durum almak.

80 görüntülenme

karara kalmak

davanın görüşülmesi bitip yargıcın kararını beklemek.

80 görüntülenme

oklava yutmuş gibi

baston yutmuş gibi.

80 görüntülenme

üstüne kuma gelmek

kocası, başka bir kadın almak: 'Üstüne kuma gelmesi şart değil insanın bu acıyı tatması için.' -A. Kulin.

80 görüntülenme

yargıya gitmek

bir anlaşmazlığı gidermek amacıyla mahkemeye başvurmak.

80 görüntülenme

başağrısı olmak

sıkıntı vermek, uğraştırmak: 'Efendim nemize lazım, sonra size başağrısı olur.' -M. Ş. Esendal.

80 görüntülenme

göğe merdiven dayamış

çok uzun boylu.

80 görüntülenme

icazet vermek

izin, onay vermek.

80 görüntülenme

tıs kesilmek

sessiz kalmak: 'Neyzen hicaz bir taksime başladı; bu koca yeri dolduran yüzlerce insan birden tıs kesildi.' -O. C. Kaygılı.

80 görüntülenme

ipten kazıktan kurtulmuş

her türlü kötülüğü yapacak yaradılışta olan (kimse): 'İşte şimdi gördüğünüz gibi hırsızların, esrarkeşlerin, ipten kazıktan kurtulmuş, gözü kanlı canilerin arasında çilemi dolduruyorum.' -H. Taner.

80 görüntülenme

serin tutmak

sıcaktan etkilenmeden daha soğuk bir durumda bulundurmak: 'Dedelerimiz sıcakta serin tutan birtakım kürkler bulunduğunu bilirlerdi.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

titizlik göstermek

titizlenmek.

80 görüntülenme

eli harama uzanmak

dinî bakımdan yasaklanmış bir işe yönelmek: 'Eli ne vakit harama uzandı?' -H. Taner.

80 görüntülenme

göğsünü kabartmak

bir olay dolayısıyla kıvanç duygusunu ortaya koymak, övünmek: 'Duvarda, güneşe karşı / Göğsünü kabartan bir güvercin / İçimde öksüzün gözyaşı / Yıkılan yıllar için' -H. F. Ozansoy.

80 görüntülenme

takatsizlik duymak

güçsüz ve kuvvetsiz kaldığını anlamak: 'Yere uzanmak isteyecek kadar vücudunda takatsizlik duyuyordu.' -P. Safa.

80 görüntülenme

yuvayı yürütmek

evlilik birliğini sürdürmek: 'Yuva kurma, yuvayı yürütme sorumluluğu yine benim üstümdeydi.' -C. Uçuk.

80 görüntülenme

darbe almak

kötü bir duruma düşmek.

80 görüntülenme

su dökmek

hlk. küçük abdest bozmak.

80 görüntülenme

bir çift lakırtı etmek

kısa konuşmak: 'Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler.' -M. Ş. Esendal.

80 görüntülenme

karaya vurmak

1) karaya çarpmak: 'Loşluklar içinde bana, sandalımız ikide bir karaya vuruyor gibi geliyordu.' -R. H. Karay. 2) denizdeki bir cisim kendini karaya atmak: 'Ağzımı, karaya vurmuş bir balık gibi sonuna kadar açıyorum ama soluk alamıyorum.' -A. Ümit.

80 görüntülenme

takıp takıştırmak

özenerek süslenmek: 'Kız, kalk giyin, tak takıştır, diyor.' -H. E. Adıvar.

80 görüntülenme

başı çatlamak

başı çok ağrımak.

80 görüntülenme

doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı

içinden çıkılmayan güç bir durum karşısında söylenen bir söz.

80 görüntülenme