En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bir dostluk kaldı!

mal azaldığında satıcıların kullandığı bir müşteriyi özendirme sözü.

105 görüntülenme

adam değilim

'herhangi bir durumun gerçekleşmemesi durumunda, kendisinin insan sayılamayacağı' anlamında kullanılan bir söz.

105 görüntülenme

(bir şeyin) dümenini elinde tutmak

yönetmek, istediği yöne doğru götürmek: 'Başımıza gelenler, son elli yılda ekonominin dümenini elinde tutan sıfırlardan kaynaklanıyor.' -A. Boysan.

105 görüntülenme

pestil gibi

kımıldayamayacak kadar güçsüz, bitkin bir biçimde: 'Pestil gibi yerlerde uzandığıma bakma, anam, ben şu huysuza haddini bildirirdim.' -N. Hikmet.

105 görüntülenme

sıcak yüz göstermek

yakınlık göstermek.

105 görüntülenme

(birinin) lokmasını dökmek

bir ölünün anısına lokma tatlısı yapıp dağıtmak.

105 görüntülenme

bezginlik getirmek

usanmak, bıkmak.

105 görüntülenme

(birinin) ocağına incir (darı) dikmek (ekmek)

birinin evini barkını dağıtmak: 'İhmal bütün ocaklara incir diker.' -Ö. Seyfettin.

105 görüntülenme

bilir bilmez

yarım bilgi ile, bilip bilmediğine aldırmadan: 'Günde beş yüz defa, kendiliğimden bilir bilmez bunu haykırıyordum.' -R. H. Karay.

105 görüntülenme

hayrette bırakmak

şaşmasına sebep olmak.

105 görüntülenme

aklından çıkmak

unutmak.

105 görüntülenme

ayaklarını yerden kesmek

bir taşıta binerek yürümekten kurtulmak.

105 görüntülenme

(birini) gaza getirmek

birini olmadık bir şey veya hayalî bilgilerle coşturmak, ileri sürmek.

105 görüntülenme

(birini) hırs basmak

hırslı duruma gelmek.

105 görüntülenme

adını koymak

karşılığını veya fiyatını kararlaştırmak: Bu evi alabilmemiz için adını koyalım.

105 görüntülenme

bir tarafa bırakmak (koymak)

önemsememek, benimsememek, ertelemek.

105 görüntülenme

içi götürmemek

1) acıklı bir durum karşısında dayanamamak; 2) kıskanmak, çekememek; 3) vicdanına sığdıramamak.

105 görüntülenme

bir kol çengi

şen sözler ve davranışlarla çevresine neşe saçanlar için söylenen bir söz.

105 görüntülenme

aklının terazisi bozulmak

akıllıca olmayan davranışlarda bulunacak bir duruma düşmek.

105 görüntülenme

başını belaya sokmak

birini, kötü sonuçlar verecek bir duruma itmek: 'Ayrıca benim başımı belaya sokmaktan da çekinmiş olabilir.' -A. Ümit.

105 görüntülenme

başını döndürmek

1) mutluluktan yarı sarhoş duruma getirmek; 2) kendine hayran bırakmak.

105 görüntülenme

eğreti vermek

ödünç vermek.

105 görüntülenme

afyon çekmek

keyif için afyon yutmak.

105 görüntülenme

başını kaşımaya (kaşıyacak) vakti olmamak

arada en ufak başka bir iş yapamayacak kadar sıkışık durumda bulunmak: 'Büyük babanın artık başını kaşıyacak vakti yoktur. Kâh çocukları kırda oynamaya götürüyor, kâh onlara ocakbaşında masallar söylüyor.' -R. N. Güntekin.

105 görüntülenme

(birinin) üstü başı dökülmek

giyecekleri çok eski olmak: 'Böyle üstü başı dökülen bir adama bu kadar yakınlık göstermesi karşısında şaşırıp kaldı.' -T. Yücel.

105 görüntülenme

ağına düşürmek

tuzağına düşürmek.

105 görüntülenme

akşamı bulmak (etmek)

akşamlamak, günü bitirmek: 'Halk baharları ve yazları, dolmalarla, helvalarla gidip akşamı eder, şen şatır dönerlermiş.' -S. M. Alus.

105 görüntülenme

(birinin) üstüne atmak

bir suçu birine yüklemek.

105 görüntülenme

ayranı kabarmak

1) öfkelenmek, coşmak; 2) aşırı bir cinsel arzu duymak: 'Sadrazamın ayranı kabarsın diye üç gün beklenildikten sonra ... gelini, alayla, eşinin konağına iletmişlerdir.' -S. Birsel.

105 görüntülenme

ağır kayba uğramak

maddi ve manevi büyük zarar görmek.

105 görüntülenme