En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yaygarayı basmak

bağırıp çağırmak: 'Gün geçmiyor ki evdeki kadınlardan biri, önüne bir ıslak şeker parçası düştüğünü görüp yaygarayı basmasın!' -R. N. Güntekin.

80 görüntülenme

deniz bindirmek

denizde birden fırtına çıkmak.

80 görüntülenme

aklından çıkmak

unutmak.

80 görüntülenme

başına vurmak

1) içki, gaz veya sıcak baş ağrısı yapmak; 2) dayanamaz olmak: Bekârlık başına vurdu. 3) ne yapacağını bilemez hâle gelmek: 'Bu harp başına vurdu galiba, sapıtmışsın sen.' -R. Erduran.

80 görüntülenme

iç etmek

argo eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek: 'Hem parayı iç et, üstüne bir de söv, ha?' -O. Hançerlioğlu.

80 görüntülenme

yer vermek

1) önemli saymak, saygı göstermek: 'Etrafını zehirleye zehirleye yaşadıktan sonra hâlâ insanlar ona kendi aralarında bir yer veriyorlardı.' -M. Yesari. 2) bir olaya yol açmak, imkân tanımak; 3) önemli bir görev vermek; 4) kendi yerini bir başkasına bırakmak: 'Kadınlara yer vermek alışkanlığı da olmadığından, çok kez ayakta kalır.' -E. Bener. 5) kullanmak: 'Orta oyununda dekor gibi donatıma da pek az yer verilmiştir.' -M. And. 6) söz etmek, değinmek; 7) ağırlık vermek: 'Bu dönem, daha çok kısa ve vodvil türünde komedyalara yer vermiştir.' -M. And. 8) konu edinmek.

80 görüntülenme

başına yıkmak

harap etmek, zor durumda bırakmak: 'Babamın evinden çıktım / Evini başına yıktım' -Halk türküsü.

80 görüntülenme

çark etmek

1) bir doğrultuda giden kimse, şey sağa veya sola doğru yön değiştirmek: 'Küçük hizmetçi masanın öbür ucundan yarım sağa çark ederek elektrik düğmesine doğru döndü.' -S. F. Abasıyanık. 2) geri dönmek; 3) mec. savunduğu düşünceden vazgeçmek.

80 görüntülenme

pasta çekmek

otomobilleri pasta ile parlatmak.

80 görüntülenme

topuk kapmak

dalmak.

80 görüntülenme

manken gibi

vücut ölçüleri düzgün ve ince olan.

80 görüntülenme

dilediği gibi

kendi düşünce, görüş ve isteğine göre: 'Duygu, düşünce, dilediğim gibi yaşamak özgürlüğümü korumak isterim.' -N. Cumalı.

80 görüntülenme

adımlarını seyrekleştirmek

hızlı yürürken yavaşlamak.

80 görüntülenme

yüreğini açmak

kalbini açmak, derdini dökmek, içini dökmek, senli benli konuşmak ve davranmak: 'Sanki bana herkese yaptığından fazla yüreğini açardı.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

bir hoş eylemek

hüzünlendirmek.

80 görüntülenme

dünür gitmek

evlenecek kimse için kız istemeye gitmek: 'Dayısı, amcası dâhil, obadan, oymaktan kimse dünür gitmeye gönüllü değildir.' -T. Buğra.

80 görüntülenme

yazının cahili olmak

okuma yazması olmamak, bilgisiz olmak.

80 görüntülenme

(birinin) pastırmasını çıkarmak

tkz. bir kimseyi iyice dövmek, hırpalamak.

80 görüntülenme

kalbi dayanmamak

1) aşırı heyecan, üzüntü, yorgunluk veya herhangi bir hastalık yüzünden kalbi durmak, ölmek; 2) yüreği dayanmamak.

80 görüntülenme

manzara koymak

televizyon yayını sırasında beklenmeyen kesinti aralarını doldurmak için ekrana değişik manzara resimlerini getirip göstermek.

80 görüntülenme

düze inmek

eşkıyalıktan vazgeçmek: 'Düğünevinin avlusuna girerken yeni düze inmiş efeler gibi nara attı.' -Ö. Seyfettin.

80 görüntülenme

mürekkep yalamak

çok okumuş, yazmış olmak: 'Herhâlde aile terbiyemin, görgümün ve az buçuk mürekkep yalamış olmamın da bu Tanrı vergisini beslemekte tesiri olacaktır.' -R. N. Güntekin.

80 görüntülenme

sürgit yapmak

iş için uzatmak, sürdürüp durmak.

80 görüntülenme

kaşıkla verip kepçeyle geri almak

yaptığı bir iyiliğin acısını çıkarırcasına davranmak.

80 görüntülenme

maraza aramak

çekişmek, olay çıkarmak için bahane aramak: 'İkinci yarıda herkesin dili bir karış dışarı çıktığı, maraza aradığı, çamurlaştığı zaman, seninki, oyuna yeni girmiş gibi terütaze koşar durur.' -H. Taner.

80 görüntülenme

saç saça baş başa gelmek (dövüşmek)

kadınlar, birbirlerini kıyasıya hırpalayacak biçimde kapışmak: 'Eğer bu patırtıdan, ikindi uykusu başına sıçrayan imam aşağı koşmasa iki kadın, avluda saç saça baş başa dövüşeceklerdi.' -H. E. Adıvar.

80 görüntülenme

sınıfta bırakmak

sınıf geçmesine engel olmak.

80 görüntülenme

hadise çıkarmak

olay çıkarmak: 'Gürültü etmeden, iz bırakmadan, hadise çıkarmadan çalışıyorlar, arılar gibi.' -E. M. Karakurt.

80 görüntülenme

saç sakal birbirine karışmak

saçı sakalı uzamak, bakımsız görünmek.

80 görüntülenme

içi götürmemek

1) acıklı bir durum karşısında dayanamamak; 2) kıskanmak, çekememek; 3) vicdanına sığdıramamak.

80 görüntülenme