En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(bir işten) boş çıkmamak

bir işten az da olsa bir kazançla çıkmak.

105 görüntülenme

çenesini açmak

1) çok konuşmasına sebep olmak: 'Fakat bu inat, Emine'nin çenesini açmış; kızın ne kadar kusuru varsa babasından geldiğini söylerken Tevfik'e ağzını açmış, gözünü yummuştu.' -H. E. Adıvar. 2) çok konuşmak, gevezelik etmek.

105 görüntülenme

al kanlara boyanmak

1) yaralanmak; 2) vurularak ölmek; 3) şehit olmak.

105 görüntülenme

(birinin) üzerine atmak

üstüne atmak.

105 görüntülenme

ağır yara almak

1) kavgada veya savaşta önemli ölçüde zarar görmek; 2) bir olayda beklenmeyen sıkıntılı ve olumsuz bir duruma düşmek.

105 görüntülenme

gidiş o gidiş

konuşmaya konu olan kimsenin bir daha dönmediğini anlatan bir söz.

105 görüntülenme

çenesinin bağı çözülmek

gevezelik etmek, yerli yersiz, sürekli konuşmak: 'Çenesinin bağı çözülmüştü, cıvıldıyor, annesinden, babasından söz açıyordu.' -O. Kemal.

105 görüntülenme

(herhangi bir nitelikte) kalemi olmak

herhangi bir nitelikte yazı yazabilmek: Güçlü bir kalemi var.

105 görüntülenme

can alıp can vermek

ölüm sıkıntısı ve acısı içinde bunalmak.

105 görüntülenme

bir kenara atılmak

unutulmak, terk edilmek, ilgi kesilmek.

105 görüntülenme

kayıplara karışmak

bulunduğu yerden ayrılıp gitmek, gittiği yeri bildirmemek, görünmez olmak: 'Şu yeşil bu mor derken bizim futbol sevgisi gene kayıplara karıştı.' -B. R. Eyuboğlu.

105 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) tepe tepe kullanmak

sağlamlığına güvenilen şeyleri yıpranacağını düşünmeden, esirgemeden, sakınmadan hoyratça kullanmak.

105 görüntülenme

alaka (alakasını) çekmek (toplamak, uyandırmak)

ilgi çekmek: 'Bu sahneyi mangalın başında Havva Hanım bize kaç defa tekrar etti, hatırlayamam. Ama her defasında bizde büyük bir alaka uyandırıyordu.' -H. E. Adıvar. 'Yahu, biz bu hanımın sadece elini öpebilmek için ne yapacağımızı bilemez ve alakasını çekemezdik.' -N. F. Kısakürek.

105 görüntülenme

az günün adamı olmamak

çok yaşamış, çok görmüş bulunmak.

105 görüntülenme

arka plana kaymak

1) gözden düşmek: 'Bu üslubu ve bakış açısı yüzünden arka plana kaymış.' -T. Buğra. 2) önemini yitirmek, değersizleşmek.

105 görüntülenme

ağız dil vermemek

konuşmamak, susmak.

105 görüntülenme

bir koyundan iki post çıkarmak

olması gerekenden daha fazla elde etmek.

105 görüntülenme

(birinin) yoluna bakmak

beklemek.

105 görüntülenme

çıkış yapmak

1) bir tartışmada, karşı düşüncede olanları alt etmek için sert davranışta bulunmak; 2) ask. uçak herhangi bir görevle havalanmak.

105 görüntülenme

(birinin) yuvasını yapmak

tkz. birine gereken ceza veya cevabı vermek, hakkından gelmek: 'Hiç canını sıkma, dedi, ben şimdi onun yuvasını yaparım!' -O. Kemal.

105 görüntülenme

mayın dökmek (döşemek)

denize mayın bırakmak, denizi mayınlamak.

105 görüntülenme

çıkmazda olmak

çözüm bulamamak, çözümsüz durumda olmak: 'Şu sıralar tam bir çıkmazdayım anlayacağın.' -İ. Aral.

105 görüntülenme

aznavur gibi

zalimce davranan.

105 görüntülenme

(bir yeri) ırgat pazarına döndürmek

karışık ve dağınık bir duruma getirmek.

105 görüntülenme

(birinin) yüzünü ağartmak

beğenilir iş yapmak, iş ve davranışlarıyla yakınlarının övünmesine sebep olmak: 'Bu zaferle Mustafa Kemal, ordumuzun yüzünü ağartmış, milletimizin yüzünü güldürmüştür.' -E. C. Güney.

105 görüntülenme

(birinin) adını vermek

birinin adını söylemek: 'Bunlar yaşama yolunda bir engele çarptılar mı hemen dedelerinin adını verirler ve kendilerini güçlükten sıyırıp çıkarırlardı.' -İ. O. Anar.

105 görüntülenme

bayrakları açmak

bağırıp çağırarak hırçınlık etmek.

105 görüntülenme

(bir yerin, bir işin) başına gelmek

bir görevi üstlenmek, yüklenmek.

105 görüntülenme

külahıma anlat!

'söylediklerine inanamıyorum, beni kandıramazsın' anlamında kullanılan bir söz: 'Anlat sen benim külahıma! Ah, ben hükûmette olsam size gık dedirtmem!' -Ö. Seyfettin.

105 görüntülenme

alev gibi parlamak

canlı, ışıl ışıl olmak: 'Gözleri siyah bir alev gibi parlıyordu.' -Ö. Seyfettin.

105 görüntülenme