En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

imanı yok

1) (imanı) acımasız, insafsız; 2) kahrolası!

80 görüntülenme

lahavle çekmek (okumak)

'lahavle' sözünü söylemek: 'Cömertliği karşısında olduğumu anlayınca lahavle çekip yola devam ettim.' -A. Rasim.

80 görüntülenme

rağbet etmek (göstermek)

istemek, beğenmek, istekle karşılamak: 'El işçiliğine ve çiftçiliğe rağbet göstermediler.' -N. F. Kısakürek.

80 görüntülenme

hor kullanmak

dikkat etmeyerek hoyratça kullanmak.

80 görüntülenme

kendine mal etmek

1) benimsemek veya saymak: 'Fakat hiçbir taraf beni kendine mal edemiyordu.' -H. Taner. 2) başkasının yaptığı işi kendisi yapmış gibi göstermek.

80 görüntülenme

imansız gitmek

Tanrı'ya inanmadan ölmek.

80 görüntülenme

lakayıt kalmak

ilgisiz davranmak, aldırmamak: 'Onun gözyaşlarına lakayıt kalmak mecburiyetinde bulunuyorum.' -M. Ş. Esendal.

80 görüntülenme

(birinin) işini bitirmek

argo öldürmek.

80 görüntülenme

gününü göstermek

tehdit yollu cezalandırmak.

80 görüntülenme

sözü kesmek

1) konuşmasını bitirmeden susmak; 2) başkasının konuşmasını önlemek.

80 görüntülenme

haşa sümme haşa

'öyle olmasına ihtimal yok, öyle değildir' anlamında kullanılan bir söz.

80 görüntülenme

kendini alamamak

istemeyerek bir işi yapma durumuna girmek: 'Yabancı memurların karşısında bir çocuk gibi yaramazlık etmekten kendimi alamıyordum.' -R. N. Güntekin.

80 görüntülenme

korkuya kesmek

korkmak: 'Ürkek ürkek dolaşıyordu evin içinde. Tepeden tırnağa korkuya kesmişti.' -Y. Kemal.

80 görüntülenme

uzağı görmek

ileride ne olacağını kestirmek.

80 görüntülenme

yola getirmek

birinin bir konudaki ters tutumunu düzeltmek: 'Her karşısına çıkışta ona nasihat eder, bazen sert söyler, bazen tatlı tatlı yola getirmeye çalışır.' -H. Pulur.

80 görüntülenme

(el, ayak, parmak) çivi gibi olmak

çok üşümek, donmak.

80 görüntülenme

eziklik duymak

kendini mahcup hissetmek.

80 görüntülenme

temize havale etmek

1) uzayıp giden bir işi bitirivermek; 2) yiyeceği yiyip bitirmek; 3) argo kısa yoldan çözümlemek, çabucak bitirmek.

80 görüntülenme

uzak durmak

yaklaşmamak, karışmamak: 'Çocuklar ilk günü senden uzak durmuşlardı, nasıl bir kişi olduğunu kestiremiyorlardı.' -T. Dursun K.

80 görüntülenme

pabuç pahalı

1) birinin uğraşmaya kalktığı kimsenin, kendinden güçlü çıkması durumunda söylenen bir söz: Baktı pabuç pahalı, işi şakaya vurdu. 2) herhangi bir durum veya girişilen işin sonunda zararlı çıkma ihtimali bulunduğunu belirten bir söz.

80 görüntülenme

yola revan olmak

esk. yola çıkmak.

80 görüntülenme

(birinin) notunu vermek

bir kimse için kötü bir kanıya varmak.

80 görüntülenme

borç altına girmek

borç para almak.

80 görüntülenme

üzerine çökmek

duygu, durum vb. bastırmak, kaplamak: 'Üzerimize çöken şimşekli, yıldırımlı havanın bana verdiği helecanı yeniden duyuyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

80 görüntülenme

gurbete çıkmak

doğup yaşanılan yerden uzaklaşmak.

80 görüntülenme

sayesinde sayeban olmak

istenilen bir şeyi başkasının aracılığıyla elde etmek: 'Sayende sayeban olduk İstanbul şehri / Sayende sebil olduk, aç kaldık, sefil olduk' -A. İlhan.

80 görüntülenme

dal gibi

ince uzun yapılı: 'Dal gibi bir vücut üzerinde dev gibi bir baş!' -Y. Z. Ortaç.

80 görüntülenme

(birinin) sinirleri gerilmek

sinirlenmeye hazır bir durumda bulunmak.

80 görüntülenme

inadım inat olmak

söylediğinden veya yaptığından vazgeçmemek, çok direnmek.

79 görüntülenme

paçayı kaptırmak

1) yakalanmak, ele geçirilmek; 2) karıştığı ancak sonradan ayrılmak istediği bir işten kendini kurtaramamak; 3) dilediği gibi davranamamak.

79 görüntülenme