En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

aksi gibi

istenmediği hâlde, aksilik olarak: 'Oysa ki askerdeyken aksi gibi, bir kere bile hastalanmamıştı.' -N. Hikmet.

104 görüntülenme

afyon yutmak

1) uyuşturucu olarak afyon kullanmak; 2) mec. gerçeği göremeyecek kadar kendinde olmamak.

104 görüntülenme

akşam ahıra sabah çayıra

hayatta yiyip içip yatmaktan başka kaygısı olmayanlar için söylenen bir söz.

104 görüntülenme

(bir şey) su gibi gitmek

bol bol harcanmak.

104 görüntülenme

ayrıcalık gözetmek

ayrıcalık tanımak: 'Annem, babam çocuklar arasında hiçbir ayrıcalık gözetmezlerdi.' -A. Erhat.

104 görüntülenme

arı gibi sokmak

iğnelemek, acı söz söylemek.

104 görüntülenme

al kiraz üstüne kar yağmış

düşünülmeyen, beklenilmeyen şeylerin de olabileceğini anlatan bir söz.

104 görüntülenme

(kızın) boyu bacadan mı aştı?

'daha evlenecek yaşta değil' anlamında kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

kaleme gelmek

yazılabilmek veya anlatılabilmek: 'Köyün harman yerinde anlatımı kaleme gelmez bir çalışma var.' -F. Otyam.

104 görüntülenme

(bir şeyi) gözü gibi sevmek

pek çok sevmek.

104 görüntülenme

matiz olmak

argo sarhoşluktan sızacak duruma gelmek: 'Bak şu moruğa matiz oluyor gene.' -O. Kemal.

104 görüntülenme

(birini) yatak çekmek

çok bitkin ve güçsüz olmak.

104 görüntülenme

baştan çıkmak

ahlakı bozulmak, doğru yoldan ayrılıp uygunsuz işlere yönelmek: 'Edebiyatı zenginleştiren genellikle bu tür, baştan çıkmış yazarlardı.' -S. İleri.

104 görüntülenme

(birinin) yalancısı olmak

doğruluğu bilinmeyen bir bilgiyi başkasından duyup iletmek.

104 görüntülenme

çıkış almak

1) işten ayrılmak; 2) çıkış belgesi almak.

104 görüntülenme

(birinin) açığı çıkmak

saklamakla görevli bulunduğu paranın veya malın eksik olduğu anlaşılmak.

104 görüntülenme

çıkmaza girmek

bir iş çözümlenemeyecek, içinden çıkılmayacak bir duruma düşmek: 'Kıbrıs sorunu, şu ya da bu siyasal oyunla, yeniden çıkmaza girecektir.' -T. Halman.

104 görüntülenme

can sıkmak

1) bıkkınlık vermek: 'Adam sizin çok can sıktığınızı, çok anlayışsız ve inatçı olduğunuzu ifade etmek üzere ters bir bakışla bakıyor yüzünüze.' -İ. Özel. 2) huzur bozmak: 'Hani hakikati bilmek iyi şeydir ama bu kadarı da onu değiştiremediğiniz için, can sıkıyor.' -N. Hikmet.

104 görüntülenme

gözleri bayılmak

uyku, istek vb. bir durum gözlerinden belli olmak.

104 görüntülenme

deveyi havuduyla yutmak

eline geçen ve hakkı olmayan şeyleri kendi menfaati için kullanmak, hiç çekinmeden büyük suistimal yapmak.

104 görüntülenme

(birinin) afyonunu patlatmak

argo kendi keyfine dalmış olan birini öfkelendirmek.

104 görüntülenme

çıngar kopmak (çıkmak)

gürültü, kavga çıkmak: 'Bu son rolü, ihtiyaten, büyük çıngarın kopacağı güne sakladı.' -N. Araz.

104 görüntülenme

iki ayağını bir pabuca sokmak

birini bir işi hemen yapması için çok sıkıştırmak: 'Nerelerdesiniz, İhsan Bey? Hem sabah sabah iki ayağımı bir pabuca sokuyorsunuz hem ortalarda görünmüyorsunuz.' -A. İlhan.

104 görüntülenme

(bir yeri, bir şeyi) tozpembe görmek

aşırı iyimser olmak: 'Fakat aynı adamın bütün sıkıntılarına rağmen, kara ufukları tozpembe gördüğü ... anlar da vardır.' -Ş. Rado.

104 görüntülenme

babalık fırın has işler

babasının parası ile geçinenlere sitem olarak kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanır

çok arsız ve onursuz kimseler için kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

cehennem olup gitmek

defolmak: 'Başımı örtünce cehennem olur giderim.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

104 görüntülenme

baz almak

esas veya temel olarak almak.

104 görüntülenme

arkasını almak

bir işi tamamlamak.

104 görüntülenme

(biriyle, bir şeyle) baş edebilmek

bir kimseyi yola getirmeye veya bir şeyi yapmaya gücü yetmek.

104 görüntülenme