En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bahse girmek (tutuşmak)

görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak.

104 görüntülenme

çizmeyi aşmak

bilmediği, aklının ermediği, yetkisi dışındaki bir işe karışmak: 'Politika üstüne fikir yürütmek, çizmeyi aşmaktı.' -E. Atasü.

104 görüntülenme

(birine) korku vermek

korkutmak: 'Kadınlıktan, erkeklikten tiksiniyordu ve etteki sır ona korku veriyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

104 görüntülenme

kolpoya düşmek (gelmek)

oyuna gelmek.

104 görüntülenme

(birine) öyle gelmek

sanmak, zannetmek: 'Bana öyle gelirdi ki çocuklar yalnız kışın büyürler.' -S. F. Abasıyanık.

104 görüntülenme

laf yok!

'mükemmel, çok güzel, kusursuz, eleştirilecek bir tarafı yok' anlamında kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

benzi uçmak

yüzü sararmak: 'Benzi uçtu, dudaklarındaki gülümseme soldu.' -M. Ş. Esendal.

104 görüntülenme

çok baharın otunu yemek

hayatı dolu dolu yaşamış olmak.

104 görüntülenme

bir şey sanmak

bir kimseyi, bir şeyi, bir yeri gerçeğinden, olduğundan başka türlü düşünerek hayal kırıklığına uğramak, değerlendirmede yanılmak: Tüccar deyince biz de onu bir şey sandık.

104 görüntülenme

dili boğazına akmak

konuşamaz olmak, sesi soluğu çıkmamak: 'Kılıcı görünce dili boğazına aktı hayranlığından.' -Y. Kemal.

104 görüntülenme

Allah'ın emri

kader.

104 görüntülenme

canını vermek

1) kendini feda etmek: 'En küçük sevgi sözüne canımızı verecek hâle geliriz.' -S. F. Abasıyanık. 2) hiçbir şey esirgememek; 3) bir şeye çok düşkün olmak, çok sevmek: O, kitap için canını verir.

104 görüntülenme

boğazını yırtmak

olanca gücüyle bağırmak.

104 görüntülenme

(birinin) dediğine gelmek

birinin düşüncesini önce kabul etmezken sonradan doğru bulup kabul etmek.

104 görüntülenme

allamelik taslamak

bilgisiz olduğu hâlde her şeyi bilir görünmek.

104 görüntülenme

aşka gelmek

tkz. bir şeyi yapmak için büyük bir istek duymak, coşmak, coşkunluk göstermek: 'Meltemler tanrısı aşka gelip bu yeni varlığı yelpazelemeye koyuldu.' -Halikarnas Balıkçısı.

104 görüntülenme

balta vurmak

balta ile kesmek, parçalamak: 'Sakın kesme, yaş ağaca balta vuran el onmaz.' -M. E. Yurdakul.

104 görüntülenme

at nalı kadar

alay pek büyük (nişan, madalya, elmas, plaka vb. şeyler).

104 görüntülenme

(birinin) emrine girmek

bir kimsenin buyruğu altında bulunmayı kabul etmek.

104 görüntülenme

ağzını kiraya vermek

kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek.

104 görüntülenme

bana da mı lolo

bir sözün, bir tutumun veya davranışın gerçek ve geçerli olmadığını, başkalarının söz konusu olayda aldanabileceğini ancak söz sahibinin aldanmayacağını, aldatılamayacağını belirten bir söz.

104 görüntülenme

ezber bozmak

birinin sahip olduğu düşüncenin yanlış olduğunu göstermek.

104 görüntülenme

gözünü kapamak

1) ölmek: 'Fakat o gözünü kapayınca başsız kalan konak birdenbire karışmış.' -R. N. Güntekin. 2) görmezden gelmek: 'Dünün kurumları ile birlikte güzellik ölçüleri, değerleri de değişiyor, biz bunlara gözlerimizi kapamak istiyoruz.' -N. Ataç.

104 görüntülenme

lafta kalmak

bir iş düşünce aşamasında kalıp gerçekleşmemek.

104 görüntülenme

şuna buna

başkalarına.

104 görüntülenme

dilinin cezasını (belasını) çekmek (bulmak)

ölçüsüz, düşüncesiz konuşma yüzünden zarar görmek.

104 görüntülenme

ezberden okumak

daha önceden belleğine aldığı için herhangi bir yere bakmadan söylemek.

104 görüntülenme

(birine, bir şeye) pabuç bırakmamak

yapacağından vazgeçmemek, hiçbir şeye aldırmamak, korkmamak: 'Bu tehditlere hiç pabuç bırakmadı.' -H. Topuz.

104 görüntülenme

ezberden yapmak

bir yere bakmadan bellekte kalan biçimiyle yapmak.

104 görüntülenme

imanı yok

1) (imanı) acımasız, insafsız; 2) kahrolası!

104 görüntülenme