En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

dünya (dünyalar) birinin olmak

çok sevinmek: 'Suların üzerimize devrilmesinden önce yukarıya bir varsak dünya bizim olacaktı.' -Halikarnas Balıkçısı.

104 görüntülenme

gözleri bayılmak

uyku, istek vb. bir durum gözlerinden belli olmak.

104 görüntülenme

can simidi olmak

birinin kötü durumda kalmasını engellemek.

104 görüntülenme

deveyi havuduyla yutmak

eline geçen ve hakkı olmayan şeyleri kendi menfaati için kullanmak, hiç çekinmeden büyük suistimal yapmak.

104 görüntülenme

gözlerini devirmek

öfke ile bakmak: 'Şerbetçide temiz bardak bulamayan müşteri, gözlerini devire devire bağırıyor.' -Ç. Altan.

104 görüntülenme

(birinin) afyonunu patlatmak

argo kendi keyfine dalmış olan birini öfkelendirmek.

104 görüntülenme

çıngar kopmak (çıkmak)

gürültü, kavga çıkmak: 'Bu son rolü, ihtiyaten, büyük çıngarın kopacağı güne sakladı.' -N. Araz.

104 görüntülenme

(bir yeri, bir şeyi) tozpembe görmek

aşırı iyimser olmak: 'Fakat aynı adamın bütün sıkıntılarına rağmen, kara ufukları tozpembe gördüğü ... anlar da vardır.' -Ş. Rado.

104 görüntülenme

çırpı vurmak

boyaya batırılmış ipin gerilip çabucak çırpılmasıyla yüzeylere çizgi çekmek.

104 görüntülenme

cehennem olup gitmek

defolmak: 'Başımı örtünce cehennem olur giderim.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

104 görüntülenme

baz almak

esas veya temel olarak almak.

104 görüntülenme

arkasını almak

bir işi tamamlamak.

104 görüntülenme

(biriyle, bir şeyle) baş edebilmek

bir kimseyi yola getirmeye veya bir şeyi yapmaya gücü yetmek.

104 görüntülenme

çıtayı yükseltmek

hedefi yüksek belirlemek.

104 görüntülenme

alıcı gözüyle bakmak

inceden inceye gözden geçirmek: 'Şimdiye kadar pek alıcı gözüyle bakmamıştı.' -S. F. Abasıyanık.

104 görüntülenme

arkasını (birine) vermek

birinin koruyuculuğuna güvenmek.

104 görüntülenme

eşkıya gibi

yüzü, bakışları ve kılığı korkunç olan.

104 görüntülenme

(biri biriyle) zıt gitmek

birine karşı sürekli ters davranmak, istediklerinin tersini yapmak: '... ahlakını az çok bilirim, onunla zıt gitmeye gelmez.' -A. Haşim.

104 görüntülenme

cız etmek

1) 'cız' diye ses çıkarmak; 2) acı duymak.

104 görüntülenme

arma donatmak

den. armayı yerli yerine koymak.

104 görüntülenme

(biriyle) temasta bulunmak

temas etmek.

104 görüntülenme

bağlanıp kalmak

tutulmak, sevdalanmak: 'Bunca güzellere bağlandım kaldım / Ne bir vefa aldım ne faydalandım' -Halk türküsü.

104 görüntülenme

piyasaya çıkmak

1) bir ürün satışa sunulmak; 2) fuhuş yapmak üzere müşteri aramak.

104 görüntülenme

bismillah demek

bir işe uğurlu olması dileği ile başlamak.

104 görüntülenme

diyecek yok

'eleştirilecek bir yanı yok, söz yok' anlamında kullanılan bir söz.

104 görüntülenme

bağrına basmak

1) kucaklamak: 'İzmir'den kalkıp Mısır'a kadar beni görmeye, beni okşamaya, beni bağrına basıp sevmeye gelirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) biriyle ilgilenerek onu koruyup kayırmak, yetiştirmek: 'Sen onu bambaşka duygularla, heyecanlarla bağrına basmak isteyeceksin.' -E. Bener.

104 görüntülenme

dikişini almak

dikilmiş yaranın ipliklerini kesip çıkarmak.

104 görüntülenme

(biri ötekinin) ayağının pabucu olamamak

değerce ondan çok aşağı olmak.

104 görüntülenme

(birine) iş düşmek

birinin iş yapması gerekmek: 'Hizmetçiden, aşçıdan, sana iş düşmeyecek bile.' -H. Taner.

104 görüntülenme

uhdesine almak

bir işi üstüne almak, yapacağına söz vermek, sorumluluğu altına almak: 'Kulübün masrafını Türk azalar uhdelerine almışlardır.' -Ö. Seyfettin.

104 görüntülenme