En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kış basmak

kışın şiddetli soğukları başlamak.

78 görüntülenme

yedi düvelle barışık

herkesle iyi geçinen kimse.

78 görüntülenme

kuru gürültüye pabuç bırakmamak

bir durum karşısında telaşsız, korkusuz, dilediğince davranmak: 'Köse Mümeyyiz öyle denemeden kuru gürültüye pabuç bırakır takımından değildi.' -Ö. Seyfettin.

78 görüntülenme

sütununu açmak

yer vermek, yayımlamak: 'Sanat dergilerinden biri bir ara, genç şairlere sütunlarını açmıştı.' -B. R. Eyuboğlu.

78 görüntülenme

tasasına düşmek

derdine düşmek.

78 görüntülenme

metelik vermemek

değer ve önem vermemek, umursamamak, aldırış etmemek: 'Orayı gördükten sonra ben, gayri dünyanın hiçbir tarafına metelik vermem.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

78 görüntülenme

kıvamına (kıvama) gelmek

kıvamını bulmak: 'Kâhya, vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi, demişti.' -S. Kocagöz. 'Dışarıda şimşekler çakıp gök gürülderken koyunlar kızarmaya başlamış, kazanlar dolusu hoşaf çoktan kıvama gelmişti.' -İ. O. Anar.

78 görüntülenme

transit geçmek

1) bir yerden, dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek; 2) mal gümrüksüz geçmek; 3) argo sürücü, trafik kurallarına uymamak.

78 görüntülenme

yürürlükte kalmak

bir kanun veya karar geçerli olmaya devam etmek.

78 görüntülenme

nabız yoklamak

nabzını yoklamak.

78 görüntülenme

zillete düşmek

hor görülmek, aşağılanmak: 'Zillete düşmemek için tehlikeyi kabul etmek daha iyi olmaz mı?' -E. İ. Benice.

78 görüntülenme

iddiaya girmek (tutuşmak)

karşıt iddialarda bahse girişmek: 'Balkonda yan yana oturmuş, bir yandan tutulan Ay'ı izlerken, bir yandan da iddiaya girmiştik.' -N. Eray.

78 görüntülenme

maruz bulunmak (olmak)

bir olayın veya bir durumun etkisinde bulunmak.

78 görüntülenme

katır gibi

inatçı (kimse).

78 görüntülenme

kusur bulmak

1) bir şeyin özrünü görmek; 2) gereğinden çok titiz ve hoşgörüsüz davranmak: 'Nesine itiraz ederseniz ediniz, boyun bağına, pantolonun ütüsüne kusur bulamazsınız.' -H. E. Adıvar.

78 görüntülenme

kusura bakmamak (kalmamak)

hoş görmek: 'Kusura bakma, hatırını soramadım.' -S. F. Abasıyanık.

78 görüntülenme

masal âleminde yaşamak

1) gerçek olmayan, gerçekleşmesi güç olan şeyler düşünerek yaşamak; 2) masallardaki gibi olağanüstü güzel anlar yaşamak.

78 görüntülenme

nabzını saymak

bir dakikadaki kalp atışını saymak: 'Sonra bileğini avucumun içine alarak nabzını sayıyorum.' -R. N. Güntekin.

78 görüntülenme

tertibe düşürmek

zarar verici bir eyleme, komploya uğratmak: 'Eski arkadaşının bir tertibe düşürüldüğünü sanmakla yanılmış.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

78 görüntülenme

tumba etmek

den. 1) sandalı, omurgası yukarı gelecek biçimde çevirmek; 2) araba veya vagonu ters çevirerek boşaltmak.

78 görüntülenme

yüz bulunca astar istemek

yüz verince astar istemek.

78 görüntülenme

müzevirlik etmek

söz getirip götürmek, ara bozmak.

78 görüntülenme

şaibe altında kalmak (tutulmak)

kusurlu, ayıplı, lekeli sayılmak: 'Yakın zamanlarda bizim parlamentomuz da bu gibi şaibeler altında tutuldu.' -H. Taner.

78 görüntülenme

yüreği titremek

duygulanmak, endişe, korku duymak: 'İçinden yüreği titreyerek tepeden indi, ağır adımlarla saraya girdi.' -Y. Kemal.

78 görüntülenme

Hakk'ın rahmetine kavuşmak (Hakk'a kavuşmak, Hakk'a yürümek)

ölmek: 'Hüsmen Hakk'a kavuştu diye mırıldandı.' -R. H. Karay.

78 görüntülenme

pedavrası çıkmış

pedavra gibi.

78 görüntülenme

(bir yer) örümcek bağlamak

1) üzerinde örümcek ağı olmak; 2) mec. bir şey uzun süre kullanılmadan kendi hâline bırakılmış olmak.

78 görüntülenme

ne imiş?

ne değeri var?

78 görüntülenme

esermek besermek

emek vererek ortaya çıkarmak.

78 görüntülenme

kıyıya çıkmak

karaya çıkmak, gemiden karaya inmek.

78 görüntülenme