En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yüreği titremek

duygulanmak, endişe, korku duymak: 'İçinden yüreği titreyerek tepeden indi, ağır adımlarla saraya girdi.' -Y. Kemal.

78 görüntülenme

Hakk'ın rahmetine kavuşmak (Hakk'a kavuşmak, Hakk'a yürümek)

ölmek: 'Hüsmen Hakk'a kavuştu diye mırıldandı.' -R. H. Karay.

78 görüntülenme

pedavrası çıkmış

pedavra gibi.

78 görüntülenme

(bir yer) örümcek bağlamak

1) üzerinde örümcek ağı olmak; 2) mec. bir şey uzun süre kullanılmadan kendi hâline bırakılmış olmak.

78 görüntülenme

ne imiş?

ne değeri var?

78 görüntülenme

esermek besermek

emek vererek ortaya çıkarmak.

78 görüntülenme

kıyıya çıkmak

karaya çıkmak, gemiden karaya inmek.

78 görüntülenme

şaka maka derken

'işi ciddiye almadık ama' anlamında kullanılan bir söz: 'Geçen gün, şaka maka derken az daha kavga ediyorduk bu yüzden.' -N. Hikmet.

78 görüntülenme

ne mümkün

olacak şey değil, imkânsız: 'Görüp de sevmemek ne mümkün seni / Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin' -O. S. Orhon.

78 görüntülenme

ayrı seçi yapmak

birkaç şey arasında fark gözetmek.

78 görüntülenme

(bir yerde) gözünü açmak

o yerde olduğunun farkına varmak.

78 görüntülenme

hakkını aramak

hakkı olduğuna inandığı şeyi elde etmeye çalışmak.

78 görüntülenme

içini yemek

çok üzülmek: 'Ahmet Kerim, o gün bu kaygı ile içini yedi durdu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

78 görüntülenme

ne olur (olursun, olursunuz)

'yalvarırım, lütfen, rica ederim' anlamında kullanılan bir söz: 'Ah ne olur büyük bir adam çıksa da sanatı da böyle tarif etseydi.' -B. R. Eyuboğlu.

78 görüntülenme

kuvvet almak

herhangi bir yardımla gücü artmak, kuvvetlenmek: 'Bundan kuvvet alarak âdeta bir nevi buruksu saadet içinde yaşamaktayım.' -R. H. Karay.

78 görüntülenme

taşı ölçeyim

hlk. kırık, ezik, yara vb. durumlar anlatılırken bir kimsenin vücudu üzerinde yer gösterildiğinde 'benden uzak olsun' anlamında söylenen bir söz.

78 görüntülenme

turp gibi

sağlığı yerinde.

78 görüntülenme

eli ermek

1) yapabilmek, ulaşabilmek: 'Zaman zaman, şiirin ne olduğunu elimin erdiği, gücümün yettiği kadar anlatmaya çalıştım.' -O. V. Kanık. 2) bir işi yapmak için zaman bulabilmek.

78 görüntülenme

iki gözü iki çeşme

1) sürekli ağlar durumda. 2) sürekli ağlayan.

78 görüntülenme

her ne pahasına olursa olsun

ne pahasına olursa olsun.

78 görüntülenme

oruç tutmak

oruç ibadetini yerine getirmek: 'Bütün sene cumadan gayri günlerde oruç tutarım.' -R. N. Güntekin.

78 görüntülenme

namazında niyazında

İslam dininin gerekliliklerini tam anlamıyla yapan: 'Bunlar namazında niyazında iki temiz gardiyandı.' -N. F. Kısakürek.

78 görüntülenme

uyku nedir bilmeden

dinlenme imkânı bulamadan.

78 görüntülenme

ayrıntıya inmek

bir konuyu en küçük noktasına kadar inceleyip araştırmak: 'Ne var ki genelleyici bakış açısı, bizi bazen yararlı ayrıntılara inmekten ister istemez alıkoyuyor.' -H. Taner.

78 görüntülenme

kaleme gelmek

yazılabilmek veya anlatılabilmek: 'Köyün harman yerinde anlatımı kaleme gelmez bir çalışma var.' -F. Otyam.

78 görüntülenme

perileri bağdaşmak

uyuşup anlaşmak, yıldızları barışmak.

78 görüntülenme

ümit beslemek

umut beslemek.

78 görüntülenme

sızıp kalmak

çok içki içip veya çok yorulup uyuyakalmak: 'Eskimiş boş çuvallar gibi sızıp kalırlardı bir köşede.' -K. Korcan.

78 görüntülenme

tat almak

bir şeyden hoşlanmak, zevk almak: 'Kelimenin de tadını alır, kafiyenin de.' -Y. Z. Ortaç.

78 görüntülenme

gök delinmek

birdenbire çok ve hızlı yağmur yağmak.

78 görüntülenme