En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

iş dayıya düştü

gayret dayıya düştü.

78 görüntülenme

onuruna yedirememek

bir kimse, kendine duyduğu saygıyla bağdaşmayan ve onur kırıcı olay veya davranışlar karşısında tepkide bulunmak, kendine yedirememek: 'Bu haksızlığı onuruna yediremeyen Mustafa, o günden sonra bu okula gitmemek için ayak diredi.' -E. C. Güney.

78 görüntülenme

saat tutmak

saate bakarak bir işin ne kadar sürdüğünü hesaplamak.

78 görüntülenme

yaygara koparmak

yaygarayı basmak.

78 görüntülenme

yemek vermek

konukları yemeğe çağırmak.

78 görüntülenme

dramatize etmek

1) bir edebî eseri radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirmek; 2) mec. bir olayı olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya koymak.

78 görüntülenme

manevra yapmak

1) bir araca istenilen hareketi yaptırmak. 2) ask. askerî birlikler savaş denemesi yapmak.

78 görüntülenme

(birinin önünde, yanında) perende atamamak (atılmamak)

1) herhangi bir konuda birinden aşağı, beceriksiz olmak; 2) oyun çevirememek, aldatamamak.

78 görüntülenme

iş şirazesinden çıkmak

düzenini kaybetmek, çığırından çıkmak.

78 görüntülenme

kaskatı kesilmek

aşırı coşku, soğuk, korku, üzüntü vb. etkisiyle hareket edemeyecek, bir şey söylemeyecek duruma gelmek, donup kalmak: 'Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı.' -R. N. Güntekin.

78 görüntülenme

adımlarını açmak

yürürken hızlanmak.

78 görüntülenme

pat diye

ansızın: 'İnsan öyle pat diye ölür mü canım, aklınıza nereden geliyor bunlar?' -N. Eray.

78 görüntülenme

küfür yemek

kendisine küfredilmek: 'Kapının eşiğinde, şiş yarasının kabuklarını ayıklayan bir Arap eteğine basıp halis Kur'an şivesiyle şiddetli bir küfür yedikten sonra otele döndüm.' -F. R. Atay.

78 görüntülenme

işbaşına gelmek

yönetici olmak.

78 görüntülenme

ortadan kalkmak

yok olmak: 'Herhangi bir taşralı kızın artık saklı kalma olasılığı ortadan kalkmış oluyordu.' -M. Mungan.

78 görüntülenme

düze indirmek

eşkıyalıktan vazgeçirmek: 'Ezilmemiş onun karşısında, kısadan giderivermiş vaatle düze indirdiği adamın merakını.' -K. Korcan.

78 görüntülenme

yemin verdirmek (ettirmek)

ant içirmek: 'Hey, aklıevvel kadın! Nasıl bir yemin ettirmek niyetindesin bize?' -N. Hikmet.

78 görüntülenme

aralık vermek

1) yeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak; 2) harfler veya satırlar arasında boşluk bırakmak.

78 görüntülenme

(bir şeyin) zevkini çıkarmak

ondan olabildiği kadar zevk almak.

78 görüntülenme

fırıldak gibi

düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse).

78 görüntülenme

sınava girmek

bir kimse, bir konu üzerindeki bilgisinin ölçülmesini sağlamak için yapılan yoklamada hazır bulunmak.

78 görüntülenme

tarihe geçmek

önemi bakımından unutulmayacak bir durum kazanmak: 'Bütün ömründe tek bir kitap yazmış ve sadece bu kitabıyla tarihe geçmiştir.' -A. Boysan.

78 görüntülenme

yerleri süpürmek

saç, etek, paça çok uzun olmak.

78 görüntülenme

hazıra konmak

başkasının emeğiyle ortaya çıkmış bir şeyden yararlanmak: 'Hazıra konmak istemeyen şair, yeni söyleyişler aramak zorundadır.' -O. V. Kanık.

78 görüntülenme

toz koparmak

toz kaldırmak.

78 görüntülenme

sınıfta çakmak

argo sınıfta kalmak.

78 görüntülenme

yüreğinin başı sızlamak

yüreği sızlamak.

78 görüntülenme

duman altı olmak

esrar, sigara vb. içilen bir yerin havasından etkilenmek.

78 görüntülenme

kurşun yağdırmak

çok sayıda kurşun atmak.

78 görüntülenme

yedeğe almak (takmak)

1) bağlayarak ardından çekip götürmek: 'Sonra otomobili yedeğe takıp götürdüler.' -R. H. Karay. 2) destek verip yanında yürümek, yürümesine ve hareketine yardımcı olmak: 'Bunlardan yürümeye mecali olmayan bazılarını erkekler iki taraflarından kollarına girmek suretiyle yedeğe almışlar.' -R. N. Güntekin.

78 görüntülenme