En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

zift yesin

'ne yerse yesin' anlamında öfke bildiren bir söz.

78 görüntülenme

kin duymak

birine karşı öç alma duygusunu yaşatmak veya bu duyguyu hissetmek: 'Herkes ancak bir iki düşman için kin duyar.' -A. Ş. Hisar.

78 görüntülenme

zıkkımın kökünü (pekini, dibini) ye!

sunulan yiyeceği beğenmeyenlere söylenen bir söz.

78 görüntülenme

(birinin) yüzünü gözünü açmak

bir çocuğa veya gence o zamana kadar bilmediği birtakım cinsel bilgiler vermek.

78 görüntülenme

tavana vurmak

tavan yapmak.

78 görüntülenme

yabancı gibi durmak

bir işe karışmamak, ilgi göstermemek, çekinmek.

78 görüntülenme

çıngar kopmak (çıkmak)

gürültü, kavga çıkmak: 'Bu son rolü, ihtiyaten, büyük çıngarın kopacağı güne sakladı.' -N. Araz.

78 görüntülenme

(birinin) zayiçesine bakmak

bir inanışa göre, yıldızlara bakarak birinin gelecekteki talihini anlamak.

78 görüntülenme

eskisini aratmamak

yenisi eskisinin yerini doldurabilmek, yokluğunu sezdirmemek.

78 görüntülenme

zincir gibi

art arda sıralanmış şey.

78 görüntülenme

arkasından atlı kovalamak

bir işi gereksiz bir telaşla yapmak.

78 görüntülenme

bir olmak

bir araya gelmek, iş birliği yapmak: 'Böyle bir iftirayı yedi düvel bir olsa, yedi hafta tetkik eylese, künhüne eremez.' -N. Hikmet.

78 görüntülenme

kalubeladan beri

dünya kurulalı beri, çok eskiden beri.

78 görüntülenme

gölge gibi

varlığını belli etmeden, gizlice: 'Bunlar yekdiğerlerine tutunarak birer gölge gibi duvara siftine, inleye, ıkına orada duran arabalara tırmanmaya başladılar.' -A. H. Müftüoğlu.

78 görüntülenme

oyunun kurallarını bilmek

yapılan işlerin nasıl, kimler tarafından ve hangi ilişkilerle sonuçlandırıldığına ilişkin bilgisi olmak: 'Oyunun kurallarını baştan beri bilen biri olarak şimdiye kadar sömürülmemiştim.' -T. Uyar.

78 görüntülenme

bir paralık etmek

çok utanacak, işe yaramaz bir duruma düşürmek: 'Burnumuzun dibinde araba soydular, namusumuzu bir paralık ettiler.' -R. N. Güntekin.

78 görüntülenme

tavla atmak

tavla oynamak: 'Çoğu tedaviden sonra, bir parti de tavla atardı hastaları ile...' -Y. Z. Ortaç.

78 görüntülenme

yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanır

çok arsız ve onursuz kimseler için kullanılan bir söz.

78 görüntülenme

(bir yeri) sel götürmek

1) çok yağmur yağmak; 2) çok yağmurdan dolayı bir bölgede, yollar zor geçilir duruma gelmek.

78 görüntülenme

gözleri parlamak (parıldamak)

gözlerinde sevinç ve istek belirmek: 'İki kere gidip geldikten sonra gözleri parladı, evi bulmuştu.' -H. E. Adıvar. 'Yavaş yavaş başlarını kaldırıp yekdiğerinin yüzüne baktılar, ikisinin de gözleri parıldadı.' -A. H. Müftüoğlu.

78 görüntülenme

çırpıya getirmek

bir sıra veya çizgi üzerine getirmek.

78 görüntülenme

foyası meydana (ortaya) çıkmak

bir olay dolayısıyla bir kimsenin kötü niteliği ortaya çıkmak: 'Utanmazlık siyasetinin veya utanmaz siyasinin önünde sonunda foyası meydana çıkar.' -B. Felek.

78 görüntülenme

arkasından zil takıp oynamak

birinin bir yerden ayrılmasına veya bir işte başarısızlığa uğramasına çok sevinmek.

78 görüntülenme

külfete katlanmak

sıkıntıya, zorluğa önem vermemek: 'Ben en hain, en merhametsiz hücumları yapmak için bu kadar külfetlere katlanıp buralara gelmiştim.' -A. Gündüz.

78 görüntülenme

nazarıdikkatini çekmek

ilgisini çekmek.

78 görüntülenme

arkasını almak

bir işi tamamlamak.

78 görüntülenme

canfes gibi

ince, taze ve sinirsiz (asma ve dut yaprağı).

78 görüntülenme

eşek kadar

hkr. büyük, iri, aşırı derecede gelişmiş.

78 görüntülenme

Fransız kalmak

1) anlatılan bir konuyu anlayamamak; 2) herhangi bir konudan uzak kalmak.

78 görüntülenme

yerin dibine geçmek (batmak veya girmek)

1) çok utanıp sıkılmak: 'Memleketin ne tarafına gitsem haritayı şaşırıyor, bilgisizliğimden yerin dibine geçiyordum.' -B. R. Eyuboğlu. 2) görünmez olmak, kaybolmak.

78 görüntülenme