En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

dikkate almak

göz önünde bulundurmak, hesaba katmak, gereğini düşünmek: 'O yüzden annemin sözlerini dikkate almadı.' -A. Kutlu.

103 görüntülenme

dikkati calip olmak

dikkati çeken kimse veya şey olmak.

103 görüntülenme

Allah övmüş de yaratmış

çok güzel olanlar için söylenen bir söz.

103 görüntülenme

ağzına takılmak

bir sözü konuşması sırasında bilinçsiz bir biçimde sürekli söylemek.

103 görüntülenme

boğaz ola

hlk. 'afiyet olsun, yarasın, bereketli olsun' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

103 görüntülenme

(birine) verip veriştirmek

ağzına geleni söylemek: 'Bunca yıl yalan okuduk, yalan dinledik / Aklına kim gelirse bağır, ver veriştir' -N. Cumalı.

103 görüntülenme

(bir şey) kapak atmak

aşırı, tıka basa dolmuş olmak: Elbise dolabı kapak atıyor.

103 görüntülenme

kana susamak

öldürme hırsı duymak.

103 görüntülenme

(birinin) başında değirmen çevirmek

gürültü ile tedirgin etmek.

103 görüntülenme

kabahati (birine, bir şeye) yüklemek

işlediği bir suçu başkasının üzerine atmak: 'Bu işte kabahati sobaya yüklemek lazım geliyor.' -S. F. Abasıyanık.

103 görüntülenme

koluna kuvvet

iş yapan bir kimseye, isteklendirmek, coşturmak için söylenen bir söz.

103 görüntülenme

merhem olmak

bir derde çare olmak.

103 görüntülenme

önü sıra gitmek

önünde yürümek: 'Bir gün, önüm sıra giden bir genç çocuk, ıslıkla bir şeyler çalmaya başladı.' -N. Meriç.

103 görüntülenme

benzinde kan kalmamak

kansızlık sebebiyle yüzü sararmak.

103 görüntülenme

kendi kendini didiklemek

kendi kendini harap etmek, üzmek: 'Öfkesinin şiddetinden hep kendi kendini didikledi.' -H. R. Gürpınar.

103 görüntülenme

(birinin) başını yemek

güç duruma düşmesine yol açmak: 'Birbirlerinden şüphelensinler, birbirlerinin başını yesinler.' -N. Hikmet.

103 görüntülenme

kendi keyfine gitmek

isteğine uygun davranmak.

103 görüntülenme

iletişim kurmak

bilgi, haber vb. alışverişi yapmak: 'Falih Rıfkı Atay da düşünen ve iyi iletişim kuran bir insandı.' -R. Erduran.

103 görüntülenme

problem çıkarmak

sorun çıkarmak.

103 görüntülenme

berhudar ol!

'iyi günler göresin' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü: 'Fahim Bey'in kısa boylu, ak sakallı babası, berhudar ol oğlum, gel seni alnından öpeyim, demiş.' -A. Ş. Hisar.

103 görüntülenme

sesini kesmek

söylemekteyken susmak.

103 görüntülenme

(birini) linç etmek

yargılamadan öldürmek: 'Yakalamışlar adamı. Ahali linç edecekmiş az kalsın.' -S. F. Abasıyanık.

103 görüntülenme

konak gibi

büyük ve gösterişli (ev).

103 görüntülenme

şifa vermek

iyi etmek, sağlığına kavuşturmak: 'Hastalara türlü maceralarla şifa vermesini ben bilirim.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

103 görüntülenme

gözüne batmak

tedirgin etmek, rahatsız etmek: 'Kimsenin gözüne batmadan, tanınıp bilinmeden büyük bir kentin kaldırımlarında yaşamanın doyulmaz bir tadı vardı.' -N. Cumalı.

103 görüntülenme

kâbına varamamak

değerce birinden pek aşağı olmak.

103 görüntülenme

kanı kurumak

1) çok usanmak, çok bıkmak; 2) mec. bitkin, yorgun, cansız duruma düşmek.

103 görüntülenme

yiyim yeri etmek (yapmak)

bir yeri kendi çıkarına kullanmak: 'Şimdi de mahalle bakkallığını mı yiyim yeri yaptın?' -Ö. Seyfettin. 'Bir sürü halayık ve hizmetçiden başka takım takım fakir akrabalar, paşayı yiyim yeri etmiş.' -R. N. Güntekin.

103 görüntülenme

zar kesmek

zarını bozmak.

103 görüntülenme

gözü ilişmek

birdenbire veya istemeden görmek: 'Demin şu pencereden gözüm denize ilişince kendimi Roma'ya giden bir vapurda sandım.' -P. Safa.

103 görüntülenme