En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

örülü olmak

ed. her şeyiyle mükemmel, eksiksiz ve estetik bütünlüğe sahip bulunmak: 'Üçüncü itiraz, aruza, bütün yüksek şiirimizin örülü olduğunu görüp de sadık kalmak isteyenlerden geliyor.' -Y. K. Beyatlı.

78 görüntülenme

balta değmemiş (girmemiş, görmemiş)

içinden hiç ağaç kesilmemiş, sık ve gür (orman, koru).

78 görüntülenme

gözünü doyurmak

bol bol vermek.

78 görüntülenme

lafını bilmek

akıllı uslu konuşup başkasını rahatsız etmemek, yerinde, güzel ve tutarlı konuşmak.

78 görüntülenme

tepesinde değirmen çevirmek

tepesinde havan dövmek.

78 görüntülenme

size (sizlere) ömür

bir kimsenin öldüğünü bildirmek için kullanılan bir söz.

78 görüntülenme

alnı açık yüzü ak

çekinecek hiçbir durumu veya ayıbı olmayan.

78 görüntülenme

bohçasını koltuğuna vermek

kovmak, işine son vermek.

78 görüntülenme

ekmeğine göz koymak (dikmek)

birinin geçimini sağlayan işi elinden almaya çalışmak.

78 görüntülenme

sondaj yapmak

1) sonda ile yoklamak, sondalamak; 2) mec. bir durum, bir düşünceyle ilgili olarak yoklama yapmak, araştırmak.

78 görüntülenme

(birine) ağzının payını (ölçüsünü) vermek

verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek: 'İyi oldu ağzının payını verdiğim, artık bana karşı daha dikkatli olur.' -A. Ümit.

78 görüntülenme

lafını kesmek

birinin sözünü bitirmesine fırsat vermeden araya girmek: 'Vedia yine feylesofun lafını kesti.' -Ö. Seyfettin.

78 görüntülenme

son gelmemek

sınır tanımamak, haddi hesabı olmamak: 'Salime kadının damadından bahsederken onu övmelerine son gelmezdi.' -H. Z. Uşaklıgil.

78 görüntülenme

dağ (dağlar) gibi (kadar)

1) çok büyük, çok iri, çok güçlü: 'Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden / Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin' -F. N. Çamlıbel. 2) pek çok: 'Önüne bırakılmış dosyalar dağ gibiydi.' -A. Kulin.

78 görüntülenme

kantarın topunu kaçırmak

ölçüyü kaçırıp aşırı davranmak.

78 görüntülenme

meşru sayılmak

geçerli bulunmak: 'Meşru sayılan adilik ve faziletsizliklerden hiçbiri onda yoktu.' -P. Safa.

78 görüntülenme

öyle ya

kuşkusuz, tabii, elbette: 'Öyle ya içgüdü, ilgili bilim adamlarına göre, insandan çok hayvan türlerinde varsaydığımız bir özellik.' -N. Uygur.

78 görüntülenme

gedik kapmak

bir gelir kaynağı ele geçirmek.

78 görüntülenme

koyduğum yerde otluyor

tkz. uzun süredir hiçbir ilerleme göstermeyenler için söylenen bir söz: 'Sen de koyduğum yerde otluyorsun, bir şey bilmiyorsun.' -H. R. Gürpınar.

78 görüntülenme

tembelliği tutmak

tembelleşmek: 'Lâmi'nin bazı tembelliği tutuyor, öğleye kadar evden çıkmıyor.' -P. Safa.

78 görüntülenme

yamuk yapmak

birine karşı yanlış davranmak.

78 görüntülenme

tetiği çekmek

tetiğe basmak.

78 görüntülenme

(bir şeyden) mana (manası) çıkmak

anlamına gelmek, anlamını taşımak: 'Kızın adını Emel koydu. Oğlanınkini Fethi ... Sanki bundan emelini fethetmiş manası çıkıyordu.' -H. R. Gürpınar.

78 görüntülenme

bok yemenin Arapçası

kaba 'yakışıksızlığın büyüğü' anlamında kullanılan bir söz.

78 görüntülenme

lafını yemek

verdiği sözden, söylediği sözden vazgeçmek: 'Lafımı yemem avrat, dedi, kafam kızdı mı tövbe lafımı yemem!' -O. Kemal.

78 görüntülenme

sası kokmak

yiyecek bozulmak, çürümek.

78 görüntülenme

söz götürmez

doğruluğu ve gerçekliği tartışılamayacak kadar açık olan, tersi savunulamayan.

78 görüntülenme

bana mısın dememek

hiçbir şey etkili olmamak, hiçbir şeye aldırış etmemek: 'Kilidi çekiştiriyorum, bana mısın demiyor.' -A. Ümit.

78 görüntülenme

alt olmak

yenilmek.

78 görüntülenme

lağımla atmak

bir kayayı delip içine patlayıcı maddeler koyduktan sonra bu maddeleri ateşleyerek parçalamak.

78 görüntülenme