En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

sayfa bağlamak

dizgide dökülen kurşun satırları bir sayfa düzeni içinde toplayarak sıkıca iple bağlamak: 'Sayfayı öyle sıkı bağlardı ki satırlar âdeta birbirine kenetlenirdi.' -Y. Z. Ortaç.

78 görüntülenme

söylemediğini bırakmamak

bir kimse veya bir konu ile ilgili olarak söylenmemesi gereken şeyleri söylemek: 'Bir vakitler aralarında su sızmayan hatun kişiler şimdi birbirlerini çekemiyorlar, birbirlerinin arkasından söylemediklerini bırakmıyorlardı.' -H. Taner.

78 görüntülenme

uzaktan bakmak (seyirci kalmak)

seyirci gibi davranıp karışmamak.

78 görüntülenme

taam etmek

yemek yemek.

77 görüntülenme

nispeti olmak

ilgisi olmak, bağlantısı olmak.

77 görüntülenme

yanık kokmak

1) is kokmak; 2) ortalıkta bir şeyin yandığını anlatan koku bulunmak.

77 görüntülenme

meydana vurmak

belli etmek, ortaya çıkarmak: 'Beşikten beri ruhlarına akıtılan düşmanlığı meydana vurmak için tam fırsatı bulmuşlardı.' -Ö. Seyfettin.

77 görüntülenme

niyet tutmak

fala bakılırken olması istenilen şeyi aklından geçirmek.

77 görüntülenme

zevkine bakmak

yalnız kendi eğlencesini düşünmek: 'Terfi ümidinde olmadıklarından resmî işlere ehemmiyet vermezler, zevklerine bakarlardı.' -R. H. Karay.

77 görüntülenme

güçlük çıkarmak

bir şeyin gerçekleşmesini engelleyici sebepler ileri sürmek: 'Ancak çoğu sansür görevlisi de rüşvet alabilmek için güçlük çıkarıyordu.' -M. And.

77 görüntülenme

rampa etmek

1) taşıt bir yere, bir şeye veya bir başka taşıta yanaşmak: 'Bu arabalar her akşam Beyoğlu'nda Tokatlıyan'ın yaya kaldırımına rampa eder.' -H. R. Gürpınar. 2) argo birinin içki masasına çağrılmadığı hâlde oturmak.

77 görüntülenme

üçkâğıda bağlamak (getirmek)

karşısındakini şaşırtarak aldatmak.

77 görüntülenme

yoksulluk çekmek

sürekli yoksulluk içinde bulunmak: 'O hep faydasız üzüntüler duyar, sıradan arzularla, varlıklar içinde, yoksulluklar çekerdi.' -A. Ş. Hisar.

77 görüntülenme

kömür başa vurmak

kömürün iyi yanmamasından çıkan karbon oksidiyle zehirlenmekten baş ağrımak.

77 görüntülenme

sefalet çekmek

yoksul ve perişan yaşamak.

77 görüntülenme

ümidini kırmak

umudunu kırmak.

77 görüntülenme

palet vurmak

dipte yüzerken yükselme amacıyla paletlerle suyu dövmek: 'Tepti yeri, var gücüyle palet vurarak yükseldi, kaldırdı başını.' -Y. Koray.

77 görüntülenme

şekil vermek

belirli bir biçime girmesini sağlamak, biçimlendirmek, şekillendirmek: 'O, biraz da bana yardım olsun diye, mektepteki Amerika'dan gelen gazeteleri toplar, getirir, bu işe şekil verirdi.' -H. E. Adıvar.

77 görüntülenme

ümüğüne sarılmak

bir iş için birini çok sıkıştırmak.

77 görüntülenme

tercüman olmak

başkasının düşüncesini ve duygusunu bildirmek, dile getirmek, anlatmak.

77 görüntülenme

zihin açmak

zihni daha iyi çalışır duruma getirmek.

77 görüntülenme

boşta kalmak

işsiz kalmak.

77 görüntülenme

gün batmak

güneş batmak.

77 görüntülenme

kara yasa bürünmek

1) aşırı üzülmek; 2) derin derin düşünmek.

77 görüntülenme

ters pers olmak

1) yüzükoyun düşmek; 2) mec. fena hâlde bozulmak.

77 görüntülenme

önüne dikilmek

1) gelip karşısında durmak, karşısına dikilmek; 2) karşısındakine engel olmak istediğini söz veya davranışıyla göstermek.

77 görüntülenme

selam (selama) durmak

bir büyüğe, bir üste veya saygı duyulan bir şeye ayakta selam vermek: 'Ama birader, rahat mı edeceğiz bu bahçede, gelene geçene selam mı duracağız?' -Y. Z. Ortaç. 'Yollarda sarı ve zayıf halk selama duruyor.' -F. R. Atay.

77 görüntülenme

yuhaya tutmak

yuh çekmek.

77 görüntülenme

selam söylemek

1) selamını birine götürmesini söylemek; 2) birinin gönderdiği selamı başkasına iletmek.

77 görüntülenme

leylek gibi

zayıf ve uzun bacaklı.

77 görüntülenme