En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

eşeği yoldan çıkaran sıpanın oynaması

çocuklarının düzensiz davranışı, anne babayı rahatsız eder.

29 görüntülenme

iki çıplak bir hamama yakışır

iki yoksul kimsenin birbiriyle evlenmesi uygundur.

29 görüntülenme

Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış

geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır.

29 görüntülenme

baş kes yaş kesme

ağaç kesmek, insan öldürmek kadar büyük bir suçtur.

29 görüntülenme

ahını yerde koymamak

öcünü almak: 'Sen öz babanın öcünü alamadın diye o da dedesinin ahını yerde mi koyacaktı?' -N. Hikmet.

29 görüntülenme

komşu kızı almak, kalaylı kaptan (tastan) su içmek gibidir

komşu kızını almaya karar veren, ailenin ve kızın durumunu, gidişini iyi bildiğinden içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.

29 görüntülenme

ahireti boylamak

tkz. ölmek.

29 görüntülenme

ahkâm yürütmek

bir sözden kendi anlayışına göre sonuçlar çıkarmak.

29 görüntülenme

Allah'a bir can borcu var

Allah’a vereceği canından başka hiç kimseye bir borcu yok.

29 görüntülenme

ahlatın iyisini dağda ayılar yer

kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.

29 görüntülenme

davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun

seni yargılayacak kişi, senden davacı olan kişi ise elbette kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.

29 görüntülenme

ahtapot gibi

1) sırnaşık, yapışkan (kimse); 2) sömürmek amacıyla birçok işe, konuya el atan (kimse).

29 görüntülenme

davetsiz gelen döşeksiz oturur

çağrılmadan bir yere giden kimse iyi bir ağırlanma beklememelidir.

29 görüntülenme

gece gözü, kör gözü

geceleyin iyi iş yapılamaz.

29 görüntülenme

gece işi, körler işi

gece yapılan iş verimli olmaz.

29 görüntülenme

alna yazılan başa gelir

kişi, kaderi ne ise onu görür.

29 görüntülenme

an beni bir kozla, o da çürük çıksın

bir dostun verdiği armağan küçük ve değersiz olsa bile verilen kişinin hatırlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.

29 görüntülenme

ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış

kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.

29 görüntülenme

garibe bir selam bin altın değer

yabancı yerde tek başına kalan kimseye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, en büyük iyilik yerine geçer.

29 görüntülenme

garip kuşun yuvasını Allah yapar

garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder.

29 görüntülenme

araba ile tavşan avlanmaz

her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel yöntemler vardır.

29 görüntülenme

yalancının evi yanmış, kimse inanmamış

yalan söylemeyi huy edinen kimsenin sözlerine, gerçeği söylediği zaman bile inanılmaz.

29 görüntülenme

arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim

kişi kendisine uygun kimselerle arkadaşlık kuracağı için arkadaşını tanıdığımızda o kişinin de kimliğini öğrenmiş oluruz.

29 görüntülenme

armudun önü kirazın sonu

armut ilk çıktığında, kiraz da biteceği zaman yenilmeli.

29 görüntülenme

ağanın eli tutulmaz

zengin olarak düşünülen kişiden anılmaya değer bir bağış beklenir.

29 görüntülenme

ağanın gözü ata tımardır

iş sahipleri denetimlerini sürekli yaparlarsa işler yolunda gider.

29 görüntülenme

el vergisi, gönül sevgisi

bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.

28 görüntülenme

iyi olacak hastanın, doktor ayağına gelir

Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir.

28 görüntülenme

sel gider kum kalır, kişi ettiğini bulur

geçici durumlara güvenmek doğru değildir.

28 görüntülenme

arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser

haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar.

28 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

çenesi düşmek

yerli yersiz konuşup gevezelik etmek.

117 görüntülenme

dini imanı para

tek düşüncesi para olan kimseler için kullanılan bir söz.

116 görüntülenme

yedek (yedekte) çekmek

akıntılı suda kayığı karadan iple çekmek.

116 görüntülenme

geniş bir nefes almak

sıkıntılı bir durumdan kurtulmak, ferahlığa kavuşmak.

116 görüntülenme

söz açmak

bir konu üzerine konuşmaya başlamak, laf açmak: 'Mademki göndermişler, onlardan kısaca da olsa söz açmak boynumuzun borcu oldu.' -N. Hikmet.

116 görüntülenme

(birine) fit vermek (sokmak)

1) birini başkasına karşı kışkırtmak, arayı açmak; 2) kuşku uyandırmak: 'Muhtar, paraları alıp kaçmış olmasınlar diye zihnine bir fit sokmaya bakıyor.' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

bıçak vurmak

1) bıçakla kesmek; 2) bıçaklamak.

116 görüntülenme

kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak

istenilen şeye ulaşma imkânı verilmemek.

116 görüntülenme

(birinin) etrafında dört dönmek (pervane olmak)

isteğini elde etmek için birinin yanından ayrılmayıp gönlünü etmeye çalışmak.

116 görüntülenme

kendini harap etmek

sıkıntı veya üzüntüden perişan olmak: 'Daha burada kendini harap edersen yukarılarda ne halt edeceksin?' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

hatıra (hatır ve hayale) gelmemek

bir şeyin gerçekleşeceği, olacağı hiç düşünülmemek: 'Yemin, her hatır ve hayale gelmez cümlelerin ucunda bir kurdele, bir fiyonk gibi açılıveriyordu.' -A. Ş. Hisar.

116 görüntülenme

kafa (kafasını) şişirmek

gürültü veya gevezelikle bir kimseyi tedirgin etmek: 'Kafamızı şişirmeyi sürdürecekti ki, cep telefonum çalmaya başladı.' -A. Ümit.

116 görüntülenme

söz ayağa düşmek

bir sorun, karışmaları gerekmeyen veya yetkisiz ve sorumsuz kimselerin görüş bildirdikleri duruma gelmek.

116 görüntülenme

altta yok üstte yok

yoksul, fakir.

116 görüntülenme

(birinin) gırtlağına sarılmak

peşini bırakmamak, musallat olmak: 'Şimdiye kadar bana iki paralık faydan dokundu mu ki her gün alacaklı gibi gırtlağıma sarılıyorsun!' -R. N. Güntekin.

116 görüntülenme

(birine) iltimas etmek (geçmek)

kayırmak, korumak: 'Sanırım ki öğretmenler bana iltimas geçiyorlardı.' -A. Erhat.

116 görüntülenme

kapıyı açmak

1) bir işe veya bir konuya öncelikli olarak başlamak; 2) bir işte başkalarına örnek olmak.

116 görüntülenme

yanıp tutuşmak

1) güçlü bir aşk ile sevmek; 2) bir şeyi elde etmek için güçlü bir istek duymak: 'Her şeyden önce bir bakanlık koltuğuna kurulmak ihtirasıyla yanıp tutuştuğunu ve oraya varmak için her vasıtayı mübah saydığını sezip anlamamış mıydı?' -Y. K. Karaosmanoğlu. 3) elde edemediği bir şey için büyük üzüntü duymak: 'Fabrikayı boşaltmaları için dışarıdan çağrı yapılırken kaçma arzusuyla yanıp tutuşanlar oldu.' -L. Tekin.

116 görüntülenme

köprübaşını tutmak

çok önemli bir mevkiyi ele geçirmek.

116 görüntülenme

midesi almamak (kaldırmamak, kabul etmemek, götürmemek)

1) hastalık, tiksinme vb. sebeplerle bir şeyi yiyememek; 2) mec. çirkin bir şey karşısında huzursuz olmak, rahatı kaçmak.

116 görüntülenme

dili ensesinden çekilsin!

bıktıracak kadar çok konuşan veya kötü sözler söyleyenler için kullanılan bir ilenme sözü.

116 görüntülenme

boşa gitmek

harcanan emek, para hiçbir işe yaramamak, olumlu bir sonuca ulaşamamak: 'Bir fikrin gerçekleştirilmesine yaramayan zaferler boşa gider.' -Atatürk.

116 görüntülenme

divaneye dönmek

çok üzülmek.

116 görüntülenme

ıcığını cıcığını sormak

bir kimsenin soyunu sopunu, huyunu suyunu iyice öğrenmek için araştırmak.

116 görüntülenme

kara kara düşünmek

çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak: 'Kara kara düşünmeye başladım, böyle bir toplantıyı, kim, hangi kurum destekleyecekti?' -M. C. Anday.

116 görüntülenme

kara listeye almak

birini, bir grubu, bir ülkeyi sakıncalı veya zararlı görmek.

116 görüntülenme

nutuk atmak (çekmek)

uzun, sıkıcı bir konuşma yapmak veya özden yoksun bir söylev vermek: 'Kıyıda dalgalara nutuk çekip kekemeliğini düzeltmeye çalışıyor.' -H. Taner.

116 görüntülenme

elden almak

1) bir malı pazara çıkarılmadan sahibinden doğrudan satın almak; 2) herhangi bir şeyi biriyle yüz yüze görüşerek almak.

116 görüntülenme

gına gelmek

usanmak, bıkmak: Siyasetten, eleştiriden gına gelmişti.

116 görüntülenme

zevkli geçmek

eğlenceli bir biçimde sürmek: 'Orta yolu bulunca oyunlar çok zevkli geçerdi.' -A. Kutlu.

116 görüntülenme