En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır

borç zamanında ödenmezse borçluluk duygusu gevşer, hastalık uzun süreli olursa ölüme yol açar.

29 görüntülenme

dostluk başka, alışveriş başka

iki kişi arasındaki dostluk, alışverişte birinin ötekine özverili davranmasını gerektirmez.

29 görüntülenme

kara gün kararıp kalmaz

insanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir.

29 görüntülenme

dostun attığı taş baş yarmaz

dostun acı sözü veya sert davranışı insana ağır gelmez.

29 görüntülenme

kardeş kardeşin ne öldüğünü ister, ne onduğunu

kardeş, kardeşe zarar gelmesini istemez ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır.

29 görüntülenme

boş başağın başı dik olur

bilgisiz olan üstün görünmek için kasılır.

29 görüntülenme

düğün aşıyla dost ağırlanmaz

ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır.

29 görüntülenme

Mısır'daki sağır sultan bile duydu

duymayan kalmadı.

29 görüntülenme

yoğurdum (ayranım) ekşidir diyen olmaz

herkes sattığı malı, kendi işini, tutumunu ve davranışını över.

29 görüntülenme

böyle başa böyle tıraş

kişi nasıl birisiyse ona uygun biçimde davranılır.

29 görüntülenme

ağlayanın malı gülene hayretmez

birinden haksız olarak alınan mal, alana yarar sağlamaz.

29 görüntülenme

ak göt (don, bacak) kara göt (don, bacak) kara geçit başında (hamamda) belli olur

bir iddiadaki doğruluk ancak deney veya sınav sonucunda belli olur.

29 görüntülenme

el elin aynasıdır

kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.

29 görüntülenme

akacak kan damarda durmaz

kişi, alın yazısında olanla kesinlikle karşılaşır.

29 görüntülenme

nikâhta keramet vardır

nikâh evlenenleri sevgi bağıyla bağlar.

29 görüntülenme

ağzına etmek

argo haddini bildirmek.

29 görüntülenme

ağzına gem vurmak

susturmak, söyletmemek.

29 görüntülenme

ağzına sıçmak

1) birini çok kötü duruma sokmak; 2) bir şeyi, bir işi işe yaramaz duruma getirmek, bozmak.

29 görüntülenme

çalma elin kapısını, çalarlar kapını

kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

29 görüntülenme

elçiye zeval olmaz

bir kimseden başka bir kimseye herhangi bir haber ulaştıran, bu aracılığından dolayı sorumlu tutulmaz.

29 görüntülenme

ağzında yaş kalmamak

bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söylemiş olmak.

29 görüntülenme

baba kırk oğul beslemiş, kırk oğul bir babayı beslememiş

baba kaç çocuğu olursa olsun, hiçbir ayrım yapmadan hepsine bakar, onları büyütür; çocukları ise yoksul ve yaşlı durumdaki babalarının bakımını 'sen bak, o baksın' gibi gerekçelerle bir türlü sağlayamazlar.

29 görüntülenme

çivi çıkar ama yeri kalır

gönül yarası kapansa da unutulmaz.

29 görüntülenme

çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti

malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı.

29 görüntülenme

çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu

nazik bir işi, o işin inceliğini anlamayan bir kimseye yaptırma.

29 görüntülenme

ağzını bırakıp kıçıyla (bir tarafıyla) gülmek

alay ederek karşısındakine gülmek.

29 görüntülenme

edebi edepsizden öğren

edepsizin yaptığı işlerin yapılmaması gereken işler olduğunu düşünmekle doğru yolu bulmuş, böylece edebi edepsizden öğrenmiş olursun.

29 görüntülenme

hıyar akçesiyle alınan eşeğin ölümü sudan olur

çok ucuza alınan mal, çürük, işe yaramaz çıkar.

29 görüntülenme

ağzını kiraya vermek

kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek.

29 görüntülenme

ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır

bir şeyin dış görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar yanılırlar.

29 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

hayal kırıklığına uğramak

çok istenilen veya umulan bir şeyin gerçekleşmemesinden üzüntü duymak: 'Bir hafta sonra sargıları açıp eserini incelediğinde hayal kırıklığına uğradı.' -İ. O. Anar.

117 görüntülenme

takrir etmek

ders anlatmak.

117 görüntülenme

bülbül gibi söylemek

hiçbir şey saklamadan bildiklerini söylemek, itiraf etmek: 'Mahkemeye havale edeceğim, orada bülbül gibi söylersin.' -Ö. Seyfettin.

117 görüntülenme

dost tutmak

erkek veya kadın evlilik dışı ilişki kurmak.

117 görüntülenme

yüreği bayılmak

karnı çok acıkmak.

117 görüntülenme

fenaya çekmek

söylenen bir sözü kötü tarafından anlamak.

117 görüntülenme

kulak kabartmak

belli etmemeye çalışarak dinlemek.

117 görüntülenme

(birinin) kuyruğuna basmak

birini incitip saldırıda bulunmasına yol açmak, tahrik etmek.

117 görüntülenme

parmağına dolamak

bir konuyu, bir kimseyi ele alıp sürekli uğraşmak, diline dolamak: 'Çarşının alaycıları, gevezeleri ... Halil'in yüreğinin yandığını anlayınca onu parmaklarına doladılar, ateşini körüklemeye başladılar.' -M. Ş. Esendal.

117 görüntülenme

(bir şeyin) girdabına kapılmak

etkisinde kalmak, o şeyin çekiciliğinden kurtulamamak.

117 görüntülenme

çalım satmak

kurulup büyüklük taslamak: 'İzmir ve dolaylarında çalım satıp dolaşmaya başlayacaklar.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

117 görüntülenme

kulak kıvırmak

domatesin olgunlaşmasını sağlamak için işlem yapmak.

117 görüntülenme

gözlerinin içi gülmek

çok sevindiği yüzünden, gözlerinden belli olmak: 'Zayıf bir kızı severdim / Gözlerinin içi gülerdi' -N. Cumalı.

117 görüntülenme

başına bir hâl gelmek

1) kötü bir duruma uğramak; 2) ölüm ihtimali olmak.

117 görüntülenme

çığ gibi büyümek

bir olay birdenbire ve etkileyici bir biçimde büyümek.

117 görüntülenme

kulakları paslanmak

çoktan beri müzik dinlememiş olmak.

117 görüntülenme

aklına gelmek

1) hatırlamak, anımsamak: 'Kız kaybolduktan sonra aklına geldi babası olduğu.' -A. Ümit. 2) bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak: 'Bu düşünce aklına gelince delikanlı hemen söze başladı.' -N. Hikmet.

117 görüntülenme

burnundan düşen bin parça olmak

çok asık suratlı olmak.

117 görüntülenme

burnundan solumak

çok öfkelenmiş olmak: 'İnliyor, göz süzüyor, burnundan soluyarak konuşuyordu.' -M. Ş. Esendal.

117 görüntülenme

yele vermek

savurmak, boşuna harcamak.

117 görüntülenme

ayakları geri geri gitmek

bir yere gönülsüz, istemeye istemeye gitmek.

117 görüntülenme

aklından çıkarmamak

sürekli hatırlamak, unutmamak: 'Ben senin yengenim, amcanın karısıyım, bunu sakın aklından çıkarma!' -P. Safa.

117 görüntülenme

kaş göz etmek

kaş ve göz işaretleriyle bir şey anlatmaya çalışmak.

117 görüntülenme

(birini) hacı bekler gibi beklemek

büyük bir sabırsızlıkla beklemek.

117 görüntülenme

yüreğini ateş almak

aşırı üzülmek, fazla üzüntüden içi yanmak: 'Gülbahar'ın yüreğini ateş almış yanıyordu.' -Y. Kemal.

117 görüntülenme

fırça yemek

paylanmak.

117 görüntülenme

yüreğini dağlamak

acıyla ve özlemle içi yanmak, acıyla kıvranmak.

117 görüntülenme

(birini) içine sokacağı gelmek

birini çok sevmek.

117 görüntülenme

hadi oradan

haydi oradan.

117 görüntülenme

elmas gibi

çok iyi, çok değerli: Elmas gibi kalbi var. Elmas gibi bir çocuk.

117 görüntülenme