En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

yoktan yonga çıkmaz

olmayan şeyden hiçbir şey elde edilmez.

23 görüntülenme

bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

sözleri ve davranışları birbirini tutmuyor, çelişiyor.

23 görüntülenme

ağlayanın malı gülene hayretmez

birinden haksız olarak alınan mal, alana yarar sağlamaz.

23 görüntülenme

bu sıcağa kar mı dayanır?

aşırı harcamalarla eldeki imkânlar çok çabuk tükenir.

23 görüntülenme

atın ölümü arpadan olsun

çok sevilen bir şey yapılırken veya sevilen bir yiyecek yenilirken sonuç kötü de olsa zor veya kötü şeylere katlanılır.

23 görüntülenme

düşmana yarak (silah) gerek, ya düşmandan ırak gerek

düşmanın hakkından gelebilmek için silah gerekir eğer silahınız yoksa düşmandan uzak durunuz.

23 görüntülenme

atın tepmezi, itin kapmazı olmaz

size çok bağlı olan kimseler bile zaman gelir sizi incitebilirler.

23 görüntülenme

yolcu yolunda gerek

1) vakit geçirmeden yola devam edilmeli;

23 görüntülenme

buğday başak verince orak pahaya çıkar

gereksinim duyulan şey değer kazanır.

23 görüntülenme

atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz

küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir.

23 görüntülenme

ecele çare bulunmaz

ölüm dışında, çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu vardır.

23 görüntülenme

atlıya saat olmaz

elinde bol imkânlar olan kimse, uzun bir süre içinde yapılabilecek işi çok kısa bir zamanda yapabilir.

23 görüntülenme

atta karın, yiğitte burun

iyi koşan atın karnı, yiğit erkeğin burnu büyük olur.

23 görüntülenme

bükemediğin eli öp başına ko

düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

23 görüntülenme

av avlayanın, kemer bağlayanın

bir şey, onu elde etmenin yolunu bilenin; bir şeyden yararlanma, onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır.

23 görüntülenme

ağzı çiriş çanağına dönmek

ağzı kuruyup acılaşmak.

23 görüntülenme

avcı ne kadar hile (al) bilse ayı o kadar yol bilir

bir kişi başkasını alt etmek için çeşit çeşit ustalık kullanır ama karşısındaki de yenilmemek için türlü önlemler alır.

23 görüntülenme

yüğrük at yemini artırır

bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.

23 görüntülenme

avrat (kadın) malı, kapı mandalı

bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir.

23 görüntülenme

ekmek aslanın ağzında

geçim sağlayacak bir iş bulmak ve para kazanmak kolay değildir.

23 görüntülenme

ağzı dolu dolu konuşmak

heyecanlı söz söylemek: 'Birkaç kişiyle, garip bir lisanla ağzı dolu dolu konuşmaya başladı.' -S. F. Abasıyanık.

23 görüntülenme

avrat tuz dedi mi ciğeri cız der

karısı herhangi bir şey isteyince ihtiyaçları karşılayamayan kocanın içi sıkıntıyla dolar.

23 görüntülenme

ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır

insanların kazançlarına, rızıklarına engel olanlara bir gün aynı şeyler yapılır.

23 görüntülenme

yürük at kamçı değdirmez

işini ivedilik ve yeterlilikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez.

23 görüntülenme

yürük at yemini artırır

bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.

23 görüntülenme

ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta

1) çobanların akşam erken yatması, sabahleyin erken kalkması gerekir; 2) genel düzene yardımcı olan araçlar varsa yönetici rahat eder yoksa çok uyanık olması gerekir.

23 görüntülenme

hekimden sorma, çekenden sor

bir sıkıntının acısını ancak onu çeken bilir.

23 görüntülenme

can cümleden aziz

insanın kendisi herkesten önce gelir.

23 görüntülenme

can çekişmektense ölmek yeğdir

bir işte çeşitli sıkıntı ve üzüntülerle karşılaşıp olağanüstü gayret harcamaktansa o işten vazgeçmek daha iyidir.

23 görüntülenme

cana gelecek kaza (zarar) mala gelsin

zarardan kurtulma olanağı yoksa, bunun cana değil, mala gelmesi yeğlenir.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

tava gelmek

1) toprak sürülecek duruma gelmek; 2) mec. yumuşamak, kanmak, yola gelmek: 'Oğul, anasının tava geldiğini sezmişti.' -O. Kemal.

90 görüntülenme

sağlıcakla kal (kalın)

ayrılırken kalanlara söylenen bir esenlik sözü, hoşça kal.

90 görüntülenme

bir o yana, bir bu yana

rastgele, birçok yere, çeşitli yönlere.

90 görüntülenme

halt yemek

tkz. halt etmek: 'On beş yaşında bu haltları yerse yirmi yaşına geldiği zaman ne yapacak?' -R. N. Güntekin.

90 görüntülenme

(birinin) ağzını kapamak

kendisine çıkar sağlaması için bir kimseyi susturmak.

90 görüntülenme

(biriyle) kozunu paylaşmak (pay etmek)

aralarındaki anlaşmazlığı zora başvurarak çözümlemek, sona erdirmek: 'Mümeyyiz Efendi varsın bekçi ile kozunu pay etsin.' -R. N. Güntekin.

90 görüntülenme

gözü açık gitmek

gerçekleşmesini çok istediği bir dileğine erişmeden ölmek.

90 görüntülenme

heyecana gelmek

heyecanlanmak, heyecan duymak.

90 görüntülenme

etekleri tutuşmak

çok telaşlanmak: 'Öğleden sonra vali yine kıza köpüre arayınca komiser Zihni 'nin etekleri iyice tutuştu.' -M. İzgü.

90 görüntülenme

bahtı kara olmak

sürekli olarak talihi yaver gitmemek, mutsuz olmak.

90 görüntülenme

keman gibi

ince, düzgün (kaş).

90 görüntülenme

sözü geçmek

1) kendisini kabul ettirmiş olmak, hatırı sayılmak: 'Sağ olsun, tanıdıklardan hatırı sayılır, sözü geçer emekli bir millî eğitim müfettişi vardı.' -H. Taner. 2) adı anılmak, bahsedilmek: 'Zira sözü geçen memlekette gelişmiş bir proleter sınıfı mevcuttu.' -N. F. Kısakürek.

90 görüntülenme

ağzından burnundan getirmek

1) huzurunu bozmak, sıkıntıya sokmak: 'Siz buraya bizi eğlendirmeye mi geldiniz yoksa ağzımızdan burnumuzdan getirmeye mi?' -O. C. Kaygılı. 2) pişman etmek için uğraşmak.

90 görüntülenme

(bir şey veya bir şeyi) suya düşmek

gerçekleşme olasılığı kalmamak: 'Artık karşı koyma ümidi suya düşmüştü, harp her cephede kaybedilmişti.' -R. H. Karay.

90 görüntülenme

evci çıkmak

tatil günlerinde okul, kışla vb.nden eve gelmek.

90 görüntülenme

jilet gibi

çok keskin.

90 görüntülenme

(birinin) çalımından geçilmemek

çok kurumlu olmak, çok çalımlı olmak.

90 görüntülenme

hoşaf gibi

çok yorgun.

90 görüntülenme

(birine) fena gözle bakmak

kötü niyetini anlatır biçimde bakmak.

89 görüntülenme

el etek tutmak

tarikata girmek, derviş olmak.

89 görüntülenme

façasını almak (al aşağı etmek)

birini mahcup etmek, bozmak.

89 görüntülenme

söz açmak

bir konu üzerine konuşmaya başlamak, laf açmak: 'Mademki göndermişler, onlardan kısaca da olsa söz açmak boynumuzun borcu oldu.' -N. Hikmet.

89 görüntülenme

hatır gönül yıkmak (kırmak)

kişilere karşı gösterilmesi gereken saygı kurallarına uymamak.

89 görüntülenme

hatır için çiğ tavuk yemek

bir kişiyi gücendirmemek için yapılması güç olan şeyleri bile yapmak.

89 görüntülenme

kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak

istenilen şeye ulaşma imkânı verilmemek.

89 görüntülenme

yolları ayrılmak

iki kişi veya topluluk arasında görüş, düşünce ayrılığı ortaya çıkmak, ayrı görüş ve düşünceleri benimsemek: 'Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir' -C. S. Tarancı.

89 görüntülenme

(birinin) etrafında dört dönmek (pervane olmak)

isteğini elde etmek için birinin yanından ayrılmayıp gönlünü etmeye çalışmak.

89 görüntülenme

hatıra (hatır ve hayale) gelmemek

bir şeyin gerçekleşeceği, olacağı hiç düşünülmemek: 'Yemin, her hatır ve hayale gelmez cümlelerin ucunda bir kurdele, bir fiyonk gibi açılıveriyordu.' -A. Ş. Hisar.

89 görüntülenme

ateşi düşmek

hastanın ateşi geçmek veya azalmak.

89 görüntülenme

hücuma kalkmak

asker, siperden düşmana doğru fırlamak.

89 görüntülenme