En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ad koymak

adlandırmak.

23 görüntülenme

çoğu gitti, azı kaldı

yapılmakta olan işin en önemli, en güç bölümü bitti, az ve önemsiz bölümü kaldı.

23 görüntülenme

ağzının içi yangın yerine dönmek

ağzının tadı bozulmak, tat alma duyusunu yitirmek: 'Ağzımın içi yangın yerine dönüp yine de ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı bir vaziyete düştüm.' -R. N. Güntekin.

23 görüntülenme

ağzının içine baktırmak

sözlerini seve seve ve dikkatle dinletmek.

23 görüntülenme

çok gezen tavuk ayağında pislik getirir

gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kimse, kötü alışkanlıklar ve zararlı bilgiler elde ederek yerine döner.

23 görüntülenme

balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir

insan, tedbirsizliği yüzünden bir felakete uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım, neden böyle yapmadım diye üzülür.

23 görüntülenme

çul içinde arslan yatar

bir kimsenin değeri, kılık kıyafeti ile değil kişiliğindeki cevherle ölçülür.

23 görüntülenme

ağzıyla kuş tutsa...

'ne yapsa, ne kadar çaba ve ustalık gösterse' anlamında kullanılan bir söz: 'Aktör, o her günkü pırtısını giyip de sahneye çıkarsa, ağzıyla kuş tutsa seyirciye Demirhane Müdürü olduğunu yutturamaz.' -S. F. Abasıyanık.

23 görüntülenme

alışmış kudurmuştan beterdir

alışılan bir şeyden kolayca vazgeçilmez.

23 görüntülenme

dağ başına harman yapma, savurursun yel için; sel önüne değirmen yapma, öğütürsün sel için

yapacağın iyi bir işi, sonunu hesaplamadan yapma.

23 görüntülenme

Allah bal mumu yakana bal mumu, yağ mumu yakana yağ mumu verir

Tanrı bol harcayana bol, az harcayana az verir.

23 görüntülenme

barutla ateş bir yerde durmaz

kızla erkeğin baş başa yalnız kalmaları kötü sonuçlar doğurabilir.

23 görüntülenme

baskın basanındır

düşmanı gafil avlayıp saldıran taraf savaşı kazanır.

23 görüntülenme

dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar

yenilmesi imkânsız gibi görünen zorlukların da üstesinden gelinir.

23 görüntülenme

adamak kolay, ödemek zordur

söz vermek kolaydır ancak o sözü yerine getirmek zordur.

23 görüntülenme

adamın adı çıkacağına canı çıksın

insanın haklı veya haksız yere adı bir defalık kötüye çıktı mı ondan sonra yaptıkları hep o gözle değerlendirilir.

23 görüntülenme

ahı çıkmak

yaptığı ilenme, etkisini göstermek.

23 görüntülenme

komşu kızı almak, kalaylı kaptan (tastan) su içmek gibidir

komşu kızını almaya karar veren, ailenin ve kızın durumunu, gidişini iyi bildiğinden içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.

23 görüntülenme

dalmasını bilmeyen ördek, kıçından dalar

ne yaptığını bilmeyen kişi işi tersinden yürütmeye kalkar.

23 görüntülenme

Allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez

Tanrı dilerse hiç tanınmayan, yoksul bir aile çocuğunu da üne, zenginliğe kavuşturur.

23 görüntülenme

başa gelmeyince bilinmez

başına bir felaket gelmeyen, başkasına gelen felaketin ne denli acı olduğunu gereği gibi anlayamaz.

23 görüntülenme

davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun

seni yargılayacak kişi, senden davacı olan kişi ise elbette kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.

23 görüntülenme

alma mazlumun ahını çıkar, aheste aheste

kimseye eziyet edip ahını alma, sonra yaptığın kötülüklerin cezasını ömür boyu çekersin.

23 görüntülenme

davetsiz gelen döşeksiz oturur

çağrılmadan bir yere giden kimse iyi bir ağırlanma beklememelidir.

23 görüntülenme

gece gözü, kör gözü

geceleyin iyi iş yapılamaz.

23 görüntülenme

başına gelen başmakçıdır

başından bir iş geçmiş olan kimse o işte deneyimli olur, uğradığı zarara bir daha uğramamak için önlem alır.

23 görüntülenme

gece işi, körler işi

gece yapılan iş verimli olmaz.

23 görüntülenme

alna yazılan başa gelir

kişi, kaderi ne ise onu görür.

23 görüntülenme

çivi çiviyi söker

güçlü bir şey, kendisi güçlü olan başka bir şeyle veya durumla etkisiz bırakılır.

23 görüntülenme

dayak cennetten çıkmıştır

dayağın yola getirici bir etkisi vardır.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

baş yakmak

kötü duruma düşürmek.

89 görüntülenme

zokayı yutmak

argo aldatılıp zarara sokulmak.

89 görüntülenme

ayağına çelme takmak

1) biri yürürken ayakları arasına ayak uzatıp düşürmek; 2) mec. birinin işinde yükselmesine engel olmak.

89 görüntülenme

başarı göstermek (kazanmak)

başarmak: 'Arandığı, fikri sorulduğu, başarı kazandığı da oluyordu.' -R. H. Karay.

89 görüntülenme

günlük tutmak

her gün yaşananları, olayları ve anıları bir deftere yazmak: 'Şimdiye kadar günlük tutmadım, olanı biteni kaydetmediğim için birçok şeyi unuttum.' -İ. Aral.

89 görüntülenme

kıçına kına yakmak

karşısındaki kişinin uğradığı bir olumsuzluğa aşırı derecede sevinmek.

89 görüntülenme

kukumav kuşu gibi düşünüp durmak

çok üzüntülü bir durumda düşünmek.

89 görüntülenme

(bir şeyi) sağlama bağlamak

sağlam kazığa bağlamak.

89 görüntülenme

(birine veya bir şeye) taş çıkarmak (çıkartmak)

biri ötekinden özellik, yetenek vb. bakımından üstün olmak: 'Zaten yol boyunca hem lezzetli hem de buzdolabına taş çıkartacak sulardan geçeceğiz.' -N. F. Kısakürek.

89 görüntülenme

havlu atmak

1) sp. çalıştırıcı, sporcusunun karşılaşmayı terk ettiğini bildirmek için ringe havlu fırlatmak; 2) başarısızlığını kabul edip mücadeleyi bırakmak, pes etmek.

89 görüntülenme

fil dişi kuleye çekilmek

herkesi küçümseyip kendisine özgü dünyasına çekilmek: 'Çöküşün ve çöküşten kaçışın, fil dişi kuleye çekilişin yarattığı isyanlar kitaplaşmamıştır.' -S. İleri.

89 görüntülenme

daraya atmak (çıkarmak)

değer vermemek.

89 görüntülenme

göğsünü yırtmak

coşkunluğunu ortaya koymak, coşmak, cıvıldamak: 'Sevda mevsimi gelince kuşlar bin türlü teranelerle minimini göğüslerini yırtarlar.' -R. N. Güntekin.

89 görüntülenme

mahalleyi ayağa kaldırmak

bağırıp çağırarak konu komşuyu tedirgin etmek.

89 görüntülenme

zorunda kalmak (olmak)

kesinlikle yapması gerekmek, yapmaya mecbur olmak: 'Kitabını basacak yayınevi bulamamış, onu kendi parasıyla bastırmak zorunda kalmıştır.' -S. Birsel.

89 görüntülenme

dere tepe düz gitmek

engelleri aşarak gitmek: 'Gece boyunca kırlarda yürüdü, dere tepe düz gitti ve bir dağın eteğine geldi.' -İ. O. Anar.

89 görüntülenme

rol çalmak

1) oyun sırasında söz başka bir oyuncuda iken seyircinin ilgisini kendi üzerine çekmek; 2) birinin söyleyeceği sözü ondan önce söylemek.

89 görüntülenme

(bir şeyin) altını kapatmak

ocağın alevini kapatmak: 'Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı.' -H. Taner.

89 görüntülenme

(bir şeyin) arkası gelmek

devamlı olmak, sürekli olmak.

89 görüntülenme

don tutmak

buz tutmak, donmak.

89 görüntülenme

elifi mertek sanmak

çok cahil olmak: 'Bir şişe görürsün, üstünde 'ilaç' yazar. Benim gibi elifi mertek sanan takımdansan şurup sanır içersin, zehirlenir ölürsün.' -R. N. Güntekin.

89 görüntülenme

deve kuşuluk etmek

deve kuşu gibi başını kuma sokup gerçeklerden uzak duracağını sanmak: 'Bu harekete sadece şımarık gözü ile bakmak deve kuşuluk etmek olur.' -H. Taner.

89 görüntülenme

rota kırmak

rota çizgisinden ayrılmak: 'Bir de baktım ki niyetlendiğim gibi kıyıya paralel gitmemiş, rota kırıp açılmışım.' -R. Erduran.

89 görüntülenme

(bir şeyin, bir kimsenin) etrafını almak (sarmak)

çevresinde toplanmak, ortaya almak, kuşatmak: 'Ön arabanın karşısına geçerler, bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığa vurarak etrafını alırlar.' -R. H. Karay. 'Herkes etrafımı sarmış, beni hararetle tebrik ediyorlardı.' -N. F. Kısakürek.

89 görüntülenme

olmayacak duaya âmin demek

gerçekleşmeyecek, sonuç vermeyecek işlerle uğraşmak.

89 görüntülenme

aklı bokuna karışmak

kaba korkudan şaşırıp ne yapacağını bilememek.

89 görüntülenme

çağlamadan çatlamak

gerekli olgunluğa erişmeden olgun davranışlarda bulunmak, büyüklük taslamak.

89 görüntülenme

surat mahkeme duvarı

1) asık suratlı, kimseye gülmeyen, suskun duran; 2) utanmaz, sıkılmaz: 'Onda surat mahkeme duvarı, tükürsem yağmur yağıyor sanacak.' -R. N. Güntekin.

89 görüntülenme

fenalık etmek

kötülük etmek, kötülükte bulunmak: 'Bilmeyerek sütnineciğime ve kendime büyük bir fenalık etmiştim.' -R. N. Güntekin.

89 görüntülenme

üzümün çöpü armudun sapı var demek

her şeyde bir eksiklik bulmak, güç beğenir olmak.

89 görüntülenme