En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

tekme yemek

1) birinin ayağından darbe almak; 2) ihanete uğramak: 'Bu sefer de heriften bir tekme yersen bir daha belini doğrultamazsın.' -M. Ş. Esendal.

76 görüntülenme

limonata gibi

sıcak günlerde serin serin esen (hafif rüzgâr).

76 görüntülenme

tadını bulmak

tadı yerine gelmek.

76 görüntülenme

günahını vermez

çok cimri.

76 görüntülenme

semeri devirmek

eşek gibi kabaca yatmak.

76 görüntülenme

üstüne alınmak

1) bir davranışın kendisine karşı olduğunu sanarak tedirgin olmak, alınmak: 'Otomobilin dinmeyen yaygarasını üstüne alınmaya mahal yoktu.' -Ö. Seyfettin. 2) bir işi yapmaya söz vermek, ödev alınmak: 'Her biri, ayrı bir defter sayfasının gözden geçirilmesini üstüne aldı.' -P. Safa.

76 görüntülenme

cihana gelmek

1) doğmak; 2) mec. meydana gelmek, ortaya çıkmak.

76 görüntülenme

daniskasını yapmak

bir işi her yolu deneyerek gerçekleştirmek.

76 görüntülenme

kramp girmek

kasılmak.

76 görüntülenme

tahta çıkmak

hükümdar olmak: 'Sultan Süleyman tahta çıkar çıkmaz, babası namına inşa ettirdiği cami 1522'de bitmiş ve halka açılmıştır.' -Y. K. Beyatlı.

76 görüntülenme

tahtaya kalkmak

öğrenci sınıfta kara tahta önüne çıkmak.

76 görüntülenme

karara bağlamak

bir davayı, bir sorunu çözümlemek, sonuçlandırmak.

76 görüntülenme

rıza göstermek

razı olmak, onamak, uygun bulmak: 'Yarım yamalak ıslahat tedbirlerine inanmaktansa kazaya rıza göstermek bana daha hoş görünür.' -Y. K. Beyatlı.

76 görüntülenme

söz konusu edilmek

sözü edilmek, konuşulmak.

76 görüntülenme

mahalle kahvesi gibi

havasız, gürültülü ve kalabalık (yer).

76 görüntülenme

olacak gibi değil

'olamaz, olmuyor, olacağa benzemiyor' anlamında kullanılan bir söz.

76 görüntülenme

karaya düşmek

deniz içinde bulunan bir şey akıntı veya dalga ile kıyıya atılmak.

76 görüntülenme

iç güveyisinden hâllice

şaka 'nasılsın' sorusuna 'eh işte, fena değil' anlamında verilen karşılık.

76 görüntülenme

olay çıkarmak

hoş olmayan bir durum yaratmak, hadise çıkarmak.

76 görüntülenme

yarışa kalkmak

1) yarışmaya başlamak; 2) yarışmaya niyetlenmek.

76 görüntülenme

rolü olmak

etkisi bulunmak: 'Sizinle benim bunda bir rolümüz oldu muydu?' -S. F. Abasıyanık.

76 görüntülenme

kemlik etmek

kötü davranışlarda bulunmak.

76 görüntülenme

dona çekmek

hava, suları donduracak derecede soğumak.

76 görüntülenme

taksite bağlamak

bir şeyi belli aralıklarla, belli miktarlarda ödeme şartları ile almak veya satmak: 'Yoksa musahhih maaşımdan haftada üç papel taksite bağlayıp seni bir şamaroğlanı gibi kullanırım.' -N. Hikmet.

76 görüntülenme

kafasını uçurmak

kellesini uçurmak.

76 görüntülenme

elinde tutmak

1) kendi tekelinde bulundurmak, başkalarına kaptırmamak; 2) bir malı satmayıp bekletmek.

76 görüntülenme

talihi yaver gitmek

talihi iyi olmak, işi yolunda gitmek: 'Her devirde talihi yaver gitmiş birisiydi.' -S. F. Abasıyanık.

76 görüntülenme

surat kalmamak

utanmaz duruma gelmek: 'İkimizde de birbirimize bakacak surat kalmamıştı.' -M. Ş. Esendal.

76 görüntülenme

temerrüde düşmek

huk. ödenmesi hâlâ mümkün olan borcu ödememekte direnmek.

76 görüntülenme

ant vermek

Allah aşkına, çocuklarının başı için vb. sözlerle karşısındakini bir şeye zorlamak.

76 görüntülenme