En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ant vermek

Allah aşkına, çocuklarının başı için vb. sözlerle karşısındakini bir şeye zorlamak.

76 görüntülenme

suratı değişmek

bir kimseye karşı davranışı değişmek, daha sert bir durum almak.

76 görüntülenme

besleme gibi

giydiğini kendine yakıştıramayan (kız).

76 görüntülenme

antipatik bulmak

sevimsiz bulmak, kanı kaynamamak.

76 görüntülenme

muradı gözünde kalmak

emeline ulaşamamak: 'Kabrimin baş taşına yazsınlar / Muradı gözünde kalan bu diye' -Âşık Ali İzzet.

76 görüntülenme

tomruğa vermek

işkence aracına suçlunun ayaklarını geçirmek.

76 görüntülenme

burnu Kafdağı'na çıkmak (varmak)

kibirlenmek, şımarmak, burnu büyümek: 'Nikâh ettirir ettirmez kadının burnu Kafdağı'na çıkmış.' -S. M. Alus.

76 görüntülenme

muşamba gibi

çok kirlenmiş (çamaşır, kumaş, örtü vb.).

76 görüntülenme

resim gibi

çok güzel.

76 görüntülenme

yavaştan almak

işi gereken sürede yapmamak.

76 görüntülenme

partiyi vurmak

büyük bir kazanç sağlamak.

76 görüntülenme

sıkıdan geçirmek

argo dayak atmak: 'Onlarla ahbaplıkta direnirse iş kolaydı; kapıaltına çekilir, güzel bir sıkıdan geçirilirdi.' -K. Korcan.

76 görüntülenme

fetva vermek

1) herhangi bir işlemin veya eylemin din kurallarına uygun olup olmadığı konusunda konuyla ilgili bilim adamlarınca açıklama yapılmak; 2) bir işin yapılabilmesi için yargıda bulunmak; 3) mec. gereksiz yere emir verir gibi konuşmak.

76 görüntülenme

kumpasa gelmek

hile ile kandırılmak.

76 görüntülenme

vartadan atlamak

zor bir durumdan kurtulmak: 'Bu uzun zaman boyunca, kim bilir neler çekmiş, ne vartalardan atlamıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

76 görüntülenme

sıkıya almak

1) hareketlerini sınırlamak veya önlemler almak: 'Seniha etrafını bu kadar sıkıya alan bu adamlardan hiç sıkılmıyor mu?' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) disiplin altına almak: Başkan son zamanlarda işleri sıkıya aldı.

76 görüntülenme

ayaz vurmak

sebze ve meyveler donmak.

76 görüntülenme

kalbi çarpmak

1) kalbi çok vurmak; 2) çok heyecanlanmak; 3) yüreği çarpmak.

76 görüntülenme

aklını şaşırmak

yerinde olmayan bir iş yapmak, yersiz düşünmek: 'Bu kadar genç bir kızla evlenmek için Şakir amca aklını şaşırdı herhâlde.' -P. Safa.

76 görüntülenme

patinaj yapmak

1) tekerlek, tutunma eksikliği sebebiyle ilerlemeksizin aynı noktada dönmek; 2) mec. herhangi bir işte ilerleme kaydedememek, aynı noktada sayıp durmak.

76 görüntülenme

patlama!

'sabret, sakin ol' anlamında kullanılan uyarıcı bir söz: Patlama, geliyorum!

76 görüntülenme

tartışmaya girmek

münakaşa etmeye başlamak: 'Mustafa'nın yanında bir tartışmaya girmek de istemiyorum.' -A. Ümit.

76 görüntülenme

işi bozmak

yapılan anlaşmayı, verilen sözü tutmamak: 'Hiç benim yüzüme bakmıyor, işi bozacak bir şey söyleyeceğimden korkuyor gibiydi.' -M. Ş. Esendal.

76 görüntülenme

pay bırakmak

1) kesme, biçme, yapma sırasında, bir şeyde daha sonra kullanılmak için fazlalık bırakmak: 'Daha güzel günlere pay bırakmak için bir fedakârlık edelim.' -P. Safa. 2) mec. bir ilişkide fazla samimi olmamak, mesafe bırakmak.

76 görüntülenme

tozunu almak (atmak, silkelemek, silkmek)

1) bir şeyi silerek tozdan temizlemek; 2) tkz. dövmek, hırpalamak.

76 görüntülenme

yorgun düşmek

çok yorulmak, bitkin duruma gelmek: 'Ben de uykusuzluktan yorgun düşmek üzereyim, yatacağım.' -R. H. Karay.

76 görüntülenme

sütçü beygiri gibi ayakta uyumak

çok tembel ve miskin olmak.

76 görüntülenme

transa geçmek (girmek)

kendinden geçmek, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçmek: 'O garip bir transa girmişti; beni konuşturmak, nasıl aşağılık duygusu içinde kıvrandığımı işitmek istiyordu.' -A. Ümit.

76 görüntülenme

yol vermek

1) geçmesine izin vermek: 'Hafif sağ yapıp askerî bir kamyona yol verdi.' -A. İlhan. 2) hızını artırmak; 3) işten çıkarmak, işine son vermek: 'Mademki bu işi yapamıyorsun, o hâlde başka işimiz yok derler, bana yol verirler.' -O. Kemal.

76 görüntülenme

başını derde sokmak

sıkıntılı bir duruma girmek veya getirilmek.

76 görüntülenme