En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

altın pas tutmaz

şerefli, temiz insana hiç kimse leke süremez.

23 görüntülenme

altının kıymetini sarraf bilir

bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak o konuda uzmanlığı olanlar bilir.

23 görüntülenme

aman diyene kılıç kalkmaz

mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır.

23 görüntülenme

amcamla dayım, hepsinden aldım payım

yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimse onlardan artık yeni bir istekte bulunamaz.

23 görüntülenme

fazla mal göz çıkarmaz

ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.

23 görüntülenme

felek, kimine kavun yedirir kimine kelek

bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler.

23 görüntülenme

ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış

kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.

23 görüntülenme

fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü

daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.

23 görüntülenme

domuzun kuyruğunu kes yine domuz

yaradılıştan kötü olan kişinin şu, bu yönünü düzeltseniz de mayasındaki bozukluğu gideremezsiniz.

23 görüntülenme

demir tavında, dilber çağında

her iş zamanında ve uygun durumda yapılır.

23 görüntülenme

fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar

talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.

23 görüntülenme

garibe bir selam bin altın değer

yabancı yerde tek başına kalan kimseye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, en büyük iyilik yerine geçer.

23 görüntülenme

bıçak kınını kesmez

kötüler yararlandıkları kimselere kötülük etmekten çekinirler.

23 görüntülenme

garip kuşun yuvasını Allah yapar

garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder.

23 görüntülenme

geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni

namerde karşı minnet altında kalmaktansa sıkıntıya katlan.

23 görüntülenme

afyonu başına vurmak

aşırı davranışlarda bulunacak kadar öfkelenmek, ne yaptığını bilememek.

23 görüntülenme

gel demesi kolay ama git demesi güçtür

bir kimseyi işe almak, bir misafir çağırmak kolaydır ancak bir kimsenin işine son vermek, misafire git demek zordur.

23 görüntülenme

bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur

sürekli telkinlerle bir kişinin bilinç altına birtakım inançlar, duygular yerleştirilebilir.

23 görüntülenme

bir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk da

bir aileden iyi adam da çıkar, kötü adam da.

23 görüntülenme

yanlış hesap Bağdat'tan döner

ortaya çıkan bir yanlışlık çok geç de olsa düzeltilebilir.

23 görüntülenme

deveden büyük fil var

herhangi bir konuda söz sahibi olanlardan daha büyük, daha yetkili biri mutlaka vardır.

23 görüntülenme

bir dirhem et bin ayıp örter

biraz kilo almak pek çok kusuru örter.

23 görüntülenme

armudun önü kirazın sonu

armut ilk çıktığında, kiraz da biteceği zaman yenilmeli.

23 görüntülenme

bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar

bazı durumlarda yardımcısız iş yapılamayacağını anlatan bir söz.

23 görüntülenme

devletin malı deniz, yemeyen domuz

devlete hıyanet etmeyi sanat hâline getirenlere göre devletin bitmez tükenmez malı vardır. Yolunu bulup ondan aşırmayan budaladır.

23 görüntülenme

yaş yetmiş iş bitmiş

yaşı ilerlemiş insandan fayda beklenmez.

22 görüntülenme

bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır

iyilik küçük de olsa unutulmaz.

22 görüntülenme

iyi olacak hastanın, doktor ayağına gelir

Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir.

22 görüntülenme

diken battığı yerden çıkar

zarar hangi yönden geldiyse ancak o yönden giderilir.

22 görüntülenme

kuşa süt nasip olsa anasından olurdu

1) yaradılışı bir şeyden yararlanmasına elverişli olmayan kişi ne kadar çabalasa o şeyden yararlanamaz; 2) kişi en yakınından sağlayamadığı faydayı başkasından hiç sağlayamaz.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

mahalleyi ayağa kaldırmak

bağırıp çağırarak konu komşuyu tedirgin etmek.

89 görüntülenme

zorunda kalmak (olmak)

kesinlikle yapması gerekmek, yapmaya mecbur olmak: 'Kitabını basacak yayınevi bulamamış, onu kendi parasıyla bastırmak zorunda kalmıştır.' -S. Birsel.

89 görüntülenme

dere tepe düz gitmek

engelleri aşarak gitmek: 'Gece boyunca kırlarda yürüdü, dere tepe düz gitti ve bir dağın eteğine geldi.' -İ. O. Anar.

89 görüntülenme

rol çalmak

1) oyun sırasında söz başka bir oyuncuda iken seyircinin ilgisini kendi üzerine çekmek; 2) birinin söyleyeceği sözü ondan önce söylemek.

89 görüntülenme

(bir şeyin) altını kapatmak

ocağın alevini kapatmak: 'Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı.' -H. Taner.

89 görüntülenme

(bir şeyin) arkası gelmek

devamlı olmak, sürekli olmak.

89 görüntülenme

don tutmak

buz tutmak, donmak.

89 görüntülenme

elifi mertek sanmak

çok cahil olmak: 'Bir şişe görürsün, üstünde 'ilaç' yazar. Benim gibi elifi mertek sanan takımdansan şurup sanır içersin, zehirlenir ölürsün.' -R. N. Güntekin.

89 görüntülenme

deve kuşuluk etmek

deve kuşu gibi başını kuma sokup gerçeklerden uzak duracağını sanmak: 'Bu harekete sadece şımarık gözü ile bakmak deve kuşuluk etmek olur.' -H. Taner.

89 görüntülenme

rota kırmak

rota çizgisinden ayrılmak: 'Bir de baktım ki niyetlendiğim gibi kıyıya paralel gitmemiş, rota kırıp açılmışım.' -R. Erduran.

89 görüntülenme

(bir şeyin, bir kimsenin) etrafını almak (sarmak)

çevresinde toplanmak, ortaya almak, kuşatmak: 'Ön arabanın karşısına geçerler, bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığa vurarak etrafını alırlar.' -R. H. Karay. 'Herkes etrafımı sarmış, beni hararetle tebrik ediyorlardı.' -N. F. Kısakürek.

89 görüntülenme

olmayacak duaya âmin demek

gerçekleşmeyecek, sonuç vermeyecek işlerle uğraşmak.

89 görüntülenme

içi burkulmak

bir şeye çok üzülmek: 'Hayatımızda bozukluğunu, yokluğunu içlerimiz burkularak duyduğumuz ne vardır ki millî şuur eksikliğinden gelmesin?' -O. S. Orhon.

89 görüntülenme

aklı bokuna karışmak

kaba korkudan şaşırıp ne yapacağını bilememek.

89 görüntülenme

çağlamadan çatlamak

gerekli olgunluğa erişmeden olgun davranışlarda bulunmak, büyüklük taslamak.

89 görüntülenme

surat mahkeme duvarı

1) asık suratlı, kimseye gülmeyen, suskun duran; 2) utanmaz, sıkılmaz: 'Onda surat mahkeme duvarı, tükürsem yağmur yağıyor sanacak.' -R. N. Güntekin.

89 görüntülenme

üzümün çöpü armudun sapı var demek

her şeyde bir eksiklik bulmak, güç beğenir olmak.

89 görüntülenme

tam adamını bulmak (adamına düşmek)

1) en uygun kişiyi seçmek; 2) alay en uygunsuz kişiyi seçmek.

89 görüntülenme

kimin nesi?

'kimin yakını' anlamında kullanılan bir söz.

89 görüntülenme

gönül avlamak

huyunu suyunu yakından bilerek olumlu davranışta bulunmak, tavlamak: 'İstanbul'un yetiştirdiği mizaçtan anlar, gönül avlamasını bilir dalkavuklardan biriydi.' -A. Ş. Hisar.

89 görüntülenme

haydut gibi

1) insana korku veren, iri yarı (kimse); 2) yaramaz ve sevimli (çocuk).

89 görüntülenme

rüzgâr gelecek delikleri tıkamak

istenmeyen bir durum veya gelişmeye karşı her türlü önlemi almak.

89 görüntülenme

yüreği parça parça olmak

pek çok acımak.

89 görüntülenme

(birini) bozuk para gibi harcamak

değerini düşürecek biçimde bir kimseden yararlanmaya kalkışmak.

89 görüntülenme

kırk kapının ipini çekmek

içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

89 görüntülenme

adı çıkmak

1) kötü bir ün kazanmak: Onun adı çıkmış yoksa fena adam değil. 2) hakkı olmayan bir ün kazanmak: O berberin adı çıkmış, aslında iyi tıraş edemiyor.

89 görüntülenme

çan çalmak

herkese bildirmek.

89 görüntülenme

aklına takmak

sürekli olarak bir şeyi düşünmek, bir düşünceye saplanıp kalmak: 'Tartışma, grevin nereden çıktığını aklına takanlar yüzünden büyüyüp genişledi.' -N. Uygur.

89 görüntülenme

adı gibi bilmek

çok iyi bilmek.

89 görüntülenme

elini kolunu sallaya sallaya gezmek

1) ortada görünmemesi gereken kimse pervasızca dolaşmak; 2) pervasızca, kimseden çekinmeden dolaşmak: 'Bütün memleketi, elimi kolumu sallayarak serbest ve rahat dolaşmaya başlamıştım.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

89 görüntülenme