En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

çileden çıkmak

1) olup bitenler karşısında sabrı ve dayanıklılığı kalmayıp taşkınlık göstermek: 'Ben ötede beride tanıdığım yaşlı başlı Fransızlarla böyle konuştukça kardeşim çileden çıkıyordu.' -B. R. Eyuboğlu. 2) çile süresini bitirmek.

75 görüntülenme

siz sağ olun

'ne yapalım, ziyanı yok' anlamında kullanılan bir söz.

75 görüntülenme

yerle beraber

yer düzeyinde.

75 görüntülenme

put kesilmek

sessiz ve hareketsiz bir durum almak: 'Görmediniz mi, adını söyleyince herkes put kesiliyor.' -A. H. Tanpınar.

75 görüntülenme

dikiş atmak

yarılan veya yırtılan deriyi dikişle bir araya getirip tutturmak: Kafasına iki dikiş attılar.

75 görüntülenme

ne haddine!

ona mı düşmüş, ona mı kalmış, ona düşmez: Böyle yazı yazmak onun ne haddine!

75 görüntülenme

bağrına basmak

1) kucaklamak: 'İzmir'den kalkıp Mısır'a kadar beni görmeye, beni okşamaya, beni bağrına basıp sevmeye gelirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) biriyle ilgilenerek onu koruyup kayırmak, yetiştirmek: 'Sen onu bambaşka duygularla, heyecanlarla bağrına basmak isteyeceksin.' -E. Bener.

75 görüntülenme

merakına dokunmak

ilgisini çekmek.

75 görüntülenme

ölü gözünden yaş ummak

hiç olmayacak yerden, mümkün olmayan durumda yardım veya destek beklemek.

75 görüntülenme

(birine) gurur gelmek

hlk. kurumlanmak.

75 görüntülenme

perhize çekmek

perhizi titizlikle uygulamak: 'Öteki doktor bizi perhize çekerken öldürmüş de haberimiz olmamış.' -M. İzgü.

75 görüntülenme

(birinin) ateşine yanmak

bir kimse yüzünden zarara uğramak.

75 görüntülenme

çirkin kaçmak

hoş olmayan bir durum olmak.

75 görüntülenme

saldırıya uğramak

saldırı karşısında kalmak, tecavüze uğramak.

75 görüntülenme

yaka paça etmek (götürmek)

hiçbir itiraz dinlemeden ve zorla, apar topar götürmek.

75 görüntülenme

uhdesine almak

bir işi üstüne almak, yapacağına söz vermek, sorumluluğu altına almak: 'Kulübün masrafını Türk azalar uhdelerine almışlardır.' -Ö. Seyfettin.

75 görüntülenme

zaman almak

sürmek, devam edip zamanı geçirmek.

75 görüntülenme

yeşil ışık yakmak

uygun olabileceğini, izin verilebileceğini belli etmek: 'Bu anıt, onun kişiliğinin getirdiği bir dokunulmazlıkla daha sonra nice heykellere yeşil ışık yakıyordu.' -H. Taner.

75 görüntülenme

poker çevirmek

poker oynamak: 'Kış geceleri arkadaşlar arasında bir el poker çevirmek de keyiftir.' -P. Safa.

75 görüntülenme

düşüncesini açmak

görüşünü bildirmek.

75 görüntülenme

eti kemiğine yapışmak

çok zayıflamak.

75 görüntülenme

ne lazım

niçin ilgileniyorsun, ilgilenme.

75 görüntülenme

tefrika çıkarmak

birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık yaratmak.

75 görüntülenme

(biri) vazifesinden olmak

görevini yitirmek.

75 görüntülenme

soğuk durmak

ilgisiz, sevimsiz davranmak: 'Suat ilgilerine heyecanla karşılık vermiyor, biraz uzak ve soğuk duruyordu.' -A. İlhan.

75 görüntülenme

yeteri kadar

yetecek ölçüde.

75 görüntülenme

hırgür çıkarmak

kavga etmek, kavga çıkarmak.

75 görüntülenme

gıcık vermek

1) boğazı yakıp kaşındırarak öksürmeye yol açmak; 2) argo bir kimseyi sürekli sinirlendirmek.

75 görüntülenme

meram (meramını) anlatmak

isteğini, derdini anlatmak: 'Gözlerini siyasi ihtiraslar bürüyen kimselere meram anlatmak mümkün olmamıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

75 görüntülenme

tehlikeye atılmak

zarar ve sıkıntılara yol açacak bir davranışta bulunmak: 'Şimdilik sizin tehlikeye atılmanıza hacet yoktur.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

75 görüntülenme