En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

serkeş öküz (son) soluğu kasap dükkânında alır

dikbaşlı olanlar, davranışlarının cezasını görürler, hatta bu davranışları hayatlarına bile mal olabilir.

22 görüntülenme

göz görür, gönül katlanır

kişi, sevdiği bir kimsenin uzak yere gitmesi durumunda onunla görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır.

22 görüntülenme

veren eli herkes öper

yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

22 görüntülenme

bir uyuz keçi bir sürüyü boklar

kötü yaradılışlı, kötü huylu kişi, çevresine hep kötülük aşılar, bir toplulukta huzursuzluk çıkmasına sebep olur.

22 görüntülenme

sıcağa kar mı dayanır?

aşırı harcamalarla eldeki imkânlar çok çabuk tükenir.

22 görüntülenme

aşk ağlatır, dert söyletir

âşığın yüreği yaralıdır ve daima ağlar, bir derdi olan da herkese derdini anlatır.

22 görüntülenme

biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar

herkesin yararlanabileceği şeyden bazıları yararlanır da başkalarına yararlanma fırsatı vermezlerse büyük kavga çıkar.

22 görüntülenme

doğuran avrat Azrail'i yenmiş

yeni doğan çocuğu sürekli ölen kadın doğurmaktan usanmazsa elbet bir gün isteğine kavuşur.

22 görüntülenme

dokuz at bir kazığa bağlanmaz

bir işin başına, tanınmış kişiliği bulunan birçok kimse birden getirilmemelidir, bunlar anlaşamaz ve birbirlerine düşerler.

22 görüntülenme

domuz derisi post olmaz eski düşman dost olmaz

birçok nedenin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık, dostluğa dönüştürülemez.

22 görüntülenme

kambersiz düğün olmaz

her toplantıda veya her işin içinde bulunmak merakında olanlar için yarı sitem, yarı şaka olarak söylenen bir söz.

22 görüntülenme

gün doğmadan kimliği söylenmez

bir iş iyice belli olmadan sonucu hakkında yargı yürütülemez, yarın ne gibi durumlar veya olaylar çıkacağını kimse bilmez.

22 görüntülenme

at at oluncaya kadar sahibi mat olur

bir çocuğu, bir işçiyi yetiştiren her bakımdan çok yorulur, yıpranır.

22 görüntülenme

dost (akraba) ile ye, iç, alışveriş etme

alışverişte iki taraf da kendi çıkarını düşündüğünden iki dost arasındaki alışveriş dostluğu bozabilir, bu nedenle de dostluklarını sürdürmek isteyenler birbirleriyle alışverişte bulunmamalıdırlar.

22 görüntülenme

at binicisine (sahibine) göre kişner (eşinir)

insanlar başlarında bulunan kişinin etkisi altında kalarak onun tutumuna göre davranırlar.

22 görüntülenme

borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol

tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

22 görüntülenme

dost dostun eyerlenmiş atıdır

gerçek dost, arkadaşının sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumdadır.

22 görüntülenme

güneş balçıkla sıvanmaz

herkesin bildiği gerçek inkâr edilemez.

22 görüntülenme

at ölür meydan (nalı) kalır, yiğit ölür şan (namı) kalır

yaşarken iyi işler yapmalı, iyi bir ad bırakılmaya çalışılmalıdır.

22 görüntülenme

dostluk kantarla, alışveriş (hesap) miskalle

iş ilişkilerine dostluk karıştırılmamalıdır.

22 görüntülenme

dostluk okkayla, alışveriş dirhemle

dostluğun tartısı olmaz, alışveriş ise ölçüye göre olur.

22 görüntülenme

borçlunun yalımı alçak olur

borçlu, özellikle alacaklısının yanında göğsünü gere gere gezemez, suçlu gibi durur.

22 görüntülenme

borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)

borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.

22 görüntülenme

karaya sabun, deliye öğüt neylesin

özü bozuk olan şey, düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez.

22 görüntülenme

dut yaprağı açtı, soyun; döktü giyin

dut ağacı yapraklanınca soğuklar biter, dut ağacı yaprağını döktüğü zaman soğuklar başlar; ona göre giyinmek lazımdır.

22 görüntülenme

duvarı nem, insanı gam yıkar

nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.

22 görüntülenme

düğün olur iki kişiye, kaygısı düşer deli komşuya

akılsız kişi, başkalarının eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar.

22 görüntülenme

söyleyene bakma, söyletene bak

içinden geleni söyleyen bir kişinin sözlerine inanmak istediğimiz için bu sözleri ona Tanrı söyletiyor diye düşünürüz.

22 görüntülenme

düğünü okuyucu boklar

iki taraf arasındaki güzel ilişkileri, söz götürüp getiren anlayışsız aracı bozar.

22 görüntülenme

hak yerini bulur (yerde kalmaz)

haksızlık er geç ortaya çıkar.

22 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) pestilini çıkarmak

1) çok yormak; 2) çok dövmek: 'Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı.' -S. F. Abasıyanık.

89 görüntülenme

(bir işe) kendini vermek (vurmak veya çalmak)

bir şeye bütün varlığıyla bağlanmak, başka her şeyle ilgisini kesip tek şeyle aşırı ölçüde ilgilenmek: 'Sattım dükkânı, verdim kendimi tiyatroculuğa.' -N. Hikmet.

89 görüntülenme

(bir işi) aceleye getirmek

bir işi üstünkörü, özenmeden yapmak.

89 görüntülenme

bir işi başından kesmek

yapılması istenmeyen bir işi baştan engellemek.

89 görüntülenme

düğün dernek, hep bir örnek

olayların veya yapılan işlerin hep birbirine benzediğini anlatan bir söz.

89 görüntülenme

eğri gemi doğru sefer

'kullanılan araç yetersiz ancak yapılan iş isteğe uygun' anlamında kullanılan bir söz.

89 görüntülenme

ayılıp bayılmak

1) birini kendinden geçercesine sevmek; 2) aşırı ölçüde sinir bunalımları geçirmek.

89 görüntülenme

buzdolabına kaldırmak

bir konuda anlaşmaya varılamadığı için onu bir süre gündem dışında bırakmak.

89 görüntülenme

duman attırmak

argo kötü duruma düşürmek, geride bırakmak, birini yıldırmak: 'Ama yerine göre karşısına dikilenlere de duman attırır.' -R. N. Güntekin.

89 görüntülenme

ekmek elden su gölden

'kendisi çalışmayıp başkasının kazancıyla geçinme durumu' anlamında kullanılan bir söz: 'Uygar yaşamlarında ekmek elden su göldendi.' -A. Kutlu.

89 görüntülenme

ayın on dördü gibi

yüzü çok güzel (kadın veya kız).

89 görüntülenme

duman etmek

argo 1) dağıtmak, bozmak, yok etmek: 'Ortalığı duman görür, duman etmek isterdi.' -S. F. Abasıyanık. 2) yenmek, başarı sağlamak.

89 görüntülenme

kaşla göz arasında

kimsenin sezmesine imkân vermeyecek kadar kısa bir zaman içinde, çok çabuk: 'Kuzum, kaşla göz arasında ne zaman geldin ve ne zaman kaybettin paranı?' -N. F. Kısakürek.

89 görüntülenme

mart havası gibi

kararsız, huysuz (kimse).

89 görüntülenme

hedef olmak

hoş olmayan herhangi bir davranışa uğramak.

89 görüntülenme

yol tepmek

çok uzun bir süre yürümek: 'Adam onca yolu tepip buraya dek gelmiş.' -T. Oflazoğlu.

89 görüntülenme

denizde kum, onda para

'parası çok kimse, zengin' anlamında kullanılan bir söz.

89 görüntülenme

yol yürümek

yolda gitmek.

89 görüntülenme

helak olmak

1) yok olmak, ölmek: 'Kabızdan helak olma derecesine geldim.' -N. F. Kısakürek. 2) mec. yorulmak, bitkin duruma gelmek: 'Zavallılar kan ter içinde bir yandan karşı taraf içlerini tutacağız, bir yandan forveti besleyip akına yardım edeceğiz diye ileri geri helak olurlar.' -H. Taner.

89 görüntülenme

araya gitmek

harcanmak, karışıklığa kurban olmak.

89 görüntülenme

kıyak geçmek (çekmek)

maddi ve manevi destek olmak.

89 görüntülenme

göz kırpmak

1) göz kapağını kapayıp açmak: 'Hem gülüyor hem sık sık bana kaçamak bakışlarla bakıyor, muziplikle göz kırpıyor.' -A. Ağaoğlu. 2) başkasına söylediklerinin doğru olmadığını işaretle anlatmak için, benimsediği kimseye bakarak gözünü kapayıp açmak: 'İki sahilde pencerelerden damla damla taşan ışıklar güzel aydedeye göz kırpmakta yıldızlarla rekabet ediyor sanılır.' -A. H. Müftüoğlu.

89 görüntülenme

katır kuyruğu gibi kalmak

bir işte ilerlemeden kalmak.

89 görüntülenme

(bir şey) içinde yüzmek

olumlu veya olumsuz bir durumun aşırı derecesinde bulunmak: Para içinde yüzmek. Sefalet içinde yüzmek.

89 görüntülenme

ensesinde boza pişirmek

1) ısıtmak, kızgın duruma getirmek: 'Güneş, bütün gün enselerinde boza pişirmiş, vücutlarının teri mintanlarının üstüne çıkmıştı.' -H. Taner. 2) birini çok üzmek, tedirgin etmek: 'İhtiyarlık kepaze şey... Şimdi çocuk evde ensemde boza pişiriyor.' -R. N. Güntekin. 3) birini bir işi yapıp bitirmesi için sürekli sıkıştırmak.

89 görüntülenme

(bir işten) yüz (yüzünün) akı ile çıkmak

bir işi kendi saygınlığını yitirmeden eksiksiz ve başarılı olarak yapıp bitirmek: 'Biz buraya geldi isek her hâlde yüzümüzün akı ile çıkacağımızdan şüphe etmeyesin!' -E. E. Talu.

89 görüntülenme

(bir yerden) ayağını kesmek

1) bir yere gitmez olmak, uğramamak; 2) başkasını bir yere artık uğramaz duruma getirmek.

89 görüntülenme

esip gürlemek

sinirli bir biçimde kızmak, bağırmak.

89 görüntülenme

yere bakan yürek yakan

'uysal ve uslu göründüğü hâlde sinsice kötülük yapan' anlamında kullanılan bir söz.

89 görüntülenme

fol yok yumurta yok

bir konu ile ilgili ortada hiçbir belirti olmadığı hâlde varmış gibi bir kuşkuya düşüldüğünde kullanılan bir söz: 'Kız kardeşi ile Mahir daha ortada fol yok yumurta yokken gelin güveyi olmuşlar.' -H. R. Gürpınar.

89 görüntülenme