En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

imanına kadar

tkz. (imanına) ağzına kadar, son kertesine kadar, tıka basa, alabildiğince.

74 görüntülenme

satışa gelmek

uydurma bir sebeple ortada bırakılmak.

74 görüntülenme

sorumlu tutmak

sorumlu saymak, mesul olarak görmek: 'Belki bu matbaanın işi ama dergiler elimize ulaşmazsa sizi sorumlu tutarız.' -A. Ümit.

74 görüntülenme

zehir saçmak

çevreye kötü propaganda yapmak veya insanları olumsuz davranışlara yönlendirmek, tahrik etmek, ortalığı karıştırmak: 'Bunlar, etraflarına mütemadiyen zehir saçmakta ve kendi kuruntularını ancak birtakım garip snopluklarla avutmaya çalışmaktadırlar.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

74 görüntülenme

nihayet vermek

1) ilişkiyi kesmek, bir işi, alışkanlığı yapmaktan vazgeçmek: 'Tekaüt olduktan sonra doktorlara inat, oburluğa, nargileye bir nihayet vermemişti.' -Ö. Seyfettin. 2) bitirmek, tamamlamak, sonuçlandırmak: 'Bu komediye nihayet vermek, buraya bir daha gelmemek üzere çıkıp gitmek isterdim.' -H. E. Adıvar.

74 görüntülenme

sorumluluk almak

sorumluluk yüklenmek.

74 görüntülenme

temize çıkmak

huk. aklanmak: 'Gazete kendi evin, temize çıktığın gün gelmezsen küserim bak.' -A. İlhan.

74 görüntülenme

(birinin) düğününde kalburla (elekle) su taşımak

bir yardımına karşılık olarak bekâr bir kimseye çok büyük bir yardımda bulunma sözü vermek.

74 görüntülenme

şüphe uyanmak

kuşku uyanmak.

74 görüntülenme

daktiloya çekmek

yazı makinesiyle yazmak: 'İmtihanlarına çalışırken destek veriyor, tezlerini daktiloya çekiyordu.' -A. Kulin.

74 görüntülenme

kılıbıklık etmek

kılıbığa yakışan davranışlarda bulunmak.

74 görüntülenme

kapı kapı aramak

her yeri aramak.

74 görüntülenme

meydana çıkarmak

1) açıklığa kavuşturmak, ortaya çıkarmak, belli etmek: 'Marifetlerini birer birer meydana çıkarıyor.' -R. H. Karay. 2) bularak ortaya çıkarmak.

74 görüntülenme

kendini bir yerde bulmak

farkında olmadan bir yere ulaşmış olmak: 'Hacı Arif Efendi bu kıyametin içinde yarım saat boşluktan sonra kendini bir bostanın içinde buldu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

74 görüntülenme

nispet kabul etmemek

eşit tutmamak, oranlamamak.

74 görüntülenme

tenceresi kaynarken, maymunu oynarken

geçimi yolunda, keyfi yerindeyken.

74 görüntülenme

lambayı açmak

1) ışığı yakmak; 2) lambanın fitilini yükseltip ışığını çoğaltmak.

73 görüntülenme

köstek vurmak

1) hayvanın ayağına köstek bağlamak; 2) mec. kösteklemek; 3) sp. güreşte hasmın bir veya iki ayağını sımsıkı yakalamak.

73 görüntülenme

minderden kaçmak

1) güreşte oyuna katılmamak; 2) güreşte oyun sırasında minderin dışına çıkmak.

73 görüntülenme

pes demek

karşısındakinin kendisinden daha üstün olduğunu kabul etmek, boyun eğmek.

73 görüntülenme

yuları takmak

birini sözünden çıkamayacak duruma getirmek, egemenliği altına almak: 'O da sana er geç yuları takar, benden beter olursun.' -R. N. Güntekin.

73 görüntülenme

post elden gitmek

1) öldürülmek; 2) bulunduğu yüksek makamdan ayrılmak zorunda kalmak.

73 görüntülenme

üstüne fenalık gelmek

aşırı derecede sıkılmak, pek bunalmak: 'Bütün kan başıma çıktı, üstüme bir fenalık gelir gibiydi.' -M. Ş. Esendal.

73 görüntülenme

üstüne olmamak

daha üstü, iyisi bulunmamak: 'İngiliz gemisi üstüne gemi olmaz.' -M. Ş. Esendal.

73 görüntülenme

para kesmek

1) para basmak; 2) mec. çok para kazanmak: 'Büyük para kesiyor, yeni yeni bilezikler alıyor.' -H. R. Gürpınar.

73 görüntülenme

akla fenalık vermek

çok şaşırtmak, çıldırtmak, zıvanadan çıkarmak: 'Aman ya Rabbi, akla fenalık verecek hadiseler bundan sonra başladı.' -R. H. Karay.

73 görüntülenme

andını bozmak

andına uymamak, andına aykırı davranmak.

73 görüntülenme

muhabbet beslemek

sevgi duymak.

73 görüntülenme

parasını çıkarmak

anaparayı kurtarmak, masrafını çıkarmak.

73 görüntülenme

israfa kaçmak

gereksiz yere aşırı harcamalarda bulunmak.

73 görüntülenme