En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

dozunu ayarlamak

1) ilacın ölçüsünü aşmamak, gerektiği kadar vermek; 2) mec. ölçüyü aşmamak, aşırı davranmamak: 'Saygının ve sevginin dozunu iyi ayarlayabilmeli insan.' -A. İlhan.

73 görüntülenme

güçlüğü (güçlükleri) yenmek

bir güçlüğü, zorluğu ortadan kaldırmak.

73 görüntülenme

hayır dua etmek

iyi dileklerde bulunmak.

73 görüntülenme

aklına sığdırmak

bir şeyin olabileceğine inanmak, aklı almak.

73 görüntülenme

manasına gelmek

anlamına gelmek.

73 görüntülenme

kurşun sıkmak

silahı ateşlemek, mermi yakmak: 'Az bir sürede bütün köy bu kurşunları sıkanın Hasan olduğunu öğrendi.' -Y. Kemal.

73 görüntülenme

sürtünüp durmak

çıkarı, kazancı için yaltaklanıp durmak.

73 görüntülenme

şerbet gibi

yumuşak, güzel (hava).

73 görüntülenme

yüreğinden gelmek

bir şeyi isteyerek, severek yapmak: 'Piyanistin takdiri yüreğinden geliyordu.' -H. E. Adıvar.

73 görüntülenme

sıra saygı gözetmek

karşılıklı saygı göstermek.

73 görüntülenme

yedikleri içtikleri ayrı gitmemek

her zaman bir arada olmak ve sıkı ilişki içinde bulunmak.

73 görüntülenme

ortam yaratmak

imkân sağlamak: 'Devlet ... elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.' -Anayasa.

73 görüntülenme

denize açılmak

kıyıdan çok uzaklaşmak: 'Denize açıldıktan beş on gün sonra iki ciddi fırtına ile karşılaştım.' -Halikarnas Balıkçısı.

73 görüntülenme

dut gibi olmak

1) çok sarhoş olmak; 2) utanmak, mahcup olmak.

73 görüntülenme

pazara çıkarmak

satılığa çıkarmak.

73 görüntülenme

yüreği götürmemek

dayanmamak, katlanamamak.

73 görüntülenme

saçları iki türlü olmak

yaşı ilerlemiş bulunmak.

73 görüntülenme

çene yarıştırmak

karşılıklı gevezelik etmek, çok konuşmak: 'Çene yarıştırmak gelmiyordu içimden.' -O. Kemal.

73 görüntülenme

kuşa benzemek (dönmek)

bir şey düzeltilmek istenirken komik veya biçimsiz bir duruma gelmek.

73 görüntülenme

şaka gibi gelmek

bir türlü inanamamak.

73 görüntülenme

yemin billah vermek

yemin etmek.

73 görüntülenme

çenesi atmak

can çekişirken çenesi titremek: 'Hasta aksırır gibi bir ses çıkardı. Döndü, baktı; -Ne istiyor?... dedi, ağa cevap vermedi. Çenesi atıyordu.' -Ö. Seyfettin.

73 görüntülenme

kuşkusu kalmamak

bir konuda her şeyi bilmek, şüphe duymamak: 'Tek kuşkum kalmamış evrende, hangi konu açılsa tek sözle ağzını tıkarım bütün bilgilerin.' -T. Oflazoğlu.

73 görüntülenme

çenesi durmamak

gereksiz yere sürekli konuşmak.

73 görüntülenme

duyuruda bulunmak

duyurmak.

73 görüntülenme

masraf kapısı açmak

para harcamayı gerektiren bir işe girişmek.

73 görüntülenme

sırtüstü yatmak

1) sırtı yere gelmek üzere yatmak: 'Sırtüstü yatıp gözlerinizi kara bir bezle bağlayın.' -H. Taner. 2) hiçbir şey yapmamak: 'Üç gün sırtüstü yattım trende.' -N. Hikmet. 3) mec. çalışmadan rahat bir yaşam sürmek.

73 görüntülenme

masrafı çekmek

bir iş için gereken parayı ödemek, gideri karşılamak.

73 görüntülenme

yürek vermek

yüreklendirmek, cesaretlendirmek.

73 görüntülenme

namazı kılınmak

Müslüman birinin cenaze namazı kılınmak: 'Bir akşam uyudu / Uyanmayıverdi / Aldılar götürdüler / Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü' -O. V. Kanık.

73 görüntülenme