En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) başına gaile açmak

sıkıntı yaratmak, üzüntü vermek: 'Devletin başına sayısız gaileler açmak yolunda hiçbir fırsatı kaçırmadı.' -S. Ayverdi.

99 görüntülenme

şeytana uymak

kötü bir şey yapma isteğine kapılmak.

99 görüntülenme

benzi kül gibi olmak

yüzünden kan çekilmek, yüzü sararmak.

99 görüntülenme

çocuk olmak

çocuklaşmak.

99 görüntülenme

poz kesmek (yapmak)

çalım atmak, afili görüntü vermek.

99 görüntülenme

aslı faslı olmamak

gerçekliği, doğruluğu bulunmamak: 'Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı.' -S. F. Abasıyanık.

99 görüntülenme

ne yaparsın (yapmalı) ki

ne çare ki.

99 görüntülenme

bakış atmak

kısa bir süre bakıp geçmek: 'İki yanından bağrışanlara anlamadığı bir dilden konuşuyorlarmış gibi birer bakış attı.' -N. Cumalı.

99 görüntülenme

komadan çıkmak

komaya giren hasta bu durumdan kurtulmak, ölümden dönmek.

99 görüntülenme

berabere kalmak

1) aynı sayıyı almak; 2) başa baş gelmek.

99 görüntülenme

tekerine (tekerinin önüne) taş koymak

tekere çomak sokmak: 'Kırıp geçirmeye niyet etmişti ama ah bu kadın, gene tekerine taş koymuştu.' -O. Kemal. 'Doğrudur dedik herife, tekerimizin önüne taş koyma dedik, anlatamadık.' -K. Korcan.

99 görüntülenme

(birini) gözüm görmesin

'bana görünmesin, yüzünü görmek istemem' anlamında kullanılan bir söz.

99 görüntülenme

komplekse kapılmak

aşağılık duygusu hissetmek: 'Haklarında yazılan yüceltici eleştirileri de tam anladığımı söyleyemem. O zaman biraz komplekse kapılıyorum.' -N. Meriç.

99 görüntülenme

baktıkça alır

'güzelliği birdenbire göze çarpmaz' anlamında kullanılan bir söz.

99 görüntülenme

dili kılıçtan keskin

kırıcı ve ağır konuşan.

99 görüntülenme

kabuğu dışına çıkmak

içinde bulunduğu ortam veya durumdan ayrılmak.

99 görüntülenme

yoksun kalmak

sahip olunan bir şeyi kaybetmek, kullanamamak: 'Ben de kendimi, köklerinden yoksun kalmış herkesin düştüğü o sefahat âleminin gergin tekdüzeliğine bırakmıştım.' -R. Mağden.

99 görüntülenme

gurk etmek

tavuk kuluçkaya yatmak isterken veya yavrularını çağırırken 'gurk gurk' diye ses çıkarmak.

99 görüntülenme

eylem koymak

eylemde bulunmak.

99 görüntülenme

çekip gitmek

bırakıp gitmek, ayrılmak, savuşmak: 'Sırf bu parayı ödeyemiyorum diye çekip gitmesini bağışlamıyordu.' -T. Buğra.

99 görüntülenme

hizmetinde olmak

birinin yanında çalışmak, işlerini yapmak.

99 görüntülenme

ağzını sıkı (pek) tutmak

sır vermemek.

99 görüntülenme

bant doldurmak

bir banda ses kaydetmek.

99 görüntülenme

ağzının payını (ölçüsünü) almak

verilen karşılıkla bir kimseye söylediğine veya yaptığına pişman olmak.

99 görüntülenme

(birinin) eli ayağı (olmak)

yardımcısı (olmak), her işine yarar (olmak).

99 görüntülenme

lapa gibi

yumuşak, gevşek bir biçimde: 'Sen de kendini lapa gibi bırakma!' -B. Felek.

98 görüntülenme

havanda su dövmek

boşuna uğraşmak: 'Havanda su dövmeyelim, önce namussuzu bulalım sonra bunları konuşalım.' -M. İzgü.

98 görüntülenme

fırıldak çevirmek (döndürmek)

isteğini elde etmek için hileli yollara başvurmak: 'Anasının gözü kardeşi, işi gücü fırıldak çevirmek.' -A. İlhan.

98 görüntülenme

payanda vurmak

payandalamak.

98 görüntülenme

Hakk'ın rahmetine kavuşmak (Hakk'a kavuşmak, Hakk'a yürümek)

ölmek: 'Hüsmen Hakk'a kavuştu diye mırıldandı.' -R. H. Karay.

98 görüntülenme