En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

geçmiş ola

'o fırsat bir daha ele geçmez' anlamında kullanılan bir söz.

96 görüntülenme

şöyle bir bakmak (göz atmak)

kısaca bakmak.

96 görüntülenme

zararlı çıkmak

1) bir işin sonunda değerli sanılan bazı şeyleri yitirmek; 2) zarar etmek: 'Bu kitap, kendi ağırlığında altınla dahi satılsa satan yine zararlı çıkar.' -A. Kabaklı.

96 görüntülenme

şu günlerde (sırada)

1) çok uzak olmayan bir zamanda; 2) içinde yaşadığımız günlerde: 'Şu sırada bütün belalar neredeysem gelip beni buluyor.' -A. İlhan.

96 görüntülenme

meteliğe kurşun atmak

parası kalmamak.

96 görüntülenme

sonunu getirememek

iyi başladığı bir işi başarıyla bitirememek.

96 görüntülenme

püf desen uçacak

çok zayıf kimseler için kullanılan bir söz.

96 görüntülenme

hocalık etmek

1) öğretmenlik yapmak: 'Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş.' -R. E. Ünaydın. 2) mec. akıl öğretmek, öğüt vermek: 'Böyle heybetli, akıllı adam, sana hocalık etmiş adam ölür mü hiç?' -N. Hikmet.

96 görüntülenme

uykusunu almak

uykusunu tam olarak uyumak.

96 görüntülenme

nezaket göstermek

davranışlarda nazik olmak: 'Galiba beni tanımış olacak, ondan sonra biraz fazla nezaket göstermek istedi.' -M. Ş. Esendal.

96 görüntülenme

kredisi düşmek

güvenilirliği, saygınlığı yitmek.

96 görüntülenme

satıya çıkarmak

satışa çıkarmak.

96 görüntülenme

... demeye getirmek

doğrudan söylemeyip dolayısıyla anlatmak: 'Hadi, sedirin önünde tepsiyi elimden sen al, demeye getiriyormuş.' -A. Ağaoğlu.

95 görüntülenme

... yaşını sürmek

... yaşında olmak: 'Artık çocuk değilsin, on yedi yaşını sürüyorsun.' -O. V. Kanık.

95 görüntülenme

demediğini bırakmamak (koymamak)

birisi için kırıcı, ağır, ileri geri konuşmak.

95 görüntülenme

başını kurtarmak

1) canını korumak; 2) geçimini sağlayacak bir duruma gelmek.

95 görüntülenme

(her biri başka bir) hava çalmak

her biri, birbiriyle çelişen, birbirine uymayan davranış ve düşüncede bulunmak.

95 görüntülenme

iftira atmak

iftira etmek: 'Elin nur topu gibi kızına iftira atmak doğru mu?' -A. Gündüz.

95 görüntülenme

gözden çıkarmak

bir mal, para, değer yargısı vb. maddi veya manevi varlığın elden çıkarılmasını kabul etmek: 'İnsan, emeğini o kadar kolay gözden çıkaramıyor.' -A. Ağaoğlu.

95 görüntülenme

gık dedirtmemek

ses çıkarmasına fırsat vermemek.

95 görüntülenme

alaya almak

alay etmek, eğlenmek: 'Büyük İskender'den de bir şey yaşadığını seziyor ve kendi kendisini alaya alıyor.' -N. F. Kısakürek.

95 görüntülenme

(bir yeri birine) zindan etmek

bir yeri yaşanmaz, huzursuz, rahatsız, zevk alınmaz bir duruma getirmek: 'Ah evladım, sorma, onu bir zalim herif aldı, zavallı tazeye dünyayı zindan etti.' -Ö. Seyfettin.

95 görüntülenme

cepten vermek

kendi kesesinden, kendi malından ödemek: 'Kâğıt parasını oyuna başlamadan peşinen cepten vereceğiz.' -K. Tahir.

95 görüntülenme

kamp kurmak

kamp için kalınacak yerde gerekli düzeni sağlamak.

95 görüntülenme

garanti vermek

güvence altına almak: 'Bu konuda size bütün ciddiyetimle garanti verebilirim.' -M. Yesari.

95 görüntülenme

bembeyaz kesilmek (olmak)

beklemediği bir durum karşısında beti benzi atmak.

95 görüntülenme

Allah bir dediğinden başka sözüne inanılmaz

birinin çok yalancı olduğunu anlatmak için söylenen bir söz.

95 görüntülenme

bahtı kapanmak

1) talihsizliğe uğramak, istenen sonuca ulaşmamak; 2) evlenememek.

95 görüntülenme

gayretine dokunmak

bir işi yapamayacağını ileri sürenlere kızarak veya kendisinin yapması beklenen işi başkasının yapmasından utanç duyarak başarmaya çalışmak.

95 görüntülenme

yıldız akmak (kaymak, uçmak)

yıldız gökyüzünde hızla yer değiştirmek.

95 görüntülenme