En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

itimat beslemek

güven duymak, güvenmek.

71 görüntülenme

kocakarılığı tutmak

geçimsiz, inatçı, şirret yaşlı bir kadın gibi davranmak: 'Fakat kocakarılığı tutup kavgaya başlayınca Allah saklasın!' -R. N. Güntekin.

71 görüntülenme

hesapta olmamak

daha önce düşünülen şeylerin dışında olmak.

71 görüntülenme

kocaya kaçmak

kız ailesinin izni olmadan ve nikâhlanmadan bir erkekle kaçmak: 'Büyük kızı kocaya kaçtığı zaman küçükleri on iki dönüm tarlanın hakkından gelecek kadar yetişkindiler.' -N. Cumalı.

71 görüntülenme

yağıp gürlemek

birine çok sinirlenmek: 'Ne diyor, arkamdan yağıp gürlüyor mu?' -O. Kemal.

71 görüntülenme

yerinden fırlamak

oturulan yerden hızla kalkmak.

71 görüntülenme

of çekmek

oflamak: 'Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır' -Halk türküsü.

71 görüntülenme

gaflet uykusuna dalmak (yatmak)

1) dalgınlıktan ileri gelen uyuşukluk içinde olmak; 2) idraksizlik, bilgisizlik, aymazlık içinde olmak.

71 görüntülenme

höt demek

gözdağı vermek, korkutmak.

71 görüntülenme

sakalına kar yağmak

sakalı aklaşmaya başlamak.

71 görüntülenme

zaafa kapılmak

direnme gücü gösterememek: 'Genç adamı her gördüğünde, zaafa kapılarak bütün hakaretlerini bağışlar olmuştu.' -A. Kulin.

71 görüntülenme

kodesi boylamak

cezaevine girmek.

71 görüntülenme

siyem siyem ağlamak

iplik iplik gözyaşı dökmek.

71 görüntülenme

şerh düşmek (koymak)

alınan karar veya kararlara karşı olumsuz yönde yazılı görüş bildirmek.

71 görüntülenme

ne kadar olsa

ne de olsa, sonuçta: 'Eh ne kadar olsa anadır. Ben de acıdım.' -M. Ş. Esendal.

71 görüntülenme

yakadan atmak

savıp kurtulmak.

71 görüntülenme

yersiz yurtsuz kalmak

1) barınacak bir yeri bulunmamak, oturacak yeri olmamak: 'Dünya üzerinde yersiz yurtsuz kalmış iki arkadaş.' -R. H. Karay. 2) bütün varlığını yitirip çok zor durumda olmak: 'Vaktiyle bir mahalle halkını barındıran hanların, bir çarşı teşkil eden dükkânların sahibi şimdi yersiz, yurtsuz kalmıştır.' -A. Ş. Hisar.

71 görüntülenme

kan kaybetmek

1) herhangi bir nedenle vücuttan çok kan akmak: 'Kadın o kadar kan kaybetmiş ki az daha ölecekmiş.' -M. Ş. Esendal. 2) mec. güçsüzleşmek, etkisini kaybetmek.

71 görüntülenme

şeytan geçmiş gibi

birkaç kişinin konuştuğu sırada kısa bir süre sessizlik olması durumunda kullanılan bir söz.

71 görüntülenme

salta durmak

köpek arka ayakları üzerine kalkmak.

71 görüntülenme

Allah derim

yapılan bir iş için sorulan 'ne dersin?' sorusuna karşı 'söyleyecek başka söz bulamıyorum' anlamında kullanılan bir söz.

71 görüntülenme

yıkım olmak

büyük zarara yol açmak.

71 görüntülenme

laf yapmak

dedikodu yapmak.

71 görüntülenme

umut bırakmak

bir kimsede umut uyandırmak, umut vermek.

71 görüntülenme

kabahat işlemek (etmek)

suç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak: 'Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum.' -H. R. Gürpınar.

71 görüntülenme

yakınlık göstermek

biriyle ilgilenmek, sevgiyle davranmak.

71 görüntülenme

yıldırım çarpmışa dönmek

apansız kötü bir durum karşısında kalıp ne yapacağını bilememek.

71 görüntülenme

sandık düzmek

çeyiz hazırlamak: 'İleride yine ona gönderilmek üzere bir de sandık düzmesine ne mâni vardı.' -R. N. Güntekin.

71 görüntülenme

yıldız akmak (kaymak, uçmak)

yıldız gökyüzünde hızla yer değiştirmek.

71 görüntülenme

in cin yok

hiç kimse yok.

71 görüntülenme