En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

çeteleye dönmek

insanın yüzünde veya başka bir tarafında birçok kesik ve sıyrık oluşmak.

97 görüntülenme

uyku çekmek

iyice uyumak: 'Erken yattığı gamlı gecelerde geniş kanepenin üstünde uykusunu çekiyordu.' -M. Ş. Esendal.

97 görüntülenme

kum dökmek

idrar yoluyla böbreklerde oluşan kum taneciklerini vücuttan atmak.

97 görüntülenme

kendini aşağı görmek

kendini başkalarından değersiz görmek: 'Onun perişan kalbine ölümden beter bir felç illetini, kendini aşağı görme ukdesini yerleştirmiştir.' -N. F. Kısakürek.

97 görüntülenme

borcunu kapatmak

borcunu ödeyip bitirmek.

97 görüntülenme

şüphe bırakmamak

kuşkuya sebep olan bütün ihtimalleri ortadan kaldırmak.

97 görüntülenme

imtihan vermek

1) sınanmak; 2) tehlikeli ve zor bir durumdan zarar görmeden iyi bir sonuca ulaşmak.

97 görüntülenme

bıçak gibi kesilmek

söz, konuşma, sohbet birden bitmek, duruvermek: 'Bu tatlı sohbetin arasında kapı çalındı, lakırtıları bıçak gibi kesildi.' -H. E. Adıvar.

97 görüntülenme

dedikodu çıkarmak

birisi hakkında dedikodu ortaya atmak.

96 görüntülenme

yem kestirmek

yolda durup hayvanlara yem yedirmek.

96 görüntülenme

ortadan kaldırmak

1) saklamak; 2) yok etmek. 3) mec. öldürmek: 'Mithat Paşa ve emsalini ortadan kaldırmak için ...' -Y. Z. Ortaç.

96 görüntülenme

sürtünüp durmak

çıkarı, kazancı için yaltaklanıp durmak.

96 görüntülenme

eliyle koymuş gibi

aramadan, kolayca: 'Eliyle koymuş gibi rafta çay kavanozunu buldu.' -O. Rifat.

96 görüntülenme

işi üç nalla bir ata kalmak

eline önemsiz bir imkân geçtiğinde büyük işlerin düşüne kapılanlar için söylenen bir söz.

96 görüntülenme

tundan tuna atmak

bir kişiyi uzaklara sürüp dolaştırmak.

96 görüntülenme

nağme yapmak

tkz. 1) bildiği bir şeyi bilmez görünmek; 2) bahane ileri sürmek.

96 görüntülenme

eriyip bitmek

üzüntü ve sıkıntıdan çok zayıflamak: 'O zaman da ben kahır yüzünden eriyip bitmiş olacağım.' -P. Safa.

96 görüntülenme

vitese takmak

motorlu taşıtlarda vites kolunu uygun duruma getirip aracı kalkışa hazır durumda tutmak.

96 görüntülenme

turşuya dönmek

çok yorulmak, bitkinleşmek: 'Zaten yerinden kımıldanacak hâli kalmamıştı, turşuya dönmüştü ve lakin kabadayılığı da elden bırakmıyordu.' -N. Hikmet.

96 görüntülenme

tutkuya kapılmak

aşırı istek ve eğilim içinde olmak.

96 görüntülenme

neler

çok ve çeşitli şeyler: Bugün neler gördük.

96 görüntülenme

alacağına şahin, vereceğine karga (kuzgun)

alacağını isterken ısrar eden, borcunu öderken de güçlük çıkaran kimse.

96 görüntülenme

ya herrü ya merrü

zor, tehlikeli bir durum karşısında 'ne olursa olsun' gibi kötü ihtimalin de göze alındığını anlatan bir söz: 'Ama çocukluk işte, şeytan dürttü, ya herrü ya merrü deyip birden yukarı bakıverdim.' -H. Taner.

96 görüntülenme

iştaha gelmek

arzulamak.

96 görüntülenme

kaynanalık taslamak

kaynana gibi davranmak: 'Hani kayınvalidem olsa, canım yanmayacak ama bana sürekli kaynanalık taslayan hanım, kocamın anası bile değil.' -A. Kulin.

96 görüntülenme

kalıp kesilmek

olduğu gibi kalmak: 'Lakin sonra mandalın gürültüsü, kanadın gıcırtısını duyunca hemen yerine donmuş, yatmış, kalıp kesilmişti.' -R. H. Karay.

96 görüntülenme

ikbali sönmek

daha önce iyi olan durumu veya işi bozulmak.

96 görüntülenme

omuz öpüşmek

eşit derecede olmak.

96 görüntülenme

çıngar çıkarmak (koparmak)

gürültü, kavga çıkarmak.

96 görüntülenme

babasının (babalarının) çiftliği

bir malı veya kuruluşu yalnızca kendi çıkarlarına araç yapanlar için kullanılan bir söz.

96 görüntülenme