En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

tatil yapmak

1) tatile çıkmak; 2) işe ara verip dinlenmek.

93 görüntülenme

kalıbından utanmamak

dıştan görüntüsünün verdiği etkiyi hiçe saymak: 'Yalan söylüyorsun ha bire kalıbından utanmadan, sana inanmıyorum.' -K. Korcan.

93 görüntülenme

zevk etmek

eğlenmek.

93 görüntülenme

yüzüne bakmaya kıyamamak

biri çok güzel olmak.

93 görüntülenme

sipariş vermek

bir şeyin yapılmasını, getirilmesini veya gönderilmesini birine ısmarlamak.

93 görüntülenme

gözü alışmak

1) önceden iyi göremediği bir şeyi sonradan görür olmak; 2) mec. bir şey ilk etkisini yitirmek, yadırganmaz olmak.

93 görüntülenme

kolaçan etmek

1) çevrede olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak: 'Çevremizi bir kolaçan edelim hele nerde olduğumuzu iyice anlayalım.' -T. Oflazoğlu. 2) bir şeye öğrenmek amacıyla kısaca bakmak, göz atmak.

93 görüntülenme

merakından çatlamak

1) çok kaygılanmak; 2) bir şeyi öğrenmek isteğini aşırı ölçüde duymak: 'Rica ederim söyleyiniz, merakımdan çatlayacağım.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

93 görüntülenme

röntgen çekmek

1) herhangi bir organın durumunu tespit etmek için film çekmek; 2) mec. bir olayın bütün geçmişini ve durumunu belirlemek.

93 görüntülenme

sancak göstermek

den. gemi, ulusunu belirten sancağını göndere çekmek.

93 görüntülenme

umut bağlanmak

olmasını, olacağını ummak.

93 görüntülenme

sandığa gitmek

1) seçim kararı almak; 2) oy kullanmak.

93 görüntülenme

kabahat işlemek (etmek)

suç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak: 'Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum.' -H. R. Gürpınar.

93 görüntülenme

benzi solmak

gücünü yitirmek, sağlık sorunu olmak.

93 görüntülenme

eceline susamak

ölmek istermiş gibi tehlikeli işlere girişmek.

93 görüntülenme

öpücük göndermek (yollamak)

parmaklarının iç ucunu öpüp birine atar gibi yaparak onu selamlamak: 'Kocaman avuçlarından bir öpücük gönderdi.' -S. F. Abasıyanık.

93 görüntülenme

lafı uzatmak

konuşmayı gereksiz bir biçimde başka sözlerle sürdürmek: 'Lafı uzatmadım, kelimesi kelimesine cevap vermeye takatim yoktu.' -E. İ. Benice.

93 görüntülenme

beyaza çekmek

yazıyı temize çekmek: 'Dört satırlık bir beyaza çekmek için de kan terlere batar.' -H. R. Gürpınar.

93 görüntülenme

beyin yıkamak

ruh b. insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönde düşünür ve davranır duruma getirmek amacıyla çeşitli yollarla etkilemek.

93 görüntülenme

yay gibi

1) eğri: '... ama işe yaramadı, yay gibi kaşlar birbirlerine yaklaşır gibi oldular.' -T. Buğra. 2) çok gergin.

92 görüntülenme

... duygusu uyandırmak

bir duygu oluşturmak: 'Bu çeşit mülahazalar bizde ancak bir isyan duygusu uyandırabilirdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

92 görüntülenme

ihanete uğramak

aldatılmak, sadakatsizlik görmek: 'Nerede sadakat beklersek orada ihanete uğrarız.' -A. Ş. Hisar.

92 görüntülenme

iş edinmek

1) bir şeyi görev, meslek olarak kabul etmek: 'Yazar mutlaka bir diyeceği olan adam değil, yazmayı kendisine iş edinmiş adamdır.' -N. Ataç. 2) bir şeyi kendi uğraşı, sorunu durumuna getirmek.

92 görüntülenme

canına acımamak

kendini düşünmeden, kendine bakmadan yaşamak.

92 görüntülenme

ne Şam'ın şekeri ne Arap'ın zekeri (yüzü)

yararı olsa bile istenmeyen kimseler için söylenen bir söz.

92 görüntülenme

çocukluğu tutmak

çocuksu davranışlarda bulunmak.

92 görüntülenme

boğazını sıkmak

bunaltmak, sıkıntı vermek: 'Müfit, boğazını sıkan büyük öfke ile titreyerek başını çevirdi.' -P. Safa.

92 görüntülenme

bok karıştırmak

kaba bir işi bozacak biçimde davranmak.

92 görüntülenme

dizlerinin bağı çözülmek

korkudan ayakta duramayacak duruma gelmek: 'Mengene gibi bir el, cerrahın yakasına yapışınca zavallının dizlerinin bağı çözülecek gibi oldu.' -İ. O. Anar.

91 görüntülenme

defterinde yazmamak

kitabında yer almamak.

91 görüntülenme