En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

öpücük göndermek (yollamak)

parmaklarının iç ucunu öpüp birine atar gibi yaparak onu selamlamak: 'Kocaman avuçlarından bir öpücük gönderdi.' -S. F. Abasıyanık.

67 görüntülenme

(birinin) dişini sökmek

kötülük edemeyecek duruma getirmek.

67 görüntülenme

zararlı çıkmak

1) bir işin sonunda değerli sanılan bazı şeyleri yitirmek; 2) zarar etmek: 'Bu kitap, kendi ağırlığında altınla dahi satılsa satan yine zararlı çıkar.' -A. Kabaklı.

67 görüntülenme

kantarlıyı savurmak

ağır bir biçimde sövmek.

67 görüntülenme

rahat bırakmak

daha rahat ve huzurlu oturmayı sağlamak.

67 görüntülenme

söylemesi ayıp

utanılacak bir durumun açıklanması sırasında kullanılan bir söz: 'O zamana kadar hamallık, boyacılık, müvezzilik ve söylemesi ayıp hırsızlık yapmıştı.' -S. F. Abasıyanık.

66 görüntülenme

kafa kalmamak

zihin yorularak çalışmaz olmak.

66 görüntülenme

havayı bozmak

bir topluluğun keyfini kaçırmak: 'Şirket kurulalı beri Nihat kadar ticarethanenin havasını bozan bir memur gelmemişti.' -H. E. Adıvar.

66 görüntülenme

günü gününe uymaz

her zaman aynı durumda bulunmaz, kararsız.

66 görüntülenme

(bir durum birinin) sinirine dokunmak

hoşuna gitmemek, sinirlendirmek: 'Bu söz sarhoş olmayan zevcesinin fena hâlde sinirine dokunmuş.' -R. N. Güntekin.

66 görüntülenme

mütalaada bulunmak

görüş veya düşünce ileri sürmek.

66 görüntülenme

yüzüne bakmaya kıyamamak

biri çok güzel olmak.

66 görüntülenme

birbirinin gözünü oymak

aralarında aşırı geçimsizlik olmak.

66 görüntülenme

sipsivri kalmak

herkesin çekilmesiyle yalnız kalmak veya ortada kalmak.

66 görüntülenme

menopoza girmek

1) âdetten kesilmek, doğurma özelliğini yitirmek, hayızdan nifastan kesilmek: 'Yakışmıyordu bu hafiflik çoktan menopoza girmiş bir kadına.' -İ. Aral. 2) mec. bu sebeplerden dolayı kadın bunalım içerisinde olmak.

66 görüntülenme

öne almak

bir şey veya bir kimseye öncelik tanımak: 'Sıraya koyunca en önemlisini öne almak lazım geldi.' -B. Felek.

66 görüntülenme

beyaza çekmek

yazıyı temize çekmek: 'Dört satırlık bir beyaza çekmek için de kan terlere batar.' -H. R. Gürpınar.

66 görüntülenme

beyin yıkamak

ruh b. insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönde düşünür ve davranır duruma getirmek amacıyla çeşitli yollarla etkilemek.

66 görüntülenme

kâbus görmek

1) korkulu rüya görmek; 2) büyük sıkıntı, korku duymak.

66 görüntülenme

kor gibi yanmak

1) çok parlamak: 'Gözleri kor gibi yanan ve bir ölüden daha sarı olan diğer bir yaralı yatıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) büyük üzüntü çekmek.

66 görüntülenme

korunma görmek

anlayış veya hoşgörü ile karşılanmak: 'Hiçbir düşünce ve mülahazanın ... Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği...' -Anayasa.

66 görüntülenme

telvis etmek

kirletmek, pisletmek.

65 görüntülenme

pazar kayığı gibi

çok yüklenmiş (taşıt).

65 görüntülenme

şaka etmek

bir kimseye eğlenmek amacıyla takılmak.

65 görüntülenme

yer yerinden oynamak

1) bir iş çok gürültülü, telaşla ve heyecanla yapılmak: 'Ertesi gün cenaze kaldırılırken yer yerinden oynamalıydı.' -H. Topuz. 2) bir olay toplumda büyük tedirginlik yaratmak.

65 görüntülenme

şart etmek

'şart olsun' diyerek yemin etmek: 'Anası, oğlan gelirse içeri almayacağına şart etmişti.' -M. Ş. Esendal.

65 görüntülenme

tek durmak

uslu durmak, yaramazlık etmemek, sessiz kalmak: 'Keşke tek duraydın da bunlar başına gelmeseydi.' -A. Kulin.

65 görüntülenme

bahtı kapanmak

1) talihsizliğe uğramak, istenen sonuca ulaşmamak; 2) evlenememek.

65 görüntülenme

öne çıkmak

diğerlerinden daha iyi olmasından dolayı dikkat çekmek.

65 görüntülenme

mesafe katetmek

yol almak, ilerlemek: 'Tam mesafe katettiğimiz zaman bizi nasıl yarı yolda bırakırsın?' -O. Aysu.

65 görüntülenme