En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

Allah ne verdiyse

'yiyecek olarak evde ne varsa' anlamında kullanılan bir söz.

47 görüntülenme

(birinde) şeytan tüyü olmak

kendini herkese kolaylıkla sevdirme özelliği bulunmak: 'Bende şeytan tüyü vardır.' -H. R. Gürpınar.

47 görüntülenme

gözü uyku tutmamak

uyuyamamak: 'O gece Aşağı Sazan'ın gözünü uyku tutmamıştır, birçok pencerede ışık vardır.' -R. N. Güntekin.

47 görüntülenme

göz önüne getirmek

zihinde canlandırmak, tasarlamak.

47 görüntülenme

benzine kan gelmek

sağlıklı duruma gelmek, canlanmak: 'Yirmi dört saat evvel Allah'tan ziyade Abdülhamit'ten korkan kâtiplerin henüz benizlerine kan gelmemişti.' -Ö. Seyfettin.

47 görüntülenme

uslu durmak (oturmak)

yaramazlık etmemek: 'Sizin gitmeyeceğinizi bildiği için uslu oturacaktır.' -A. Gündüz.

47 görüntülenme

evde kalmak

tkz. kızın evlenme çağı geçmiş olmak: 'Hiç evlenmeyen kız olur muymuş, evde kalmış mı dedirtecen kendine?' -E. Işınsu.

47 görüntülenme

bal dök de yala

bir yerin çok temiz olduğunu anlatan bir söz: 'Nuri, şöyle böyle ama teyzen çok temiz bir kadına benziyor. Evin her tarafına bal dök de yala.' -H. R. Gürpınar.

47 görüntülenme

(bir şeyden) kâm almak

umduğunu ve istediğini elde etmek, dilediği biçimde zevk almak, keyfini çıkarmak.

47 görüntülenme

paçası tutuşmak

telaşlanmak: 'Ne oldu, yine Esma'nın paçası mı tutuştu?' -H. R. Gürpınar.

47 görüntülenme

kapıda kalmak

içeri girememek: 'Anahtar bendedir. Onlar sonra kapıda kalırlar.' -M. Ş. Esendal.

46 görüntülenme

(birinin) sulbünden gelmek

bir kimsenin öz evladı olmak: 'Yarım asır evvel göç etmiş Çekoslovak Yahudisi bir babanın sulbünden geliyordu.' -H. Taner.

46 görüntülenme

dala çıka

büyük güçlüklerle.

46 görüntülenme

hurdası çıkmak

eşya, kullanılmayacak duruma gelmek, eskimek.

46 görüntülenme

fakir düşmek

yoksullaşmak.

46 görüntülenme

meydanı (birine veya bir şeye) bırakmak

1) savunduğu şeyden vazgeçmek: 'Çok güzel görünen bir şey var ki o da iki tarafın da meydanı bırakıp kaçmamalarıdır.' -M. Ş. Esendal. 2) yarışmadan çekilmek.

46 görüntülenme

tabana kuvvet

bir yere yayan gitmekten başka çare olmadığını anlatan bir söz: Haydi bakalım, tabana kuvvet!

46 görüntülenme

tepesinin tası atmak

birdenbire çok sinirlenmek.

46 görüntülenme

dalga saymak

1) boş ve aylak durmak; 2) yersiz ve gereksiz şeylerle uğraşmak.

46 görüntülenme

söz bir, Allah bir

verilen sözden dönülmeyeceğini anlatan bir söz: 'Söz bir, Allah bir, seni ele vermem.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

46 görüntülenme

ateşle oynamak

pek tehlikeli bir işle uğraşmak.

46 görüntülenme

(birinin) gırtlağına basmak

birine bir şey yaptırmak için dayatmak veya inat etmek.

46 görüntülenme

hükmünü icra etmek

gerekeni yerine getirmek: 'Yaş yine de tabii hükmünü icra ediyor, adaleleri gevşiyor ve eski canlılığını kaybediyordu.' -O. Aysu.

46 görüntülenme

yanıp yakılmak

sızlanmak, şikâyet etmek: 'Ali Safa Bey bir şeye çok yanıp yakılıyordu, işini daha gizli görebilirdi.' -Y. Kemal.

46 görüntülenme

köpük gibi

beyaz, hafif ve köpük görünümlü.

46 görüntülenme

ahkâm kesmek

1) çekinmeden kesin yargılarda bulunmak: 'İşin içinde olmanın verdiği rahatlıkla bol keseden ahkâm kesen akıl hocalarının eleştirilerine hedef olmayı önleyemezler.' -T. Halman. 2) bilir bilmez konuşmak.

46 görüntülenme

(birinin) harcı olmamak

bir iş, birinin yapabileceği nitelikte olmamak: 'Gitmeyin, uzaktan davulun sesi hoş gelir, yazı yaban, sizin harcınız değil, dedik.' -O. Kemal.

46 görüntülenme

pamuk ipliğiyle bağlı olmak

pamuk ipliğiyle bağlanmak.

46 görüntülenme

olur şey (iş) değil

'olamaz veya gerçekleşmesi beklenmez' anlamında kullanılan bir söz.

46 görüntülenme

karabatak gibi

bir görünüp bir ortadan kaybolan (kimse).

46 görüntülenme