En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hükmünü icra etmek

gerekeni yerine getirmek: 'Yaş yine de tabii hükmünü icra ediyor, adaleleri gevşiyor ve eski canlılığını kaybediyordu.' -O. Aysu.

38 görüntülenme

(birinin) gönlünü etmek (yapmak)

birini razı ve hoşnut etmek: 'Ben patronun gönlünü ederim, hafta arasında.' -N. Cumalı.

38 görüntülenme

el tutmak

bir iş uzun süre uğraştırmak, vakit kaybettirmek.

38 görüntülenme

yanıp yakılmak

sızlanmak, şikâyet etmek: 'Ali Safa Bey bir şeye çok yanıp yakılıyordu, işini daha gizli görebilirdi.' -Y. Kemal.

38 görüntülenme

bigâne düşmek

yabancılaşmak: 'Birkaç yabancı dili rahatlıkla konuşurken ana dilini bilmeyen ve bigâne düşmüş dudaklar susmalıdır.' -S. Ayverdi.

38 görüntülenme

gezip tozmak

eğlenmek amacıyla çokça gezmek: 'Seher hep Bayram'ın sinirine dokunanlarla gezip tozdu.' -S. F. Abasıyanık.

38 görüntülenme

hatim sürmek

okunan Kur'an'ı, önündeki Kur'an'dan takip etmek.

38 görüntülenme

aman dedirtmek (amana getirmek)

karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, zor durumda bırakmak: 'Galiba bu sene soğuk aman dedirtecek.' -R. H. Karay.

38 görüntülenme

kurşun gibi

1) katlanması zor bir biçimde: 'Gurbet acısı kurşun gibi içine çökmüştü şimdi.' -H. Taner. 2) sıkıntı veren; 3) çok ağır.

38 görüntülenme

güm güm atmak

kalp heyecanla çarpmak: 'Göğsünün nasıl güm güm attığını fark eder, ne olur diye meraka düşmekten kendini alamazdı.' -N. Cumalı.

38 görüntülenme

(birine) kastı olmak

ona karşı kötülük etmek, zarar verme isteği beslemek: Bana kastı mı var?

38 görüntülenme

karabatak gibi

bir görünüp bir ortadan kaybolan (kimse).

38 görüntülenme

hava fena esmek

ortamla ilgili her türlü şart kötü durumda olmak.

38 görüntülenme

lezzet almak

hoşlanmak: 'Uysal hayatımız daima gönlümün de aklımın da en lezzet aldığı meşgalesi.' -R. H. Karay.

38 görüntülenme

(bir şeyi birine) haram etmek

o şeyden umulan yarar ve rahatı tattırmamak.

38 görüntülenme

ana baba bir

aynı anne ve babadan olan.

38 görüntülenme

limon kabuğu gibi

tkz. küçük ve biçimsiz (şapka).

38 görüntülenme

reklam etmek

herhangi bir kimseyi veya olayı, durumu açığa vurmak, ilan etmek, afişe etmek, ifşa etmek.

38 görüntülenme

bin pişman olmak

çok pişman olmak: 'Kaç kez yakındım ona, yüzünü öyle bir yas kapladı ki yakındığıma da yakınacağıma da bin pişman oldum.' -Halikarnas Balıkçısı.

38 görüntülenme

ıspazmoza tutulmak

aşırı derecede titremeye başlamak: 'Ben durup dururken ıspazmoza tutulmuş gibi titredikten sonra...' -B. Felek.

38 görüntülenme

kesenin ağzını açmak

bol para harcamaya başlamak: 'Balo ve kokteyl partisine bir davetiye alabilmek için keselerinin ağzını açmak kifayet etmezse avuçlarını açarlar.' -H. E. Adıvar.

38 görüntülenme

karambole getirmek

1) karışıklıktan yararlanarak birini aldatmak; 2) bir işi aşırı bir çabuklukla yaparak gereken özeni göstermemek.

38 görüntülenme

kafası sersem sepet (olmak)

gürültü ve uğultudan zihni yorulmuş (olmak): 'Uzun bir otobüs yolculuğundan sonra, yorgun, uykusuz, kafası sersem sepet girdiği için kasabaya, henüz pek bir şeyin farkında değildi.' -E. Bener.

38 görüntülenme

fasulye gibi kendini nimetten saymak

kendine çok değer vermek, kendini bir şey sanmak.

38 görüntülenme

baş koşmak

bir işi başarmak için çalışmak: 'Artık evde herkesten fazla bağırıp gülmüyor, çocuklarla eskisi gibi baş koşmuyordu.' -R. N. Güntekin.

38 görüntülenme

bir araya getirmek

toplamak: 'Gurbet duygusu sevgi ile ayrılık ve birleşme özlemini bir araya getirir.' -M. Kaplan.

38 görüntülenme

havan batsın

'böbürlenmen boşa çıksın' anlamında kullanılan bir söz.

38 görüntülenme

sempatisini kazanmak

birinin sevgisini, ilgisini ve yakınlığını kazanmak.

38 görüntülenme

damlaya uğramak

yüreğine inmek, felç olmak.

38 görüntülenme

yumruk yumruğa gelmek

yumruklaşmak.

38 görüntülenme