En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

nişanı (nişanını) atmak (bozmak)

kadın veya erkek nişandan vazgeçmek: 'Eğer nişanını bozduysa yazıklar olsun.' -M. Ş. Esendal.

45 görüntülenme

meydanda bırakmak

1) açıkta, evsiz barksız bırakmak; 2) ortada, herkesin gözü önünde bırakmak.

45 görüntülenme

yanına almak

1) yanında çalıştırmak: 'Ben seni yanıma alayım ama çok para veremem.' -Ö. Seyfettin. 2) geçimini sağlamak için yanında bulundurmak: Annesini yanına almış. 3) beraberinde götürmek.

45 görüntülenme

lala paşa eğlendirmek

işini gücünü bırakıp karşısındakinin hoş vakit geçirmesini sağlamak.

45 görüntülenme

hatırı sayılır

1) oldukça çok: 'Adamları aracılığıyla bu konuda hatırı sayılır bir külliyata sahip oldu.' -İ. O. Anar. 2) önemli, saygın, saygıdeğer: 'Sabit Bey Ağabey mahalle tulumbacıları arasında en hatırı sayılır adamlardandır.' -H. Taner.

45 görüntülenme

lâm elif çevirmek (çizmek)

kısa bir süre dolaşıp gelmek: 'Akşamüstü gelirken, Langa'dan doğru bir lâm elif çevirelim, dedik.' -H. R. Gürpınar.

45 görüntülenme

güç mevkide kalmak

içinden çıkılması zor bir durumda bulunmak: 'Hemen kararını vermekten âciz olan Hasan ne kadar güç bir mevkide kalmıştı?' -O. C. Kaygılı.

45 görüntülenme

kafa (kafasını) ütülemek

argo çok laf edip tedirgin etmek: 'Evi satacağım ama içinde kiracı varken müşteri bulamıyorum diye kafamızı ütülemeye başladı.' -S. Dölek.

45 görüntülenme

kendini kaptırmak

1) bir şeyin etkisinden kurtulamayacak duruma düşmek: 'Kendini genç yaşında rakıya kaptırdı, çok sürmedi, sonunda perişan oldu.' -O. C. Kaygılı. 2) uğraşmaya başladığı bir işten kendini kurtaramamak.

45 görüntülenme

kendini kaybetmek

1) bayılmak: 'Zavallı korkudan kendini kaybetmiş.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) aşırı duygulanma dolayısıyla çevrede olup bitenin farkına varamamak: 'Org inledikçe yavaş yavaş kendimi kaybediyor, ağır bir rüya içine gömülmeye başlıyordum.' -R. N. Güntekin.

45 görüntülenme

yolu almak

yolun sonuna varmak.

45 görüntülenme

(birinin) üstüne sevmek

birini severken bir başkasını daha sevmek: 'Sanki ben sizin üstünüze birini sevmişim, herkese rezil olmuşum, siz de onu duymuşsunuz.' -M. Ş. Esendal.

45 görüntülenme

diş gıcırdatmak

öfkesini davranışlarıyla göstermek.

45 görüntülenme

(birinin) gönlünü etmek (yapmak)

birini razı ve hoşnut etmek: 'Ben patronun gönlünü ederim, hafta arasında.' -N. Cumalı.

45 görüntülenme

dalgayı başa almak

gemi veya sandalın başını dalgaların geldiği yöne çevirmek.

45 görüntülenme

abliyi kaçırmak (bırakmak, koyuvermek)

1) soğukkanlılığını yitirip davranışlarını denetleyememek; 2) şaşırıp ne yapacağını bilememek.

45 görüntülenme

sefa sürmek

rahat, sakin ve eğlenceli yaşamak.

45 görüntülenme

kösele gibi

çok sert, çiğnenmesi güç, koparılamaz: Kösele gibi et.

45 görüntülenme

hatim sürmek

okunan Kur'an'ı, önündeki Kur'an'dan takip etmek.

45 görüntülenme

yanlış kapı çalmak

isteğinin yapılmayacağı, yersiz sayılacağı bir yere başvurmak.

45 görüntülenme

aman dedirtmek (amana getirmek)

karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, zor durumda bırakmak: 'Galiba bu sene soğuk aman dedirtecek.' -R. H. Karay.

45 görüntülenme

ümüğünü sıkmak

ümüğüne sarılmak.

45 görüntülenme

inkıtaya uğramak

kesilmek.

45 görüntülenme

ırgat gibi çalışmak

çok ağır bir işte çalışmak.

45 görüntülenme

kara para aklamak

yasa dışı yollarla elde edilen parayı yasallaştırmak için yatırım yapmak.

45 görüntülenme

zikri geçmek

anılmak, adı geçmek: Dün sizin zikriniz geçti.

45 görüntülenme

elden çıkarmak

1) bir şeyin sahipliğini başkasına geçirmek, satmak: 'Eskilerden bir kısmını yok pahasına elden çıkarmak gerekecek.' -H. Taner. 2) yitirmek: 'Sanki o, kaçırdığım, elden çıkardığım bir fırsattı.' -N. F. Kısakürek.

45 görüntülenme

hava fena esmek

ortamla ilgili her türlü şart kötü durumda olmak.

45 görüntülenme

ana baba bir

aynı anne ve babadan olan.

45 görüntülenme

papağan gibi ezberlemek

anlamını bilmeden ezberlemek.

45 görüntülenme