En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ahkâm kesmek

1) çekinmeden kesin yargılarda bulunmak: 'İşin içinde olmanın verdiği rahatlıkla bol keseden ahkâm kesen akıl hocalarının eleştirilerine hedef olmayı önleyemezler.' -T. Halman. 2) bilir bilmez konuşmak.

37 görüntülenme

sefasını sürmek

bir durumun getirdiği, sağladığı olanaklardan yararlanmak: 'Uzun yıllar cefasını çektiği Yokuş'un sefasını sürecekti artık.' -Y. Z. Ortaç.

37 görüntülenme

ümüğünü sıkmak

ümüğüne sarılmak.

37 görüntülenme

olur şey (iş) değil

'olamaz veya gerçekleşmesi beklenmez' anlamında kullanılan bir söz.

37 görüntülenme

damardan girmek

argo karşısındaki kişiyi en fazla etkileyebilecek noktadan konuya girmek.

37 görüntülenme

elden çıkarmak

1) bir şeyin sahipliğini başkasına geçirmek, satmak: 'Eskilerden bir kısmını yok pahasına elden çıkarmak gerekecek.' -H. Taner. 2) yitirmek: 'Sanki o, kaçırdığım, elden çıkardığım bir fırsattı.' -N. F. Kısakürek.

37 görüntülenme

acısını bağrına (içine) basmak (gömmek)

bir üzüntüye, sıkıntıya yakınmadan katlanmak.

37 görüntülenme

yaptığı yanına (kâr) kalmamak

yaptığı kötülük karşılıksız kalmak, cezasını görememek.

37 görüntülenme

gırtlağına kadar

çok fazla: 'İşrete düşkünlüğünü anlata anlata bitiremiyorlar, gırtlağına kadar borç içindeymiş.' -A. İlhan.

37 görüntülenme

deli etmek

1) çılgına çevirmek: 'Muhtarın maksadı bizi meraktan deli etmek.' -M. İzgü. 2) sinirlendirmek; 3) sağlıklı düşünemeyecek duruma getirmek.

37 görüntülenme

üstünde kalmak

1) mal, artırma sonucunda bir kimsenin olmak: 'Mal üstünde kalınca da herkes gibi sevinmedi, böbürlenmedi.' -H. Taner. 2) suçlanmak: 'Behiç'le Siyret benden gizlediler, kabahat bizim üstümüzde kalır.' -P. Safa.

37 görüntülenme

yumruk atmak (indirmek)

yumrukla vurmak.

37 görüntülenme

misafir kalmak

bir yerde yiyip içmek, yatmak ve konuk olarak ilgi görmek: 'Cemile sekiz, on gün çiftlikte misafir kalacaktı.' -R. N. Güntekin.

37 görüntülenme

resim almak

1) bir şeyin resmini yapmak; 2) resim çekmek; 3) vergi ödetmek.

37 görüntülenme

tetik durmak

hazır ve uyanık bulunmak.

37 görüntülenme

baş üstünde yeri var

'büyük bir saygı ve ilgi ile karşılanır veya ağırlanır' anlamında kullanılan bir söz.

37 görüntülenme

ziyan zebil olmak

hlk. boşuna, boş yere harcanmak.

37 görüntülenme

üstüne bir iki güneş doğmak

hlk. sabah yataktan geç kalkmak.

37 görüntülenme

kubur sıkmak

silah atmak, tabanca sıkmak: 'Oğlum, ben karanlığa kubur sıkmam.' -H. R. Gürpınar.

37 görüntülenme

tahtalıköyü boylamak

ölmek.

37 görüntülenme

dolaba girmek (gelmek)

aldatılmak, oyuna gelmek.

37 görüntülenme

dolabı bozulmak

1) kurduğu iş düzeni bozulmak; 2) mec. hilesi ortaya çıkmak.

37 görüntülenme

ayağına çağırmak

yanına gelmesini istemek.

37 görüntülenme

göbek çalkamak (çalkalamak)

göbeğini sağa sola hareket ettirerek oynamak.

37 görüntülenme

icazet almak

1) izin, onay almak: 'Bir çift ayakkabı almak için dahi ondan icazet almak zorunda kalıyorum.' -A. Kulin. 2) diploma almak.

37 görüntülenme

okulu asmak (kırmak)

okuldan kaçmak, derslere girmemek.

37 görüntülenme

açlığını öldürmek

açlık duygusunu yatıştırmak: 'Kaldırılmış harman yerlerinden buğday toplayıp açlığımızı öldürdük.' -O. Kemal.

37 görüntülenme

başak bağlamak (tutmak)

arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerde başak oluşmak.

37 görüntülenme

göğsü daralmak (tıkanmak)

1) güçlükle nefes almak; 2) mec. içi sıkılmak: 'Öteden beri yola yüzü yoktu. Hele yokuşları karşıdan gördüğü vakit göğsü tıkanırdı.' -R. N. Güntekin.

37 görüntülenme

kukumav kuşu gibi

tek başına, kimsesiz: 'Çıkmış, kukumav gibi oraya tünemiş!' -A. İlhan.

37 görüntülenme