En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ıssızlık çökmek

ıssız, tenha duruma gelmek, tenhalaşmak.

35 görüntülenme

sıkıntıya gelememek

güç işlere dayanamamak.

35 görüntülenme

kusur etmemek

hoş karşılanmayacak bir davranışta bulunmamak: 'Saygıda kusur etmemek için âdeta birbirleriyle yarış ediyorlardı.' -F. F. Tülbentçi.

35 görüntülenme

sıkıp suyunu çıkarmak

sömürmek.

35 görüntülenme

kalbe dokunmak

acı veya üzüntü vermek.

35 görüntülenme

kasvet vermek

sıkıntı vermek.

35 görüntülenme

deliliğe vurmak

kendini deli gibi göstermek.

35 görüntülenme

düven sürmek (dövmek)

düvenle ekinlerin tanelerini başaklarından çıkarmak.

35 görüntülenme

dudak sarkıtmak

somurtmak.

35 görüntülenme

kısmetine mâni olmak

kazancına veya evlenmesine engel olmak.

35 görüntülenme

toz kondurmamak

bir şeyde herhangi bir kusurun varlığını kabul etmemek, bir şeyi kusursuz göstermek: 'Toz kondurmadığı devletinin kendisini hatırlamasını sabırla bekliyor.' -E. Atasü.

35 görüntülenme

fırsat bilmek

bir şeyden belli bir amaçla hemen yararlanmak: 'Bazı kişiler üstüme varmak için fırsat kolluyorlar; yalnız eski kamyonlarla katırlardan söz açarsam olabilir ki fırsat bilirler.' -A. Boysan.

35 görüntülenme

ortak olmak

bir şeyi paylaşmak veya bir şeye katılmak: 'Kadınları hayata ortak olmayan millet öksüzdü, yarı kuvvetini kullanamıyor demekti.' -T. Buğra.

35 görüntülenme

düğünevi gibi

sevinçli ve telaşlı bir kalabalık bulunan (yer).

35 görüntülenme

mars olmak

1) tavla oyununda pul toplamaya fırsat bulamadan oyunu kaybetmek; 2) tkz. söz söyleyemeyecek duruma gelmek.

35 görüntülenme

şimşek gibi

çok hızlı: 'Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan / Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan' -Y. K. Beyatlı.

35 görüntülenme

yol göstermek

1) kılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek: 'Elinde güçlü bir çıra vardı, onu yüksekte tutarak yolculara yol gösteriyordu.' -N. Araz. 2) mec. ne yapılacağını, nasıl davranılacağını öğretmek: 'Biz benzincinin istihkakını düşeriz, siz de benzini alırsınız diye yol gösterirler.' -M. Ş. Esendal.

35 görüntülenme

yürürlükten kaldırmak

uygulanmaz duruma getirmek: 'Öte yandan, dünyadaki sorunların çokluğu da uykuyu yürürlükten kaldırmaya yetmez.' -S. Birsel.

35 görüntülenme

büyük oynamak

1) çok para koyarak kumar oynamak; 2) mec. büyük risk ve beklentilerle bir işe girişmek.

35 görüntülenme

taş atmak

birine dolaylı olarak iğneleyici, dokunacak bir söz söylemek: 'İkide birde bana bunun için taş atıyordu.' -R. N. Güntekin.

35 görüntülenme

yumruk göstermek

korkutmak, gözdağı vermek.

35 görüntülenme

fırtına gibi

1) hızla, birdenbire: Fırtına gibi geldi gitti. 2) aceleci: Fırtına gibi adam.

35 görüntülenme

çekip almak

uzaklaştırmak, uğraşısına son vermek, koparmak: 'Beni tiyatrodan çekip alırken alıştığım yaşayışın giderlerini karşılayıp karşılayamayacağını sonradan anladım.' -N. Cumalı.

35 görüntülenme

saçıp savurmak

parasını düşüncesizce, boşuna harcamak.

35 görüntülenme

göz önünde tutmak (bulundurmak)

herhangi bir durumun nasıl bir sonuca yol açacağını hesaba katmak, dikkate almak.

35 görüntülenme

içini kurt yemek (kemirmek)

sürekli bir kaygı içinde bulunmak.

35 görüntülenme

(bir yerde) içecek suyu olmak

o yere gitmesi kısmet olmak.

35 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) kendi hâline bırakmak

ilgilenmemek, karışmamak: 'Ertesi sabah beni balığa çıkarken uyandırmayacaklardı. Bırakacaklardı kendi hâlime.' -S. F. Abasıyanık.

35 görüntülenme

(birinin veya bir şeyin) yüzü suyu hürmetine

'birinin veya bir şeyin hatırına veya varlığına değer verildiği için' anlamında kullanılan bir söz: 'Ben şu iki kolumun yüzü suyu hürmetine yaşıyorum, yaşıyorsam.' -Z. Selimoğlu.

35 görüntülenme

(bir şeyi) kir götürmek

bir şey çok kirli olmak.

35 görüntülenme