En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

boğazından kesmek

yiyip içmede çok tutumlu davranmak: 'Ekonomi, kendinin ve çoluk çocuğunun boğazından kesmek demekti.' -R. N. Güntekin.

35 görüntülenme

gözüne diken olmak

gözüne batmak: 'Hasene'yi odadan kovdunuz da şimdi gözünüze ben mi diken oldum?' -H. R. Gürpınar.

35 görüntülenme

gözüne (gözlerine) bakmak

gözünün veya gözlerinin içine bakmak.

35 görüntülenme

şimşekleri üstüne çekmek

sert eleştirilere hedef olmak.

35 görüntülenme

himaye görmek

biri tarafından korunmak, kayırılmak, gözetilmek.

35 görüntülenme

örtüye sokmak (koymak)

örtünmesini sağlamak: 'Kız Ayşe, anana söyle, seni örtüye soksun.' -Ö. Seyfettin.

35 görüntülenme

(bir şeyden, birinden) geri kalmamak

1) yapmaktan kaçınmamak: 'Daima müttefikler lehine çarpışmaktan geri kalmadılar.' -F. R. Atay. 2) birinden daha az başarılı olmamak.

35 görüntülenme

alnının kara yazısı

kötü kaderi, kötü talihi: 'Alnımın ne kara yazısı varmış.' -H. R. Gürpınar.

35 görüntülenme

hasret gitmek

özlemini çektiği, sevdiği bir yere veya kimseye kavuşamadan ölmek.

35 görüntülenme

alt alta üst üste

birbirleriyle itişir kakışır durumda: 'Alt alta üst üste boğuşmaya başladık.' -H. R. Gürpınar.

35 görüntülenme

hasret kalmak

özlemek.

35 görüntülenme

(bir şeyden) zevk almak (duymak)

hoşlanmak, beğenmek: 'Yılan gibisin, insanları sokmaktan zevk alırsın.' -N. Hikmet.

35 görüntülenme

temel atmak

1) bir yapının temellerini yapmaya başlamak; 2) herhangi bir işe başlamak, girişmek, bir şeyin gelişmesine, büyümesine sebep olmak.

35 görüntülenme

dağlara taşlara

kötü bir durumdan söz edilirken 'hepimizden ırak olsun' anlamında kullanılan bir söz.

35 görüntülenme

(birine) cesaret gelmek

yılgınlığı gitmek, yüreklenmek.

35 görüntülenme

(birinin) keli görünmek

tkz. kusuru ortaya çıkmak.

35 görüntülenme

dillere destan olmak

herkes tarafından konuşulur olmak: 'Dillere destan İstanbul nezaketini o evde gördüm, ağzım açık kaldı.' -A. Kutlu.

35 görüntülenme

hata etmek (eylemek, işlemek)

yanlışlık yapmak, yanılgıya düşmek: 'Batıla alkış tutanların karşısına geçip hata eylediğimi yeni yeni öğrenmiş bulunuyorum.' -S. Ayverdi.

35 görüntülenme

ateş saçmak

çok kızmak, çok öfkelenmek.

35 görüntülenme

lakırtıya tutmak

konuşarak oyalamak: 'Şükran, elleri atımın dizgininde, beni bırakmıyor, lakırtıya tutuyordu.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

yangına vermek

tutuşturmak, bir şeyi bilerek yakmak.

34 görüntülenme

yoldan çevirmek

gideni durdurmak, gitmesine engel olmak.

34 görüntülenme

ligden düşmek

kümeden düşmek.

34 görüntülenme

lakırtıyı ezip büzmek

konuşmasını beceremeyip aynı şeyleri tekrarlamak.

34 görüntülenme

mektep medrese görmüş

okumuş, öğrenim görmüş.

34 görüntülenme

söz bir, Allah bir

verilen sözden dönülmeyeceğini anlatan bir söz: 'Söz bir, Allah bir, seni ele vermem.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

34 görüntülenme

pahaya geçmek

değerli bir şeymiş gibi esirgenmek.

34 görüntülenme

kapıya dayanmak

1) gelip çatmak: 'Kış kapıya dayandı, daha kömür alamadık.' -R. N. Güntekin. 2) bir şey elde etmek için bir yeri, bir kimseyi zorlamak, göz korkutmak: 'Bereket versin ki padişahın cellatları kapıya dayanmadılar.' -İ. O. Anar.

34 görüntülenme

ne demek?

1) 'öyle şey olur mu, o nasıl şey, yakışık alır mı?' anlamında kullanılan bir söz; 2) 'tabii ki, elbette, lafı mı olur?' anlamında kullanılan bir söz.

34 görüntülenme

nöbet beklemek (tutmak)

1) asker, polis vb. bir yeri, bir kimseyi, bir aracı gözetlemek, korumak gibi amaçlarla bulunduğu yerden belli bir süre ayrılmamak: 'Kazığın yanında mızraklı bir asker nöbet beklesin!' -N. F. Kısakürek. 2) kurum ve kuruluşlarda işlerin aksamadan yürümesi için sıra ile görev yapmak.

34 görüntülenme