En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

arkasını sağlama almak

bir işe başlarken çok güçlü bir destek bulmuş olmak.

40 görüntülenme

iki lakırtı etmek

iki çift laf etmek: 'Genç olduk, ihtiyar olduk, şu adama sor bakalım, bir gün, bir saatçik olsun oturup benimle iki lakırtı etmiş midir?' -M. Ş. Esendal.

40 görüntülenme

alıp yürümek

az zamanda çok ilerlemek, yayılmak, çoğalmak, artmak: 'Bu kasıt tertibi, aramızı bozabilecek bir cinayet davasının alıp yürümesine, dallanıp budaklanmasına yol açtı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

40 görüntülenme

lades tutuşmak

tavuğun lades kemiğini birer ucundan karşılıklı tutup kırarak lades oyununa başlamak: 'Lades tutuşmadık ki her defasında hatırımda diyorsun.' -A. Ş. Hisar.

40 görüntülenme

zaafa uğramak

eksikliği, yetersizliği belli olmak: 'Hayatımı karartan bir adamı bile teşhiste zaafa uğradım.' -O. Aysu.

40 görüntülenme

post vermek

canını vermek, ölmek: 'Az değildir varmadan senin gibi yurduna / Post verenler yabanın hayduduna, kurduna' -F. N. Çamlıbel.

40 görüntülenme

ikilemde kalmak

iki şey arasında karar verememek.

40 görüntülenme

hangi peygambere kulluk edeceğini şaşırmak

kimin sözünü yerine getireceğini bilemeyerek şaşkınlık içinde kalmak.

40 görüntülenme

alkış tufanı kopmak

sürekli ve coşkun alkış başlamak: 'Daha ilk nağmelerde meyhaneyi sarsan bir alkış tufanı koptu.' -S. F. Abasıyanık.

40 görüntülenme

(birinin) arkasını sıvamak

okşamak, övmek, iltifat etmek.

40 görüntülenme

renk vermemek

duygularını, düşüncelerini veya başka bir durumunu belli etmemek, bir şeyi bildiği hâlde bilmez gibi görünmek: 'Şaşırmış gibi yüzüme bakıyor ama renk vermiyor.' -A. Ümit.

40 görüntülenme

slogan atmak

sloganı bağırarak söylemek.

40 görüntülenme

ölüme koşmak

kendisini bile bile tehlikeye atmak.

40 görüntülenme

(birinin) baş (başının) belası olmak

sıkıntı, üzüntü, eziyet vermek: 'Benim bir köpeğim vardır. Başımın belası!' -S. F. Abasıyanık.

40 görüntülenme

yetmişine merdiven dayamak

ileri yaşlara ulaşmak.

40 görüntülenme

çocuk aldırmak

tıp kadın karnındaki bebeği hekime ameliyatla aldırmak.

40 görüntülenme

dil tutmak

esk. sorguya çekmek için düşman askeri yakalamak.

40 görüntülenme

ilaç gibi gelmek

1) iyileşmeyi veya çözümü kolaylaştırmak; 2) rahatlatmak, huzura kavuşturmak: 'Böylesi zor bir iş için çalışmak bana ilaç gibi geliyordu.' -C. Uçuk.

40 görüntülenme

(birine) söz düşmemek

1) başkalarının konuşmasından kendisine sıra gelmemek; 2) başkaları dururken kendisinin söz söylemesine gereklik bulunmamak: 'Bu toplantıda büyüklere söz düşmüyor.' -H. E. Adıvar. 3) birinin söz hakkı olmamak.

40 görüntülenme

gözü toprağa bakmak

ölmek üzere olmak.

40 görüntülenme

ileri almak

1) öne almak; 2) saati önceki vakte almak, öne ayarlamak.

40 görüntülenme

hicap duymak (etmek)

utanmak: 'Kalem aldın kaşlarını çatmaya / Hicap ettim adın sual etmeye' -Dadaloğlu.

40 görüntülenme

dili durmak

susmak, dedikodu etmemek: 'Götüreceği cadı karının dili dursa neyse... Okuyup iyileştirirse herkese yayar.' -A. Kutlu.

40 görüntülenme

komploya kurban gitmek

komplo yoluyla zarar görmek.

40 görüntülenme

neden olmak

bir şeyin olmasına veya ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak.

40 görüntülenme

şifayı bulmak (kapmak)

tkz. hastalanmak veya hastalığı artmak: 'Aksırık öksürük derken kızcağız şifayı kapmış.' -A. İlhan.

40 görüntülenme

kenarda kalmak

kendine yakışan yeri tutamayarak önemsiz bir duruma düşmek.

40 görüntülenme

(birinin) ciğerine işlemek

1) kötü söz, kötü davranış çok dokunmak, etkilemek; 2) kötü koku rahatsız etmek: 'Tezek kokusu burnumun direğini kırmış, ciğerime işlemişti.' -B. R. Eyuboğlu.

40 görüntülenme

kontak kurmak

biriyle veya bir olayla bağlantı sağlamak.

40 görüntülenme

(birinin) burnuna girmek

birine çok sokulmak.

40 görüntülenme