En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

söz dinlemek (tutmak)

söylenen bir sözü, verilen bir öğüdü benimsemek, davranışlarını bunlara uydurmak.

32 görüntülenme

mezardan çıkarmak

bir kimseyi ölümden kurtarmak.

32 görüntülenme

randevu almak

bir kimseden belli bir saat ve yerde buluşmak için söz almak, gün almak: 'Adamcağız, samimi bir refah ve zevkle yeni bir randevu aldıktan sonra gitti.' -A. Gündüz.

32 görüntülenme

söz kaldırmamak

onuruna dokunan söze dayanamayıp karşılık verir yaradılışta olmak.

32 görüntülenme

tabi kılmak

egemenliği altına almak, boyun eğdirmek, kendine uydurmak.

32 görüntülenme

palan vurmak

palanı hayvanın sırtına koyup bağlamak.

32 görüntülenme

hüküm giymek

mahkemece cezalandırılmak.

32 görüntülenme

hüsnü kabul göstermek

iyi karşılamak, güler yüz göstermek.

32 görüntülenme

rapor vermek

herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucu düşünce veya gözlemleri bildirmek.

32 görüntülenme

terbiyeli maymun gibi

çok saygılı, çekingen, itaatkâr.

32 görüntülenme

layık görmek

yakıştırmak, uygun görmek: 'Ben işte oyum, şimdi söylemeye layık görmediğiniz Dikmen Yıldızı...' -A. Gündüz.

32 görüntülenme

midesi bulanmak

1) kusacak gibi olmak; 2) mec. iğrenmek, tiksinmek; 3) mec. kuşkulanmak, işkillenmek; 4) mec. huzursuz olmak, rahatı kaçıp tedirgin olmak, hoşlanmamak: 'Bu rahatlık, bolluk, ferahlık havasına esir ticareti, sömürgecilik gibi kokular karışınca insanın midesi bulanıyor.' -B. R. Eyuboğlu.

32 görüntülenme

inkıraz gelmek

çökmek, dağılmak: 'O zaman da bozgun ve inkıraz geldi, çattı.' -F. R. Atay.

32 görüntülenme

üne kavuşmak

ün kazanmak, şöhret bulmak.

32 görüntülenme

zihin yormak

bir konuda çok düşünmek, kafa yormak.

32 görüntülenme

tadı kaçmak (gitmek)

1) tatsız bir duruma gelmek: 'Ali giderse bizim evin tadı iyice kaçar.' -O. Kemal. 2) mec. bir şey hoşa gidecek yönlerini yitirmek.

32 görüntülenme

terini soğutmak

terinin kurumasını bekleyerek dinlenmek.

32 görüntülenme

sözü bağlamak

konuşmayı bir sonuca vardırmak: 'Sözü şöyle mi bağlayacağız: aydın kişinin hem akıllı hem bilgili hem zeki olması zorunludur.' -A. İlhan.

32 görüntülenme

borç yemek

borçla geçinmek.

32 görüntülenme

yaraşık almak

yaraşmak.

32 görüntülenme

tezkeresini eline vermek

işine son vermek, kovmak.

32 görüntülenme

keyif çatmak

keyfetmek: 'Türkü söylüyorsun, keyif çatıyorsun.' -P. Safa.

32 görüntülenme

kucağında bulmak

beklemediği bir durumla karşı karşıya kalmak.

32 görüntülenme

film çevirmek

1) sin. ve TV beyaz perdede oynatılacak bir eseri filme almak veya bu eserin çekilişi sırasında rol yapmak: 'Sanki buraya film çevirmeye gelmişti.' -S. F. Abasıyanık. 2) argo eğlenmek, hoş vakit geçirmek.

32 görüntülenme

burnu sürtülmek

sıkıntı çektikten sonra daha önce beğenmediği bir durumu kabul etmek, gururundan vazgeçmek.

32 görüntülenme

bozuntuya uğramak

şaşkınlığa kapılmak.

32 görüntülenme

ayağına üşenmemek

hamarat olmak, ayak işlerini bıkmadan, yorulmadan yapmak.

32 görüntülenme

of bile dememek

şikâyetçi olmamak, şikâyet etmemek: 'Yusuf gözlerine mil çekilirken of bile demedi.' -Y. Kemal.

32 görüntülenme

Zümrüdüanka gibi

hayal ürünü olan veya adı olup da kendi var olmayan (iyi ve güzel şeyler).

32 görüntülenme

ses seda yok

'hiç haber gelmedi' anlamında kullanılan bir söz.

32 görüntülenme