En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

engel çıkarmak

bir işin yapılmasını zorlaştırmak: 'Aslında bütün mesele, düğün için engel çıkarmakta.' -N. Hikmet.

30 görüntülenme

taş kırdırmak

böbrek taşlarını çeşitli yollarla parçalara ayırarak vücuttan atmak.

30 görüntülenme

(birinin) üstüne gül koklamamak

sevdiği birinden başkasını sevmemek.

30 görüntülenme

ense yapmak

argo hiçbir iş yapmadan yan gelip yatmak.

30 görüntülenme

kaldırıma düşmek

1) önemini, değerini yitirmek; 2) ucuz fiyatla sokakta satışa çıkarılmak: 'Bastığı hiçbir eser kaldırıma düşmemişti.' -Y. Z. Ortaç.

30 görüntülenme

ortaya yayılmak

herkes tarafından duyulmak: 'Günün birinde ortaya yayılan ölüm haberinde bir olağanüstülük yoktu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

30 görüntülenme

voltaya geçmek

argo volta atmaya başlamak: 'Daima belli bir yerden voltaya geçer bin kere gidip dönse gene hep aynı noktaya gelirdi.' -K. Korcan.

30 görüntülenme

kavil kesmek

sözleşmek: 'Dostumla da kavil kestim / Yalan çıktı ona küstüm' -Halk türküsü.

30 görüntülenme

yürek tüketmek

yüreği tükenmek.

30 görüntülenme

çenesini bağlamak

1) ölen bir kimsenin çenesi altından geçirilen tülbendi başının üstünde düğümlemek; 2) mec. bir kimsenin ölümünü istemek.

30 görüntülenme

taşı toprağı altın olmak

1) arazisi çok değerli olmak; 2) her türlü zenginliğe, olanağa, fırsata sahip olmak.

30 görüntülenme

geri göndermek

geldiği yere göndermek, iade etmek: 'Eteğim gayet fena olmuş, terziye geri gönderdim.' -M. Yesari.

30 görüntülenme

ayrıntıda boğulmak

1) gereksiz ayrıntılarla ilgilenmek zorunda kalmak; 2) mec. ilgilenilen herhangi bir konunun aslından uzaklaşmak.

30 görüntülenme

yer bulmak

1) oturacak yer sağlamak: Sinemada zar zor bir yer bulduk. 2) bir kimse bir işe, görev yapacağı bir yere yerleşmek.

30 görüntülenme

nefes etmek

boş bir inanışa göre, rahatsızlığı, illeti geçirmek için okuyup üflemek: 'Ahalinin büyük bir kayıtsızlıkla 'çiçek' ismini verdiği frengiye nefes eder, tütsü yapardı.' -R. H. Karay.

30 görüntülenme

kuyruğu kapana kısılmak (sıkışmak)

çok zor duruma düşmek.

30 görüntülenme

kuyruğunu tava sapına çevirmek

haddini bildirmek, gereken dersi vermek: 'Sonra benim kuyruğumu tava sapına çevirirler efendim diye bağırıyor, masa başındaki erkândan tekrar yardım istiyor.' -R. N. Güntekin.

30 görüntülenme

işine koyulmak

işini yapmayı sürdürmek.

30 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) kurşun tutmak

kurşuna hedef olmak, kurşun değecek gibi olmak: 'Çatın arkadaşlar da atları çatın / Kurşun bizi tutuyor sipere yatın' -Halk türküsü.

30 görüntülenme

yüz vermemek

1) ilgi, yakınlık göstermemek: 'Sonra geniş bir odada orta yaşlı bankacı kendisine yüz vermeyen yargıcın kızına saldırdı.' -Y. Atılgan. 2) önemsememek: 'Bursa, yeşiline en uygun maviyi kondururken yüksek mimarlarımız renge hiç yüz vermiyorlar.' -B. R. Eyuboğlu.

30 görüntülenme

silah atmak

silahtan mermileri boşaltmak.

30 görüntülenme

arka kapıdan çıkmak

okuldan başarısızlık nedeniyle ayrılmak.

30 görüntülenme

küçük dağları ben yarattım demek

çok böbürlenmek, kibirlenmek: 'Aslarda o küçük dağları ben yarattım diyen heybet ... varken ... o güdük, o boynu bükük konçinalar onlara bir türlü el kaldıramıyorlar.' -H. Taner.

30 görüntülenme

sağa kaymak

siyasette ve ekonomide sağ eğilimli olmak.

30 görüntülenme

fişek gibi

hızla.

30 görüntülenme

keder çekmek

acı duymak, ızdırap çekmek.

30 görüntülenme

not vermek

1) bir şeyin değeri üzerinde olumlu veya olumsuz bir kanıya varmak; 2) öğrencinin bilgisini bir sayı veya derece ile belirlemek.

30 görüntülenme

fiyatları dondurmak

fiyatların yükselmesini önlemek, fiyatların olduğu gibi kalmasını sağlamak.

30 görüntülenme

kalıbının adamı olmamak

görünüşünden beklendiği gibi olmamak.

30 görüntülenme

deve kuşu gibi (yüke gelince kuş, uçmaya gelince deve)

uygun şartlarda terslik çıkaran.

30 görüntülenme