En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

lakırtısı mı olur?

konuşulan bir şeyin önemsizliğini veya yersizliğini anlatmak için söylenen bir söz.

30 görüntülenme

çifte yemek

hayvanın çiftesine maruz kalmak.

30 görüntülenme

dini bir uğruna

Müslümanlık için: 'Senin yanına fedai yazılacağım ve dini bir uğruna çalışacağım.' -R. H. Karay.

30 görüntülenme

ter alıştırmak

terinin biraz kurumasını beklemek.

29 görüntülenme

paldımı aşmak

başaramayacağı bir işe girişmek.

29 görüntülenme

baş aşağı gelmek

tepesi üstü düşmek.

29 görüntülenme

selam etmek

uzakta olan birine esenlik dilemek.

29 görüntülenme

(birine) meydanı dar etmek

birini çok sıkıntıya sokmak, her yönden sıkıştırmak.

29 görüntülenme

böcek çıkarmak

ipek böceği yetiştirmek.

29 görüntülenme

parmak kadar

çok küçük: 'Ne istersin çocuk, çocuktan? dedi. Daha parmak kadar, kemikleri kırılacak, öyle ince.' -O. Kemal.

29 görüntülenme

sırası gelmek

1) bir başkasından sonra sıra birinin veya bir şeyin olmak; 2) sırası düşmek: 'Hani bazen sırası geliyor da maziye merbutiyet, filan diyoruz.' -M. Ş. Esendal.

29 görüntülenme

maruz bırakmak

bir olayın veya bir durumun etkisinde bırakmak: 'Türk Cumhuriyeti varlığını, istikbalini safsatalarla tehlikeye maruz bırakamaz.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

29 görüntülenme

duvar yapmak

baraj yapmak.

29 görüntülenme

film oynatmak

bir filmi sinemada göstermek.

29 görüntülenme

nam almak

şöhret sahibi olmak, tanınmak.

29 görüntülenme

ortaya koymak

1) herkesin görebileceği yere koymak; 2) yaratmak, yapmak; 3) açıklamak: 'En sonra da görüşlerini edebiyata kaçmayan bir açık yüreklilikle ortaya koydu.' -H. Taner.

29 görüntülenme

ortaya sürülmek

anlatılmak, belirtilmek, söylenmek: 'Artık yazılacak satır, söylenecek söz, ortaya sürülecek düşünce kalmadı.' -Y. K. Beyatlı.

29 görüntülenme

sırtından bıçaklamak

ihanet etmek: 'Arkadaşların birbirini sırtından bıçaklaması doğru değil. Bunu ancak düşmanlar yapabilir.' -S. Dölek.

29 görüntülenme

yenilgiye uğramak

yenilmek, mağlup olmak.

29 görüntülenme

ardını kesmek

arkasını getirmemek, önlemek, son vermek, durdurmak.

29 görüntülenme

yer bakır gök demir kesilmek

tamamen tükenmek, bitmek, yoksul duruma düşmek: 'Yer bakır gök demir kesilmiş, günlerden beri deniz karış karış aranmış, balık yoktur.' -S. F. Abasıyanık.

29 görüntülenme

sıva vurmak

bir duvarı sıva kullanarak düzgünleştirmek, sıvamak.

29 görüntülenme

al takke ver külah

1) uzun bir çekişmeden sonra, çekişe çekişe: 'Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık.' -A. İlhan. 2) aralarındaki senli benli ilişkiyi sürdürerek.

29 görüntülenme

kızıp durmak

sürekli olarak kızmak ve söylenmek: 'Tatmin olmamış bir sanatçı öfkesiyle eski arkadaşlarına kızıp duruyordu.' -Ç. Altan.

29 görüntülenme

sıyırıp çıkarmak

çekip kurtarmak: 'Bunlar yaşama yolunda bir engele çarptılar mı hemen dedelerinin adını verirler ve kendilerini güçlükten sıyırıp çıkarırlardı.' -İ. O. Anar.

29 görüntülenme

alabandayı yemek

argo adamakıllı azarlanmak.

29 görüntülenme

kaleminden çıkmak

herhangi biri tarafından yazılmak: 'Kurtuluş Savaşı boyunca ciltler tutacak ölçüde telgraf yazışmaları hep kendi kaleminden çıkmıştır.' -N. Cumalı.

29 görüntülenme

kibarlık taslamak

kibar olmadığı hâlde kibar gibi görünmeye çalışmak.

29 görüntülenme

bir karış beberuhi

alay çok kısa boylu kimse.

29 görüntülenme

kayık yanaştırmak

bir konuya veya soruna yavaş yavaş girmek.

29 görüntülenme