En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yabancı saymak (tutmak)

yabancı gibi görmek, yabancı olarak benimsemek.

36 görüntülenme

öbür dünyayı boylamak

ahireti boylamak: 'O rahmetli katırın yerine ben öbür dünyayı boylardım.' -O. C. Kaygılı.

36 görüntülenme

siniri oynamak

öfkelenmek, sinirlenmek.

36 görüntülenme

ömürler olsun

eli öpülenin öpene 'çok yaşa' anlamında söylediği bir söz.

36 görüntülenme

medet ummak (beklemek)

yardım beklemek: 'Emin ol ki dağınık ve kasvetli bir cemiyet içinde aşktan bile medet ummayız.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

36 görüntülenme

babasının oğlu

her yönüyle babasına benzeyen erkek çocuğu.

36 görüntülenme

babasız oğlan doğurmak

bir işte aşırı zorluk, büyük güçlük çekilmesine rağmen başarılı olmak.

36 görüntülenme

dünyanın tadını çıkarmak

bütün zevklerden yararlanmak, mutlu ve rahat yaşamak: 'Dünyanın tadını çıkarmaya devam ettik.' -O. Kemal.

36 görüntülenme

ne âlem

yadırganan ancak kızılmayan davranışları olan kimseler için kullanılan bir söz: Ne âlem çocuksun!

36 görüntülenme

yağ yedirmek

yağı bir şeyin içine azar azar ekleyerek belli olmaz duruma getirmek.

36 görüntülenme

meme yapmak

tek. motorlu araçlarda platin elektrik akımını geçirmeyecek ölçüde oksitlenmek, işlevini yapmaz olmak.

36 görüntülenme

hevesi kalmamak

şevki kırılmak, isteği kalmamak.

36 görüntülenme

yok yok

1) 'ne istersen var' anlamında kullanılan bir söz: Bu mağazada yok yok. 2) 'hayır hayır!' anlamında kullanılan bir söz: Yok yok, gidelim!

36 görüntülenme

gagasından yakalamak

bir kimseyi karşı koyamayacak duruma getirmek.

36 görüntülenme

sirayet etmek

1) hastalık geçmek, bulaşmak: 'Valinin hızı ve coşkusu, yanındakilere de bulaşıcı bir hastalık gibi sirayet ediyordu.' -A. Kulin. 2) mec. yayılmak, dağılmak: 'Bu dedikodular bizim eve bile sirayet etti.' -A. Gündüz.

36 görüntülenme

önüne geçmek

1) yolunu kesmek; 2) önlemek: 'Bütün siyasi tedbirler öyle bir tehlikeli hareketin önüne geçmek için alınmıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

36 görüntülenme

alkış kopmak

birdenbire güçlü bir biçimde el çırpılmak.

36 görüntülenme

kol vurmak

dolaşmak.

36 görüntülenme

meraka sokmak

meraklandırmak: 'Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın.' -Halikarnas Balıkçısı.

36 görüntülenme

ağzı varmamak

söylemeye, açıklamaya gönlü elvermemek.

36 görüntülenme

canı isterse

'kabul etmezse etmesin' anlamında kullanılan bir söz.

36 görüntülenme

heyula gibi

pek iri, iri yarı.

36 görüntülenme

zahmetine değmek

verilen emeği karşılamak.

36 görüntülenme

hezimete uğramak

bozguna veya büyük bir yenilgiye uğramak.

36 görüntülenme

bağrını delmek

çok dokunmak, içine işlemek.

36 görüntülenme

yerli yerinde olmak

1) eskiden olduğu yerde bulunmak: '... birçok yalılar ve köşklerse ... şimdi sazları ve sözleri susmuş olmakla beraber yine yerli yerindeydi.' -A. Ş. Hisar. 2) uygun, yakışır olmak.

36 görüntülenme

canı yerine gelmek

1) yorgunluğu geçmek; 2) sağlığını, gücünü kazanmak.

36 görüntülenme

ağzına etmek

argo haddini bildirmek.

36 görüntülenme

ulufe vermek (dağıtmak)

1) tar. Osmanlılarda askerî ve sivil kuruluşlardaki görevlilere üç ayda bir verilen ücreti dağıtmak; 2) mec. yerli yersiz bol keseden para harcamak.

36 görüntülenme

gösterime girmek

sinema salonlarında bir film oynamaya başlamak.

36 görüntülenme