En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

lakap takmak

bir kimseye onun bir özelliğini belirtecek bir ad vermek: 'Arkadaşının taktığı bu lakabı, Ger Ali, soyadı kanunu çıkınca isminin başından alıp sonuna koydu mu bilmiyorum.' -Y. Z. Ortaç.

29 görüntülenme

çeyiz düzmek

çeyiz hazırlamak: 'Kazandığını bir yana atar, kendine çeyiz düzer.' -M. Yesari.

29 görüntülenme

söze son vermek

konuşmayı bitirmek: 'Umarım ki sizi tatmin ettim diyerek sözlerine son verdi.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

29 görüntülenme

diliyle sokmak

bir kimseye ağır ve kırıcı sözler söylemek.

29 görüntülenme

kapı almak (yapmak)

tavla oyununda bir haneye üst üste iki pul getirmek ve o hanenin karşı oyuncu tarafından kullanılmasını engellemek: 'Altı bir geldi mi köşeyi kapacaksın, kapıları almayı asla unutmayacaksın.' -T. Uyar.

29 görüntülenme

pabucunu eline vermek

dolaylı olarak kovmak.

29 görüntülenme

yan yan bakmak

1) göz ucuyla bakmak: 'İhtiyar kadın yan yan torununa bakıyordu.' -M. Yesari. 2) kin, nefret veya öfke ile bakmak.

29 görüntülenme

imdada (imdadına) koşmak (yetişmek)

çok zor ve tehlikeli bir anda yardım etmek: 'Aşağı kattan gürültüyü işiterek imdadıma koşan annem evvela neye uğradığını bilememişti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 'Neyse bu işte de otelci imdadımıza yetişti.' -R. N. Güntekin.

29 görüntülenme

savunmasını almak

soruşturma sebebiyle suçlanan birisinin düşüncesine başvurmak.

29 görüntülenme

gemi karaya oturmak

gemi, sığ bir yere saplanıp kalmak.

29 görüntülenme

yola yatmak

yola gelmek: 'Birden kabarırsın, sonra yola yatarsın.' -H. R. Gürpınar.

29 görüntülenme

cemaate uymak

içinde bulunulan bir topluluğa uyarak davranmak.

29 görüntülenme

ta kendisi

(ta kısa söylenir) o kimse, tastamam kendisi.

29 görüntülenme

su kesmek

sulanmak: Bu yoğurt su kesmiş. Bu karpuz dura dura su kesmiş.

29 görüntülenme

sebilhane bardağı gibi

hoşa gitmeyen kalabalık (insan topluluğu).

28 görüntülenme

tabanları patlamak

çok yürümekten, çok ayakta durmaktan aşırı yorulmak.

28 görüntülenme

tahakkuk ettirmek

kurum, kuruluş veya kişilerin herhangi bir konuda ödemesi gereken miktarı belirlemek.

28 görüntülenme

semtine uğramamak

1) bir yere özellikle gitmemek: 'Mektebin semtine bile uğramamışlar da hangi derse çalışmışlar acaba?' -M. Yesari. 2) birini hiç aramamak, onunla ilgisini kesmek: 'Nice iyiliklerde bulunduğu kimseler, onun semtine uğramaz olmuşlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

28 görüntülenme

vira etmek

toplamak, almak: 'Demiri vira edip açılmaya karar verdim.' -Z. Selimoğlu.

28 görüntülenme

emel beslemek

isteği, arzuyu sürekli düşünmek veya güçlendirmek: 'Size karşı güzel bir emel besleyenler için kazanmak lazım, değil mi?' -P. Safa.

28 görüntülenme

(birini) on paralık etmek

birine hakarette bulunmak, birini kötü duruma düşürmek.

28 görüntülenme

derece almak

başarı göstererek ödül kazanmak.

28 görüntülenme

maskesini düşürmek (kaldırmak)

gizli amaçlarını, gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak.

28 görüntülenme

kaldırımları arşınlamak

işsiz güçsüz dolaşmak: 'Kelli felli efendiden adamların hatta sarıklı ulemanın günden güne hırpanileşen kılıklarla, elleri boyunlarında, kaldırımları arşınladıklarını görüyorum.' -R. N. Güntekin.

28 görüntülenme

yenik saymak

yenilmiş olarak kabul etmek.

28 görüntülenme

başının çaresine bakmak

kimseden yardım görmeden kendi işini kendi yapmak.

28 görüntülenme

turşu kurmak (yapmak)

turşuluk sebze veya meyveleri kavanoz, fıçı vb.ne yerleştirmek: 'Haminnenin içi sıkıldı mı mutfağa girer, turşu kurardı.' -H. Topuz.

28 görüntülenme

hakkını vermek

1) gereğini bütün olarak yerine getirmek: Bu yemeğin hakkını vermişsin. 2) birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek: O öğretmen, öğrencilerin her zaman hakkını verir.

28 görüntülenme

şakası yok

'hatır gönül tanımaz, gerekeni yapar' anlamında kullanılan bir söz.

28 görüntülenme

taşı sıksa suyunu çıkarır

birinin vücutça çok güçlü olduğunu belirtmek üzere söylenen söz: 'Aslan gibidir maşallah, taşı sıksa suyunu çıkarır, diyor.' -A. İlhan.

28 görüntülenme