En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ödü kopmak (patlamak)

çok korkmak.

35 görüntülenme

iki eli yanına gelmek

ölmek.

35 görüntülenme

birbirini çekememek

kıskanmak: 'Bu iki birbirini çekemezin kişiliklerini kendi imbiğinde eritmiş bir şair olduğu söylenir.' -H. Taner.

35 görüntülenme

dışında bırakmak

hariç tutmak: 'Biz herhangi bir teşebbüs ihtimalini ebediyen hudutlarımız dışında bırakmak istiyoruz.' -N. F. Kısakürek.

35 görüntülenme

özen göstermek

bir şeyi özenerek elden geldiğince iyi olmasına gayret ederek yapmak, itina etmek: 'Çay bitmesin diye yudum yudum içmeye büyük özen gösterirler.' -S. Birsel.

35 görüntülenme

koçan bağlamak

mısırda koçan oluşmak.

35 görüntülenme

hükûmeti devirmek

zor kullanarak devlet yönetiminde değişiklik yapmak.

35 görüntülenme

sakız gibi

1) çok temiz, çok beyaz: 'Kız kucağında hiç kullanılmamış, sakız gibi bir çamaşır sepeti ile çadırdan çıktı.' -O. C. Kaygılı. 2) ayrılmak bilmez, yapışkan.

35 görüntülenme

iki yakasını bir araya getirememek

maddi sıkıntıdan kurtulup rahata erememek: 'Burada kızlar çok pahalıdır. Evlenen adam kolay kolay iki yakasını bir araya getiremez. Kızın bütün sülalesine hatırı sayılır hediyeler sunmak şarttır.' -B. R. Eyuboğlu.

35 görüntülenme

laf aramızda

'başkaları bilmesin, duymasın' anlamında kullanılan bir söz.

35 görüntülenme

ne haber?

1) herhangi bir bilgi var mı? 2) ne var ne yok; 3) alay 'senin hiçbir şeyden haberin yok' anlamında kullanılan bir söz: O, başkalarıyla geziyormuş, ne haber?

35 görüntülenme

şerrine lanet

kötü bir kimse ile uğraşmak istenilmediğini veya kaçınıldığını anlatan bir söz.

35 görüntülenme

laf çakmak (çarptırmak, dokundurmak)

üstü kapalı bir biçimde karşısındakine bir şeyler ima etmek: 'Gözüne gelini ilişince açıktan açığa olmasa bile öfkesini ondan almak için laf çaktı.' -O. Kemal.

35 görüntülenme

polat gibi

çelik gibi, güçlü kuvvetli: 'Atletinin örtmediği pazıları polat gibi.' -R. H. Karay.

35 görüntülenme

belini kırmak

birini bir şeyi yapamaz duruma getirmek.

35 görüntülenme

fücceten gitmek

ansızın ölmek.

35 görüntülenme

Allah için

gerçekten, doğrusu: 'Allah için kız buna layık görünüyordu.' -H. E. Adıvar.

35 görüntülenme

saman altından su yürütmek

belli etmeden iş çevirmek, ortalığı karıştırmak: 'Saman altından su yürüten, ürkek, kaypak görünüşlü insanoğlunu tanımışlığı var.' -Y. Kemal.

35 görüntülenme

postayı kesmek

1) ilgiyi kesmek; 2) bir şeyi yapmaktan vazgeçmek: Ben postayı kestim, artık toplantılara gitmeyeceğim.

35 görüntülenme

gücü gücü yetene

haklılığa değil kaba kuvvete veya güce dayanılarak.

35 görüntülenme

ipi (birinin) eline geçmek

yönetimi başkasının eline geçmek, kontrolü başkasının elinde bulunmak: 'İpleri Topal Osman'ın eline geçince bir uysallaşır, bir uysallaşır kâfir!' -R. Enis.

35 görüntülenme

(birinin) başına kalmak

istemediği hâlde bir işi yapmak veya bir kimseye bakmak zorunluluğu ile karşılaşmak: 'Adam yüzüstü bırakıp gidince böyle bir numara çevirip başına kalmayı deniyor anlaşılan.' -E. Bener.

35 görüntülenme

sokaklara dökülmek

kalabalık hâlde sokakta olmak.

35 görüntülenme

güvence vermek

1) bir anlaşmada taraflardan biriyle ilgili olarak sorumluluğu yüklenmek, inanca vermek, teminat vermek, garanti vermek; 2) bir sorumluluk karşılığı olarak para vb. ortaya koymak, inanca vermek, teminat vermek, garanti vermek.

35 görüntülenme

santim kaçırmamak

çok dikkatli ve hesaplı olmak.

35 görüntülenme

canını burnundan getirmek

çok yormak, fazla çalıştırmak: 'Bize soluk aldırmaz, canımızı burnumuzdan getirir.' -Y. Kemal.

35 görüntülenme

tekme tokat girişmek

dayak atmak.

35 görüntülenme

tekmil almak

ask. üst, birliğin o andaki durumunu bildiren sözlü bilgiyi asttan almak.

35 görüntülenme

soluğu kesilmek (tutulmak)

1) soluk almaz duruma gelmek; 2) mec. aşırı heyecanlanmak; 3) mec. gücü tükenmek.

35 görüntülenme

öpüp başına koymak

1) bir nimeti veya kutsal sayılan bir varlığı saygıyla el üstünde tutmak, yüksekte tutmak; 2) bir şeyi memnunlukla karşılamak, saygı duymak, saygıyla karşılamak: 'Ne dediği bilinmez, anlaşılmaz, kapalı kutu şiirleri öpüp başımıza koymak lazım geliyor.' -R. H. Karay.

35 görüntülenme