En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kadrini anlamak

değerinin farkına varmak: 'Hakikaten, insan sevdiklerinin kadrini yokluklarında anlıyor.' -P. Safa.

28 görüntülenme

lakırtısını etmek

hakkında konuşmak: 'Köylü ile Gülsüm, çocukları o kadar eğlendirmişti ki sofrada hep onların lakırtısını ediyorlar, durmadan gülüyorlardı.' -R. N. Güntekin.

28 görüntülenme

kılıç çalmak

kılıçla savaşmak, kılıç ile öldürmek.

27 görüntülenme

suratına indirmek

tokat atmak.

27 görüntülenme

şahsiyata dökmek

şahsiyat yapmak.

27 görüntülenme

ortaya çıkarmak

delilleriyle göstermek, ispat etmek: 'Bu işteki uygunsuzluğu daha iyi ortaya çıkarmak için bir mukayese yapalım.' -N. Hikmet.

27 görüntülenme

başını uçurmak

kellesini uçurmak.

27 görüntülenme

yemini basmak

çabuk ve kuvvetli olarak yemin etmek: 'Her akşam, beş paralık alışveriş etmedim diye yemini basar.' -H. E. Adıvar.

27 görüntülenme

kavga çıkarmak

kavgaya neden olmak: 'Bir gün hiç yoktan kavga çıkarıp oğlanın ağzını burnunu bir güzel dağıtıverdiler.' -N. Cumalı.

27 görüntülenme

volta vurmak

1) den. gemi zikzak yapmak; 2) argo bir aşağı bir yukarı dolaşmak: 'Onu, odamın penceresinden, her sabah kahvaltıdan önce, verandada bir aşağı bir yukarı volta vururken görürdüm.' -N. Cumalı.

27 görüntülenme

perde kurmak

Karagöz oyununa başlamak.

27 görüntülenme

kuvvetini toplamak

gücünü artırmak, kuvvetlenmek.

27 görüntülenme

yüreksizlik göstermek

korkmak, ürküp kaçmak: 'Tek üzüldüğüm, gecenin büyüsünü yitirmemek için masadan erken kalkmak yüreksizliğini göstermem.' -T. Uyar.

27 görüntülenme

şakaya gelmemek

1) şakaya dayanamamak; 2) hafifsemeye, savsaklamaya gelmemek.

27 görüntülenme

haksızlığa uğramak

adalete aykırı bir duruma düşmek, haksızlıkla karşılaşmak: 'Gücenik, haksızlığa uğramaktan bezmiş gibi susuyor.' -İ. Aral.

27 görüntülenme

kayıp vermek

ulus, toplum, kuruluş vb. değerli bireylerini yitirmek: 'Bizim yokuş son iki yılda çok kayıp vermişti. Cemal Nadir bu kayıpların en büyüğüydü.' -Y. Z. Ortaç.

27 görüntülenme

kayıt altına girmek

1) bir şey yapmaya zorlanmak: Ben kayıt altına giremem. 2) davranışları sınırlandırılmak.

27 görüntülenme

tatile girmek

belirli bir süre için çalışmalara ara vermek: Üniversite haziranda tatile girecek.

27 görüntülenme

tuvalet (tuvaletini) yapmak

sidik veya dışkıyı vücuttan dışarı atmak.

27 görüntülenme

silah patlamak

1) silah ateş almak; 2) mec. savaş başlamak.

27 görüntülenme

nar gibi

iyice kızarmış (yiyecek).

27 görüntülenme

dünya durdukça durasın!

'çok yaşa, Tanrı sana sonsuz bir ömür versin!' anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

27 görüntülenme

fondip yapmak

bir solukta, bir dikişte içmek.

27 görüntülenme

gözleri fıldır fıldır etmek

şeytanca ve çapkınca bakmak.

27 görüntülenme

Azrail'in elinden kurtulmak

ölümden kurtulmak.

27 görüntülenme

oyuna getirmek

birini tuzağa düşürmek, aldatmak: 'Orada da Arif denilen hergele bizi oyuna getirdi.' -M. Ş. Esendal.

27 görüntülenme

yabancı saymak (tutmak)

yabancı gibi görmek, yabancı olarak benimsemek.

27 görüntülenme

kamanço etmek

yüklemek, aktarmak, elden ele geçirmek: 'Bu ödev kendisine kamanço edilen eleştirmen arkadaş...' -H. Taner.

27 görüntülenme

mecrası değişmek

bir iş, bir olay için gidişi, yönü, doğrultusu değişmek.

27 görüntülenme

U dönüşü yapmak

1) yüz seksen derecelik bir dönüş yapmak; 2) mec. önceden sahip olduğu bir düşünceden farklı bir düşünceyi savunmaya başlamak.

27 görüntülenme