En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

lakırtısını etmek

hakkında konuşmak: 'Köylü ile Gülsüm, çocukları o kadar eğlendirmişti ki sofrada hep onların lakırtısını ediyorlar, durmadan gülüyorlardı.' -R. N. Güntekin.

35 görüntülenme

kılıç çalmak

kılıçla savaşmak, kılıç ile öldürmek.

34 görüntülenme

başını uçurmak

kellesini uçurmak.

34 görüntülenme

derece almak

başarı göstererek ödül kazanmak.

34 görüntülenme

masraf etmek

para harcamak.

34 görüntülenme

yüz yüze yaşamak

sürekli olarak bir arada olmak zorunda bulunmak: 'Ölümle aylarca yüz yüze yaşamış, hayatımla oyuncak gibi oynamıştım.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

taşı sıksa suyunu çıkarır

birinin vücutça çok güçlü olduğunu belirtmek üzere söylenen söz: 'Aslan gibidir maşallah, taşı sıksa suyunu çıkarır, diyor.' -A. İlhan.

34 görüntülenme

şakaya gelmemek

1) şakaya dayanamamak; 2) hafifsemeye, savsaklamaya gelmemek.

34 görüntülenme

yürürlüğe girmek

bir kanun, bir karar, bir iş uygulanır, yapılır duruma gelmek.

34 görüntülenme

haksızlığa uğramak

adalete aykırı bir duruma düşmek, haksızlıkla karşılaşmak: 'Gücenik, haksızlığa uğramaktan bezmiş gibi susuyor.' -İ. Aral.

34 görüntülenme

sigarayı tellendirmek (tüttürmek)

keyifle sigara içmek: 'Birkaç tane bira çektikten sonra üzerlerine sigarayı tellendirdim mi değme keyfime artık.' -Ö. Seyfettin.

34 görüntülenme

kuyudan adam çıkarmak

1) olumsuz, uygunsuz veya yasal olmayan bir duruma son vererek birini haklarına kavuşturmak; 2) unutulmaktan kurtarmak.

34 görüntülenme

tatile girmek

belirli bir süre için çalışmalara ara vermek: Üniversite haziranda tatile girecek.

34 görüntülenme

yüzü yazılı kalmak

kullanılmak, yenilmek için hazırlanmışken herhangi bir sebeple olduğu gibi dokunulmadan kalmak.

34 görüntülenme

nar gibi

iyice kızarmış (yiyecek).

34 görüntülenme

oylamaya koymak

bir toplantıdaki oy sayısını belirlemek, oy verilmesini istemek, oya sunmak.

34 görüntülenme

hâline bakmamak

kendisinin ne durumda olduğunu düşünmeden gücünü aşan işlere kalkışmak: 'İhtiyar bunak, hâline bakmıyor da neler söylüyor.' -M. Ş. Esendal.

34 görüntülenme

iştiyak duymak

göreceği gelmek, özlemek.

34 görüntülenme

Azrail'in elinden kurtulmak

ölümden kurtulmak.

34 görüntülenme

sinir sahibi olmak

devamlı sinirlenir durumda olmak.

34 görüntülenme

hallaç pamuğu gibi atmak

toplu durumda bulunan kişi veya nesneleri darmadağın etmek.

34 görüntülenme

kamanço etmek

yüklemek, aktarmak, elden ele geçirmek: 'Bu ödev kendisine kamanço edilen eleştirmen arkadaş...' -H. Taner.

34 görüntülenme

meclis kurmak

birkaç kişi konuşmak veya eğlenmek için toplanmak: 'Nihayet bir akşam bütün ihtiyarlar, kadın erkek meclis kurar, ahenge başlarlarmış.' -H. E. Adıvar.

34 görüntülenme

mecrası değişmek

bir iş, bir olay için gidişi, yönü, doğrultusu değişmek.

34 görüntülenme

ağzı burnu yerinde

oldukça güzel, yakışıklı.

34 görüntülenme

saka beygiri gibi

1) bir iş uğruna birçok yere uğrayarak dolaşan (kimse); 2) yalnız vakit geçirmek için amaçsız dolaşan (kimse).

34 görüntülenme

pişkinliğe vurmak

kötü bir davranışa veya söze aldırmamak.

34 görüntülenme

mortoyu çekmek

ölmek.

34 görüntülenme

nefes çekmek

1) sigara veya başka bir şeyin dumanını içine çekmek: 'Ramazan sigarasının izmaritinden birkaç nefes çekti.' -Ç. Altan. 2) esrar içmek.

34 görüntülenme

ne altını bırakmak ne üstünü

bir şeyin veya yerin her tarafını karıştırmak, dolaşmak vb: Geze dolaşa şehrin ne altını bıraktık ne üstünü.

34 görüntülenme