En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

saka beygiri gibi

1) bir iş uğruna birçok yere uğrayarak dolaşan (kimse); 2) yalnız vakit geçirmek için amaçsız dolaşan (kimse).

27 görüntülenme

birbirini çekememek

kıskanmak: 'Bu iki birbirini çekemezin kişiliklerini kendi imbiğinde eritmiş bir şair olduğu söylenir.' -H. Taner.

27 görüntülenme

birbirine katmak

1) aralarını açmak, aralarını bozmak, olay çıkarmak; 2) karıştırmak.

27 görüntülenme

ne âlem

yadırganan ancak kızılmayan davranışları olan kimseler için kullanılan bir söz: Ne âlem çocuksun!

27 görüntülenme

pişkinliğe vurmak

kötü bir davranışa veya söze aldırmamak.

27 görüntülenme

yağ yedirmek

yağı bir şeyin içine azar azar ekleyerek belli olmaz duruma getirmek.

27 görüntülenme

nefes çekmek

1) sigara veya başka bir şeyin dumanını içine çekmek: 'Ramazan sigarasının izmaritinden birkaç nefes çekti.' -Ç. Altan. 2) esrar içmek.

27 görüntülenme

özen göstermek

bir şeyi özenerek elden geldiğince iyi olmasına gayret ederek yapmak, itina etmek: 'Çay bitmesin diye yudum yudum içmeye büyük özen gösterirler.' -S. Birsel.

27 görüntülenme

bela aramak

kavga çıkarmak için fırsat kollamak: 'Geceleyin belanı arama, haydi nerden geldinse bas git oraya.' -E. İ. Benice.

27 görüntülenme

(biriyle) kafa bulmak

alay etmek.

27 görüntülenme

ne altını bırakmak ne üstünü

bir şeyin veya yerin her tarafını karıştırmak, dolaşmak vb: Geze dolaşa şehrin ne altını bıraktık ne üstünü.

27 görüntülenme

bela getirmek

kötülüğe, felakete uğratmak: 'Yurtlarına bela getiren bu kadını, ayıplamıyor kentin uluları.' -A. Erhat.

27 görüntülenme

(birinin) ahı tutmak

birinin ilenmeleri gerçekleşmek.

27 görüntülenme

zaaf göstermek

zayıflığı, yeteneksizliği ortaya çıkmak.

27 görüntülenme

kodese tıkmak

cezaevine sokmak: 'Belki kodese tıkarlar, hazır olsun.' -S. F. Abasıyanık.

27 görüntülenme

mendil sallamak

birini uzaktan mendil sallayarak selamlamak veya uğurlamak: 'Arabalar yaklaşıyor, mendil sallayalım mı?' -A. Gündüz.

27 görüntülenme

bağışıklık kazanmak

1) bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla dirençli duruma gelmek; 2) mec. korunaklı olmak.

27 görüntülenme

kol vurmak

dolaşmak.

27 görüntülenme

laf çakmak (çarptırmak, dokundurmak)

üstü kapalı bir biçimde karşısındakine bir şeyler ima etmek: 'Gözüne gelini ilişince açıktan açığa olmasa bile öfkesini ondan almak için laf çaktı.' -O. Kemal.

27 görüntülenme

ne hâli varsa görsün

öğüt ve uyarı dinlemeyenler için 'ne yaparsa yapsın, beni ilgilendirmez' anlamında kullanılan bir söz: 'Boş ver ne hâlleri varsa görsünler, ben bu heriflere bulaşamam.' -A. Ümit.

27 görüntülenme

polat gibi

çelik gibi, güçlü kuvvetli: 'Atletinin örtmediği pazıları polat gibi.' -R. H. Karay.

27 görüntülenme

belini doğrultmak

yeniden durumunu düzeltmek: 'Belini biraz doğrultmuş, borçlarını ödemiş, daha rahat bir yaşam düzeyine erişmişti.' -M. Mungan.

27 görüntülenme

soğuk çalmak

soğuk bitkiye zarar vermek.

27 görüntülenme

yakadan geçirmek

esk. evlatlığa kabul etmek.

27 görüntülenme

fücceten gitmek

ansızın ölmek.

27 görüntülenme

rüşvet yemek

bir işi yapmak için birinden rüşvet almak.

27 görüntülenme

sekte vermek

kesintiye uğramak.

27 görüntülenme

gâvur ölüsü gibi

çok ağır ve hantal: 'Gâvur ölüsü gibi yemek masası, ona benzer büfe, kasvetli.' -E. Işınsu.

27 görüntülenme

keder vermek

üzüntü vermek, kederlendirmek, tasalandırmak.

27 görüntülenme

edebini takınmak

edepli davranmaya başlamak.

27 görüntülenme