En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

harman dövmek keçinin işi değil

önemli işler herkese yaptırılmaz.

21 görüntülenme

atına bakan ardına bakmaz

görevini eksiksiz yapan, aracını iyi kullanan kimse kendisini kötü duruma düşmekten kurtarmış olur.

21 görüntülenme

buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?

görüştüğün kimseyi ağırlayacak, onun istediklerini yapacak durumda olmayabilirsin ama tatlı dille onun gönlünü hoş edebilirsin.

21 görüntülenme

ağustosta yatanı, zemheride büvelek tutar

elinde fırsat varken geleceğini sağlamaya gayret göstermeyip eğlenceye, keyfe dalan kimse sonunda aç kalır ve perişan olur.

21 görüntülenme

buldum bilemedim, bildim bulamadım

kişi elinde fırsat varken bundan yararlanmayı bilmez, yararlanma yollarını öğrendiği zaman da eline fırsat geçmez.

21 görüntülenme

eceli gelen (yaklaşan) köpek cami (mescit) duvarına (avlusuna) siyer (işer)

herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır.

21 görüntülenme

bülbülü altın kafese koymuşlar, 'ah vatanım' demiş

kişi, başka yerlerde ne kadar rahat ve mutlu olursa olsun yine de kendi yurdunu özler.

21 görüntülenme

eğri düzü beğenmez, bu da bizi beğenmez

hiçbir şeyi beğenmeyenlerin de kusurları vardır.

21 görüntülenme

büyük başın derdi büyük olur

büyük işlerin başında bulunanların karşılaşacağı güçlükler de çoktur.

21 görüntülenme

şap ile şeker bir değil

görünüşte birbirine benzeyen şeyler nitelikte birbirinden çok farklı olabilirler.

21 görüntülenme

cahile söz (laf) anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtür (zordur)

ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın deve hendekten atlatılamaz, cahile söz anlatmak bundan da zor bir şeydir.

21 görüntülenme

kaynayan kazan kapak tutmaz

içten içe, gizlice gelişen olaylar veya duygular bir yerde patlak verir.

21 görüntülenme

can boğazdan gelir (geçer)

insan yiyeceğine önem vererek güçlenebilir veya yemeden yaşamak mümkün değildir.

21 görüntülenme

ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil

iyi nitelikli işler kullanılan araç elverişsiz de olsa kolaylıkla yürütülebilir ama her iş elverişsiz araçla yürütülemez.

21 görüntülenme

ağzı köpürmek

çok öfkelenmek: 'Âdeta saldırdı üstüme ağzı köpürmüş, çirkin bayan.' -N. Hikmet.

21 görüntülenme

can candan şirindir (tatlıdır)

bir kişi için kendi canı, başkasının canından daha tatlıdır.

21 görüntülenme

ekşi yüzlünün balı acı olur

istemeden iyilik yapan kişi karşısındakini de hoşnut edemez.

21 görüntülenme

el ağzına bakan, karısını tez boşar

kişi, özel hayatı ile ilgili ciddi konularda başkasının düşüncesiyle değil kendi düşünceleriyle karar vermelidir.

21 görüntülenme

ağzı laf (lakırtı) yapmak

1) kolay konuşma yeteneği olmak; 2) inandırıcı söz söyleme yeteneği olmak: 'Çok şükür, ağzı laf yapandan çok, eli işe yatkın aydınlara muhtaç olduğumuzu, anlar gibiyiz.' -A. İlhan.

21 görüntülenme

el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz

her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.

21 görüntülenme

hem kaçar hem davul çalar

işi yapmaktan çekindiği hâlde yine de yapar.

21 görüntülenme

ay ışığında ceviz silkilmez

yeterli olmayan koşullarda yapılan işlerden, beklenilen verim alınamaz.

21 görüntülenme

kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu

sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar.

21 görüntülenme

ayağı yürüten baştır

halkın düzen içinde çalışmasını baştakiler sağlar.

21 görüntülenme

nefesine güvenen borazancıbaşı olur

başarabileceğinize eminseniz büyük işlere girişiniz.

21 görüntülenme

ak gün ağartır, kara gün karartır

mutlu bir yaşayış kişiyi dinç kılar, mutsuz bir yaşam ise yıpratır.

21 görüntülenme

her çiçek koklanmaz

her güzelle ilişki kurmak doğru değildir.

21 görüntülenme

ak koyunun kara kuzusu da olur

iyi bir ailenin çocuğu kötü de olabilir.

21 görüntülenme

ayağının bastığı yerde ot bitmez

uğradığı yere bereketsizlik, uğursuzluk getirir.

21 görüntülenme

kedi götünü görmüş, 'yaram var' demiş

bazı insanlar hiç olmayacak bir şeyi kendisine dert edinir.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

velveleye vermek

gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek: 'Susun, ortalığı velveleye vermeyin! Ne bağrışıyorsunuz?' -S. F. Abasıyanık.

88 görüntülenme

arabanın tekerine taş koymak

güçlük çıkarmak.

88 görüntülenme

defteri kapamak (kapatmak)

1) söz konusu işi artık yapmaz olmak; 2) bir şeyle ilgiyi kesmek: 'Saçmalama, ben o defteri kapatalı bir yılı geçti.' -A. Kulin.

88 görüntülenme

eline yüzüne bulaştırmak

bir işi gerektiği gibi yapamamak, başarısız olmak, becerememek.

88 görüntülenme

iş başa düşmek

kendi işini kendi görme zorunda kalmak.

88 görüntülenme

on parmağında on kara

herkesi lekelemek huyu olanlar için kullanılan bir söz: 'On parmağınızda on kara, iftira üstüne iftira çalıyorsunuz.' -T. Buğra.

88 görüntülenme

biblo gibi

ufak tefek, zarif (kız).

88 görüntülenme

sersem gibi

serseme yakışır biçimde.

88 görüntülenme

kulpunu bulmak

yapılacak uygunsuz bir iş için, yasallığı tartışılabilecek bir çözüm yolu bulmak: 'Öbür seferler arkasında Servet Bey vardı; bir kulpunu bulur, uzattırıverirdi mühletleri.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

88 görüntülenme

burnundan getirmek

yaptığına pişman etmek: 'Hele onu bir elime geçireyim, görürsün, burnundan getireceğim.' -H. Topuz.

88 görüntülenme

kuluçka olmak

dişi kuş yumurtaya yatma zamanı gelmek.

88 görüntülenme

onu bunu bırak

'bahane arama, mazeret ileri sürme' anlamında kullanılan bir söz.

88 görüntülenme

saat bir (iki, üç ...) yönünde

saat başlarını söyleyerek hedefi yön açısından belirlemek için kullanılan bir söz.

88 görüntülenme

vareste tutmak (kılmak)

bir şeyi yapıp yapmamakta özgür bırakmak.

88 görüntülenme

bilek gibi

gür, kalın (saç veya akarsu).

88 görüntülenme

haberli olmak

öğrenmiş olmak, haber almış bulunmak: 'En yeni teknolojik bilgilerden haberli oluyorlar.' -T. Uyar.

88 görüntülenme

yele vermek

savurmak, boşuna harcamak.

88 görüntülenme

görev bilmek (saymak, addetmek)

görev olarak üzerine almak, sorumluluk üstlenmek: 'Umutlu da olsam umutsuz da olsam görev bildiğim işi yerine getiririm.' -M. C. Anday.

88 görüntülenme

bir iş olmak

anlaşılmaz, bilinmeyen bir durum olmak: 'Kaynının geceyi onlarda geçirmesinde vardı bir iş.' -O. Kemal.

88 görüntülenme

suyuna gitmek

suyunca gitmek.

88 görüntülenme

feveran etmek

birdenbire öfkelenmek, köpürmek, parlamak: 'Beni dinlemeden öyle feveran etme ... hiddetlenme!' -E. E. Talu.

88 görüntülenme

ayakta uyumak

aşırı dalgın, şaşkın veya yorgun olmak.

88 görüntülenme

(bir şeyin) yolunu tutmak

benimsemek, gereğini yerine getirmek: 'Sen de biraz adamlığın yolunu tutmalısın.' -R. N. Güntekin.

88 görüntülenme

burun buruna gelmek

1) beklenmedik bir anda karşılaşmak, birbirlerine çok yaklaşmak: 'Nabi Efendi, merdivenleri yorgun yorgun çıkarken sofada karısıyla burun buruna geldi.' -M. Yesari. 2) karşısında hissetmek: 'O kadar gururlu bir tavrı vardı ki onu ilk kez gören birisi, bu kişinin az önce ölümle burun buruna geldiğini düşünemezdi.' -N. Hikmet.

88 görüntülenme

kısmeti açılmak

1) kazancı artmak, bolluğa ermek; 2) kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmak.

88 görüntülenme

sünger gibi

çok yumuşak.

88 görüntülenme

(bir işi) gözü yememek

bir işi yapacak güç ve yeteneği kendinde bulamamak.

88 görüntülenme

(birini) hoş tutmak

birine iyi ve sevecenlikle davranmak.

88 görüntülenme

demir atmak

den. 1) gemi çıpasını denize salmak: 'Açıkta demir atmış kotrayı görüyor musun?' -F. R. Atay. 2) mec. bir kimse bir yerde uzun süre kalmak.

88 görüntülenme

başından savmak

bir istekte bulunanı sözde bir sebeple uzaklaştırmak: 'Yoksa başımdan savmak için akla karayı mı seçeceğim?' -R. H. Karay.

88 görüntülenme