En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

adamın (kimsenin) adı çıkmadansa canı çıkması (yeğdir)

insanın haklı veya haksız yere adı bir defalık kötüye çıktı mı ondan sonra yaptıkları hep o gözle değerlendirilir.

27 görüntülenme

baş ol da eşek başı (soğan başı) ol

en önemsiz işlerde bile baş olmak, buyruk altında bulunmaktan iyidir.

27 görüntülenme

baş ol da istersen soğan başı ol

küçük bir işte de olsa başta olmak önemlidir.

27 görüntülenme

adamlık sende kalsın

1) karşı taraf iyilik bilmese de sen yine iyilik et; 2) bu işi nasıl olsa sana yaptıracaklar, bari kendiliğinden yap da onurunu koru.

27 görüntülenme

ahkâm çıkarmak

kendi düşüncelerine dayanarak birtakım yargılara varmak.

27 görüntülenme

baş sağlığı, dünya varlığı

en büyük zenginlik, beden sağlığıdır.

27 görüntülenme

parayı veren düdüğü çalar

para harcadığında insan istediğini elde edebilir.

27 görüntülenme

ahmak gelin yengeyi halayığı sanır

ahmak kimse kendisini koruyup gözeten kişiye hizmetine verilmiş biri gözüyle bakar ve saygısız davranışlarıyla onun gönlünü kırarak hizmetinden yoksun kalır.

27 görüntülenme

dayak cennetten çıkmıştır

dayağın yola getirici bir etkisi vardır.

27 görüntülenme

deve yerine deve çöker

değerli bir kimseden boşalacak yeri ancak o değerde olan başka bir kimse doldurabilir.

27 görüntülenme

bedava sirke baldan tatlıdır

masrafsız ve emeksiz elde edilen şeyler insana hoş gelir.

27 görüntülenme

dille düğümlenen, dişle çözülmez

verdiği sözü yerine getirmeyen kişi, sebebi sorulduğu zaman kendini savunmakta zorlanır.

27 görüntülenme

bekâr gözü, kör gözü

bekâr erkek, evlenme istek ve heyecanı içinde olduğundan alacağı kızın kusurlarını göremez.

27 görüntülenme

altın eşik gümüş eşiğe muhtaç olur

hiç kimse zenginliğine güvenmemelidir, gün gelir yoksullaşır ve fakir kimseye muhtaç olur.

27 görüntülenme

bekâra karı boşaması kolaydır

bilgi ve deneyimi olmayan bir kimsenin işi hafife alması, önemsememesi, gereğince değerlendirememesi doğaldır.

27 görüntülenme

bekârın parasını it yer, yakasını bit

bekâr kimse parasını gereksiz harcar, yaşayışı ise düzensizdir.

27 görüntülenme

bekârlık maskaralık

bekâr kimse bakımsızdır, derbeder bir yaşayışı vardır ve herkesin eğlencesi olur.

27 görüntülenme

benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olur

günler birbirinden çok farklı olmadığı hâlde hava yavaş yavaş ısınarak yaz, aynı biçimde yavaş yavaş soğuyarak kış olur.

27 görüntülenme

evvel hesap, sonra kasap

1) alışverişe çıkan bir kimse para durumunu önceden gözden geçirmelidir; 2) insan bir işe girişmeden önce kendi olanaklarını iyi hesaplamalıdır.

27 görüntülenme

fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp

yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır.

27 görüntülenme

beş para etmez

hiçbir değeri yok, işe yaramaz.

27 görüntülenme

fare çıktığı deliği bilir

bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.

27 görüntülenme

dervişin fikri ne ise zikri de odur

insan, önem verip düşündüğü şeyi konuşmaktan kendini alamaz.

27 görüntülenme

dile gelen ele gelir

insanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler.

27 görüntülenme

fırsat her vakit ele geçmez

fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir.

27 görüntülenme

bey aşı borç, düğün aşı ödünç

beyin sofrasında ağırlanan kimsenin karşılık olarak beye ziyafet vermesi kolay olmadığından bu bir borç olarak kalır; düğün aşı yiyen de günün birinde kendisinin yapacağı düğüne önceden gittiği düğün sahibini çağırır böylece borcun altından kalkmış olur.

27 görüntülenme

fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar

talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.

27 görüntülenme

beyler buyruğu yoksula kan ağlatır

yöneticiler, uygulanması güç buyruklar vererek halkı sıkıntıya sokarlar.

27 görüntülenme

anca beraber, kanca beraber

iki veya daha çok kişi yaptıkları iş kötü de gitse birbirlerinden ayrılmamalıdırlar.

27 görüntülenme

bezirgân züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

27 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

yüreği sızlamak

çok acımak, çok üzülmek: 'O, inledikçe benim de yüreğim sızlıyor, sıkıntıdan damarlarımı saran yağ eriyor.' -E. İ. Benice.

114 görüntülenme

fesini havaya atmak

sevinmek.

114 görüntülenme

maneviyatı bozulmak

moral gücü sarsılmak.

114 görüntülenme

sıkıntısı olmak

1) tedirgin, rahatsız eden bir durumda bulunmak: 'Bir derdi, bir sıkıntısı olup da öyle susup durduğu akşamlar bile yanında bulunmaktan hoşlanıyoruz.' -N. Ataç. 2) işemesi gerekmek, sıkışmak.

114 görüntülenme

hacetini yapmak (görmek)

küçük veya büyük abdestini yapmak.

114 görüntülenme

iç çekmek

üzüntüyle derinden soluk almak: 'Hafif hafif iç çekmeler, tek hıçkırıklar, konser hâlinde ağlamalar.' -H. E. Adıvar.

114 görüntülenme

araları limoni olmak

aralarında hafif bir kırgınlık olmak.

114 görüntülenme

içine çekilmek (kapanmak)

çevresindeki kişilerle ilgi kurmamak, duygularını kimseye açmamak: 'O sene çok içine çekilmiş, daima boş vakti kütüphanede geçen ağır bir talebe vaziyetini almıştı.' -H. E. Adıvar.

114 görüntülenme

içine dert olmak

bir şeyi yapamamaktan dolayı üzülmek.

114 görüntülenme

yazboz tahtasına çevrilmek (döndürmek)

bir konuda art arda birbirini tutmayan kararlar alınmak: 'Millete mal olmuş şehitlerin, büyük hizmet sahiplerinin saygınlığı ulu orta yazboz tahtasına çevrilemez.' -H. Taner.

114 görüntülenme

ayakta uyumak

aşırı dalgın, şaşkın veya yorgun olmak.

114 görüntülenme

kalbe işlemek

derin üzüntü uyandırmak.

114 görüntülenme

taraf (tarafını) tutmak

birinden yana olmak, birinin görüş ve düşüncesini desteklemek: 'Benim, daha çok erkeklerin tarafını tutar gibi görünen akıl öğretmelerime hanımlar kızabilir.' -Ş. Rado.

114 görüntülenme

kalbe (kalbine) doğmak

içine doğmak.

114 görüntülenme

aralarından su sızmamak

aralarında çok yakın, sıkı fıkı arkadaşlık bulunmak: 'Bir vakitler aralarından su sızmayan o dünya ahiret kardeş hatun kişiler, şimdi birbirlerini çekemiyor, birbirlerinin arkasından söylemediklerini bırakmıyorlardı.' -H. Taner.

114 görüntülenme

yenik düşmek

yenilmek, mağlup olmak: 'Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.' -Z. Selimoğlu.

114 görüntülenme

yüreğini hoplatmak (oynatmak veya kaldırmak)

heyecanlandırmak.

114 görüntülenme

aferin almak

değerli görülüp beğenilmek.

114 görüntülenme

başından savmak

bir istekte bulunanı sözde bir sebeple uzaklaştırmak: 'Yoksa başımdan savmak için akla karayı mı seçeceğim?' -R. H. Karay.

114 görüntülenme

buz üstüne yazı yazmak

1) süresi, etkisi çok az olacak bir iş yapmak; 2) bir kimseye etki yapmayan sözler söylemek.

114 görüntülenme

elma gibi

kırmızı (yanak).

114 görüntülenme

düğün dernek, hep bir örnek

olayların veya yapılan işlerin hep birbirine benzediğini anlatan bir söz.

114 görüntülenme

göz atmak

kısa bir süre, fazla dikkat etmeden bakıvermek: 'Bir ara karşıdaki salaş birahanenin penceresine göz atıyorum.' -A. Ümit.

114 görüntülenme

içini parçalamak (parça parça etmek)

çok üzülmek, aşırı derecede sıkılıp harap olmak: 'İçini parça parça etmekle beraber Azize'nin feryadı ona tabii gelmeye başlamıştı.' -H. E. Adıvar.

114 görüntülenme

ekmek elden su gölden

'kendisi çalışmayıp başkasının kazancıyla geçinme durumu' anlamında kullanılan bir söz: 'Uygar yaşamlarında ekmek elden su göldendi.' -A. Kutlu.

114 görüntülenme

göz doyurmak

bir şey görünüşü ile umulduğundan çok etkilemek.

114 görüntülenme

denizde kum, onda para

'parası çok kimse, zengin' anlamında kullanılan bir söz.

114 görüntülenme

martaval atmak (okumak)

inanılmayacak sözler söylemek, yalan söylemek.

114 görüntülenme

idaresini bilmek

yerine göre harcamak, tutumlu davranmak.

114 görüntülenme

yeise kapılmak

çok üzülmek: 'Şimdi bu ümidin boşa çıktığını anlayınca birden yeise kapıldı.' -R. H. Karay.

114 görüntülenme