En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kesilen baş yerine konmaz

kesin olarak yapılıp sonuçlandırılan iş, eski durumuna getirilemez.

21 görüntülenme

elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar

eltiler birbirlerinden uzak dururlar, görümceler gelinlerle kavga ederler.

21 görüntülenme

çift edersen bağlanırsın, bağ edersen eğlenirsin

bakımını iyi yaparsan bağın iyi olur, bağla uğraşmak bir eğlencedir.

21 görüntülenme

tazı o tazı ama çulu değişmiş

1) tanıdığımız sıradan kişi işbaşına geçmiş; 2) giyim kuşamını düzeltmiş olduğu için tanınmaz olmuş.

21 görüntülenme

çiğ yemedim ki karnım ağrısın

suç işlemedim ki korkayım.

21 görüntülenme

akraba ile ye, iç alışveriş etme

alışverişte iki taraf da kendi çıkarını düşündüğünden iki dost arasındaki alışveriş dostluğu bozabilir, bu nedenle de dostluklarını sürdürmek isteyenler birbirleriyle alışverişte bulunmamalıdırlar.

21 görüntülenme

tekkeyi bekleyen çorbayı içer

bir şeyi elde etmek için bazı sıkıntılara katlanmak gerekir.

21 görüntülenme

kırk hırsız bir çıplağı soyamamış

sömürenler, asalaklar ne kadar usta olurlarsa olsunlar, sömürülecek bir şeyi olmayandan yararlanamazlar.

21 görüntülenme

tembele iş buyur, sana akıl öğretsin

tembel, kendisine buyurulan işi yapmamak için ya onun yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını söyler ya da buyurulan biçimde değil, kendisinin işine gelen biçimde yapmayı önerir.

21 görüntülenme

ağzını aramak (yoklamak)

konuşturarak düşüncesini öğrenmeye çalışmak: 'Ağzımı aradı, rahat mıydım, burada okuyacağımı aklım kesmiş miydi?' -A. Kutlu.

21 görüntülenme

donsuzun gönlünden dokuz top bez geçer

bir şeyden yoksun olan kişinin gönlünden hep o şeyden bol bol edinmek geçer.

21 görüntülenme

çocuğa iş, ardına sen düş

çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.

21 görüntülenme

çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider

çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.

21 görüntülenme

er oyunu üçe kadar

birinci ve ikinci denemede başarılamayan iş için son kez üçüncü deneme yapılmalıdır.

21 görüntülenme

erdiğine erer, ermediğine taş atar

sataşkan, edepsiz kimse amacına ulaşamadığında her türlü kötülüğü yapar.

21 görüntülenme

çocuk seversen beşikte, koca seversen döşekte

çocuğu kucağına almadan, beşikte yatarken sev; kocana karşı olan sevgini de başkalarının yanında değil, döşekte göster.

21 görüntülenme

geceler gebedir

her sabah yeni olaylarla karşılaşırız.

21 görüntülenme

ölüm hak miras helal

ölümün olağan olması gibi mirasın da paylaşılması olağandır.

21 görüntülenme

herkes bildiğini okur

başkaları ne söylerse söylesin, herkes kendi düşünüşüne göre iş yapar.

21 görüntülenme

çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin

yönetimi altında bulunan kimselere sık sık müdahale edenler bekledikleri verimi alamadıkları gibi onları da arsız ederler; yiyecek ve para bakımından da sıkıntıya düşürenler onları hırsızlığa itmiş olurlar.

21 görüntülenme

çok yaşayan (okuyan) bilmez, çok gezen bilir

çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir; çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.

21 görüntülenme

ah alan onmaz

kötülük ettiği için beddua alan iflah olmaz.

21 görüntülenme

adam kullanmak

1) birini çalıştırmasını bilmek; 2) birini kendi çıkarına alet etmek.

21 görüntülenme

ah vah etmek (demek)

pişman olmak: 'Yaptığım deliliğe ne zaman ah vah diyeceğimi bir kestirebilsem.' -S. F. Abasıyanık.

21 görüntülenme

eşeği düğüne çağırmışlar, 'ya su lazımdır ya odun' demiş

bir işi yapmamak için bahane bulmayı anlatan bir söz.

21 görüntülenme

Allah dağına göre kar verir

Tanrı herkese dayanabileceği ölçüde sıkıntı verir.

21 görüntülenme

tüccar züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

21 görüntülenme

baş dille tartılır

kişinin aklı, söylediği sözlerle ölçülür.

21 görüntülenme

komşu hakkı, Tanrı hakkı gibidir

komşunun komşu üzerindeki hakkı, Tanrı’nın kul üzerindeki hakkı kadar kutsaldır.

21 görüntülenme

dağda gez belde gez, insafı elden bırakma

eşkıya dahi olsan insafı elden bırakma.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

eşiğine yüz sürmek

bir dilekte bulunmak için bir kişiye yalvarmaya gitmek.

88 görüntülenme

ağız burun birbirine karışmak

1) dayak sonucunda yüz yara bere içinde kalmak; 2) yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk vb. durumların izleri görünmek.

88 görüntülenme

hesaba katmak

dikkate almak, göz önünde bulundurmak: 'Hem benim avukat veya yargıç olmak isteyip istemediğimi de hesaba kattıkları yoktu.' -N. Cumalı.

88 görüntülenme

formül bulmak

bir işi çözümleyecek çıkar yol bulmak, çözüm bulmak: 'O, bu nazik duruma karşı bir formül bulmuştu.' -R. N. Güntekin.

88 görüntülenme

fıtık etmek

sıkıntı vermek, üzmek: 'Aklından, fıtık etti ha, cevap olumsuz herhâlde ama insan bir söyleyiverir, diye geçmekteydi.' -Ü. Dökmen.

88 görüntülenme

zor gelmek

bir işin yapılması birine güç gelmek: 'Ama, sevdiğimiz insanın acı çekmesini seyretmek, ölüm acısından çok daha zor gelmiştir bana.' -K. Tahir.

88 görüntülenme

ağızdan ağıza dolaşmak (geçmek)

bir söz herkes arasında söylenilmek: 'Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir.' -Halikarnas Balıkçısı.

88 görüntülenme

(bir yiyecek) ağzında büyümek

sevmediğinden veya içi almadığından yutamamak.

88 görüntülenme

dünyasından geçmek

her şeye karşı ilgisiz duruma gelmek.

88 görüntülenme

gözlerine inanamamak

hiç umulmayan, hiç beklenmeyen bir şeyin görülmesi karşısında şaşırmak.

88 görüntülenme

gözlerini fal taşı gibi açmak

şaşkınlıkla, hayretle bakmak.

88 görüntülenme

dibe vurmak

en kötü duruma düşmek.

88 görüntülenme

dibine darı ekmek

bir şeyi sonuna kadar tüketmek, bitirmek: 'Eline geçirince dibine darı ekmeden bırakmazsın.' -R. Ilgaz.

88 görüntülenme

dünyaya kazık çakmak (kakmak)

tkz. çok uzun ömürlü olmak, çok yaşamak.

88 görüntülenme

armudun sapı var, üzümün (kirazın) çöpü var demek

her şeye kusur bulmak, hiçbir şeyi beğenmemek.

88 görüntülenme

bitap düşmek

çok yorulmak, yorgun düşmek: 'Sabaha doğru bitap düştü, onun kucağında uyuyakaldı.' -R. N. Güntekin.

88 görüntülenme

dikkat çekmek

1) ask. 'dikkat' komutunu yüksek sesle söylemek; 2) mec. ilgi toplamak: 'Hangi konudan söz etse dikkati çekecek bir hava veriyor.' -N. Cumalı. 3) mec. göze batmak, fark edilmek.

88 görüntülenme

(birine) oyun etmek

kurnazlıkla birini aldatmak: 'Kendisine oyun ettim diye, benden kuşkulandığı hâlde gene bana başvuruyor.' -O. C. Kaygılı.

88 görüntülenme

sefer etmek

gezmek, gezinti yapmak, yolculuk etmek: 'Ne hoş, ey güzel Tanrı'm, ne hoş / Maviliklerde sefer etmek' -O. V. Kanık.

88 görüntülenme

ağzına kilit takmak (vurmak)

1) susmak; 2) susturmak.

88 görüntülenme

kelle koparmak

olumsuz ve başarısız bir durum sonunda işe, göreve son vermek.

88 görüntülenme

saman gibi

tatsız, yavan: 'Saman gibi bir yaşamdı günlük yaşamım ama her şey dışarıdan bakılınca hiç de kötü değildi.' -E. Bener.

88 görüntülenme

göz göre göre

1) belli ve apaçık olarak, herkesin gözü önünde: 'Göz göre göre masumların kanına girmem için benden ferman almaya mı geldiniz.' -N. F. Kısakürek. 2) olacağı bilindiği hâlde önlem alınmadan.

88 görüntülenme

ebedî uykuya dalmak

ölmek: 'Bu mezarda iki harp ve aile kahramanı ebedî uykusuna dalmıştı.' -A. Gündüz.

88 görüntülenme

ipek gibi

1) çok ince, parlak ve yumuşak; 2) güzel, iyi huylu.

88 görüntülenme

kanayan yara olmak

sürekli sıkıntı, üzüntü ve zarar veren bir durumda olmak.

88 görüntülenme

(bir şey) su sabun görmemek

çok kirli olmak: 'Elleri, tırnakları, yüzü günlerdir su sabun görmemişti sanki.' -A. Kulin.

88 görüntülenme

hariçten gazel okumak (atmak)

tkz. 1) bir konuyu iyice bilmeden üzerinde görüş ve düşünce ileri sürmek; 2) bir konuşmaya yersiz ve zamansız katılmak.

88 görüntülenme

gözüne kestirmek

1) başarabileceğini ummak; 2) zevkine uygun bulmak, hoşlanmak: 'Dam olarak beni gözüne kestirdiği anlaşılıyordu.' -R. N. Güntekin. 3) uygun bulmak, elverişli görmek: 'Kayaların gözüme kestirdiğim bir yerinden aşağı inmeye başladım.' -R. N. Güntekin.

88 görüntülenme

dili uzamak

haddini bilmeden konuşmak.

88 görüntülenme