En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

oğlan yetir, kız yetir; ağır yükü sen götür

çocuk büyütmek, evi yönetmek hep annenin görevi olduğundan anne olmak kolay iş değildir.

18 görüntülenme

taş düştüğü yerde ağırdır (kalır)

kişinin değerini en iyi bilenler, kendi çevresinde bulunanlardır.

18 görüntülenme

kel ilaç bilse kendi başına sürer

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

18 görüntülenme

kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur

bir kimse veya bir şey yok olduğunda değer kazanır.

18 görüntülenme

ağzına verilmesini beklemek (istemek)

çalışmayıp işlerinin başkaları tarafından yapılmasını beklemek.

18 görüntülenme

çam sakızı çoban armağanı

verilen bir armağanın sunulduğu kimseye değerine uygun olmadığını ve verenin gücünün ancak buna yettiğini özür yollu anlatmak için söylenen bir söz.

18 görüntülenme

çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar

kişi, kendisi için önceden yaptığı hazırlıkların verimini ileride alır.

18 görüntülenme

akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (oğlunu) everir

kendilerini akıllı sananlar çok kez akılsız diye tanınanlardan daha az başarı gösterir.

18 görüntülenme

elifin hecesi var, gündüzün gecesi var

kolay ve düzgün başlayan bir iş hep öyle sürüp gitmez, güçlüklerle ve aksaklıklarla da karşılaşılabilinir.

18 görüntülenme

azmış kudurmuştan beterdir

coşkun ve heyecana kapılmış kimseyi zapt etmek zordur.

18 görüntülenme

herkes evinde ağadır

herkesin kendi evinde, kendi çevresinde saygınlığı vardır.

18 görüntülenme

tavuk kaza bakarsa kıçı yırtılır

başkalarından geri kalmamak için gücünü aşan işlere girişenler büyük zararlara uğrarlar.

18 görüntülenme

ağzından çıt çıkmamak

hiçbir şey söylememek.

18 görüntülenme

çıra dibi karanlık olur

bir kimse, başkalarına bol bol yaptığı yardımı kendi yakınlarına yapmaz.

18 görüntülenme

keskin zekâ keramete kıç attırır

zeki kimse, bir işin nereye varacağını keramet sahibi kimseden daha iyi bilir.

18 görüntülenme

kestane kabuğundan çıkmış da kabuğunu beğenmemiş

soyunu, yetiştiği yeri veya çevreyi hor görenler için kınama yollu söylenen bir söz.

18 görüntülenme

oynaşına inanan avrat, ersiz kalır

çok önemli işini bir başkasına yaptırabileceğine inanmış olan kişi, beklediği sonucu hiçbir zaman elde edemez.

18 görüntülenme

böyle gelmiş böyle gider

her zaman böyle olmuş, gene de böyle olacak.

18 görüntülenme

kılık kıyafetle adam adam olmaz

kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.

18 görüntülenme

tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur

sonucu kötü çıktıktan sonra bir davranış üzerine akıl öğreten çok bulunur.

18 görüntülenme

değirmene gelen nöbet bekler

bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa herkes geliş sırasıyla işini görmek üzere beklemelidir.

18 görüntülenme

herkesin hamuru ekmeğine göredir

bir iş için yapılacak hazırlık, gereksinim ölçüsünde olmalıdır.

18 görüntülenme

tembele dediler 'kapını ört', dedi 'yel eser örter'

tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgârdan bekler.

18 görüntülenme

akşam oldu kon, sabah oldu göç

geceler uyku, gündüzler iş zamanıdır.

18 görüntülenme

bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var

yaşı küçük ancak herkesten farklı alışkanlıklar, huylar edinmiş.

18 görüntülenme

hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır ne masat

hesabını bilmeyen kişi elinde, avucunda bulunan işe yarar şeyleri de ziyan eder.

18 görüntülenme

kırkından sonra azanı teneşir paklar

yaşlandıklarında ahlakları bozulanlar artık düzelemezler.

18 görüntülenme

hırsıza beyler de borçlu

zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.

18 görüntülenme

ağzını burnunu dağıtmak (kırmak, parçalamak)

aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

18 görüntülenme

hırsıza kilit olmaz

kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek için alınacak tedbirler yararsızdır.

18 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

hem de nasıl

pek çok, çok iyi: Ankara'yı sever misin? -Hem de nasıl.

86 görüntülenme

göz ucuyla süzmek

iyice tanımak, bilmek veya dikkat çekmek amacıyla hafif kısık gözle incelemek, bakmak: 'Sokakta göz ucuyla süzdüğüm kadının bana ehemmiyet vermediğini görürsem hoşça bir latife söyleyiveririm.' -R. N. Güntekin.

86 görüntülenme

hakkı ödenmemek

birinin iyiliklerine, emeklerine karşılık olarak ne yapılsa az olmak.

86 görüntülenme

caka satmak

gösteriş yapmak, çalım satmak: 'Askerliğin palavra ile olmadığını anladı ama hâlâ caka satıyor.' -H. E. Adıvar.

86 görüntülenme

dereyi görmeden paçaları sıvamak

gerektiğinden çok önce veya henüz ortada hiçbir şey yokken hazırlanmaya kalkışmak.

86 görüntülenme

yüz yüze bakmak

arada hatır gönül meselesi olduğu için karşılıklı ilişkiyi korumak zorunda bulunmak.

86 görüntülenme

kalem kırmak

huk. idam kararı verildiğinde bir daha idam kararı imzalamamak için hâkim kalemini kırmak.

86 görüntülenme

düğüm üstüne düğüm vurmak (atmak)

parasını pintilik ederek saklamak.

86 görüntülenme

iliğine işlemek (geçmek)

1) çok ıslanmak: 'Korunaklı sandığım köşe o kadar da korunaklı değildi. Yağmur iliklerime kadar işlemişti' -S. Dölek. 2) çok üşümek; 3) bütün varlığını kaplamak, çok etkilenmek: 'En büyük payın yine de Celile'nin iliklerine işlemiş korkusu olacağını zannederim.' -R. N. Güntekin.

86 görüntülenme

yer kapmak

kalabalık içinde kendine yer bulmak.

86 görüntülenme

gitti de geldi

yaşayabileceğinden umut kesilecek kadar ağır hastalık geçirip de iyi olanlar için söylenen bir söz.

86 görüntülenme

fitne sokmak

ara bozmak, insanları birbirine katmak.

86 görüntülenme

işten el çektirmek

görevden uzaklaştırmak.

86 görüntülenme

gözden uzaklaşmak

ayrılıp başka yere gitmek, görünmez olmak.

86 görüntülenme

(herhangi bir yerde) ne arıyor

'neden oraya gitmiş' anlamında kullanılan bir söz: Sen burada ne arıyorsun, haydi çabuk eve!

86 görüntülenme

aza çoğa bakmamak

olanla yetinmek.

86 görüntülenme

arka vermek

1) desteklemek: 'Sen ona arka vermesen o bize böyle sırtarmazdı.' -O. Kemal. 2) dayamak.

86 görüntülenme

(birinin) yatağına girmek

kadın biriyle evlilik dışı ilişkide bulunmak.

86 görüntülenme

kendinden geçmek

1) bilinci işlemez olmak, kendini kaybetmek, bayılmak: 'Gözlerini tezgâhın arkasındaki bir kapıya dikmiş ve kendinden geçmiş gibiydi.' -S. F. Abasıyanık. 2) bir şey karşısında coşkuya kapılmak, duygulanmak: 'Oturduğu şiltenin üstünde ayağa kalkıyor; alevi artan bakışlarla kendinden geçmiş, bir elini dizine vurarak ... haykırıyordu.' -A. Ş. Hisar. 3) uykuya dalmak, uyuyakalmak: 'Ninniyi söyleyen anne kendinden geçeli belki bir hayli olmuştu.' -O. C. Kaygılı.

86 görüntülenme

bir köşeye atılmak

terk edilmek, ilgilenilmemek, kendi kaderine terk edilmek: 'Böyle bir köşeye atılmak, iktidardan uzak kalmak, diri diri gömülmekti benim için.' -T. Oflazoğlu.

86 görüntülenme

(bir yeri) adım adım gezmek

her yerini dolaşıp görmek.

86 görüntülenme

ya sabır çekmek

bir sıkıntıya ses çıkarmadan veya ona karşı bir şey yapmadan katlanmak: 'Siz şimdi, bu yavan takazaları bir kere daha ya sabır çekerek dinlemek zorunda kalırsınız.' -H. Taner.

86 görüntülenme

devede kulak (kulak gibi) kalmak

1) çok az önemi olmak, söz etmeye değer bulmamak: 'Kitaptan öğrendikleri, hayattan gözlediklerinin yanında devede kulak kalır.' -S. Birsel. 2) yetersiz, çok küçük veya az olmak: 'Tekaüt aylıkları günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu.' -R. N. Güntekin.

86 görüntülenme

fora etmek

1) açmak, çözmek: 'Diğeri ise yelkeni fora etti.' -A. Midhat. 2) argo çıkarmak: 'Arkadaşlar da derinliğine bir samimiyetle ceketlerini fora etmişler.' -Ç. Altan. 3) argo bıçak, tabanca vb.ni çekip çıkarmak; 4) açmak, çıplak duruma getirmek: 'Gözlerine sürme çeken, kolunu ve omzunu fora eden kız yani ben, kendime yabancı geliyordum.' -H. E. Adıvar.

86 görüntülenme

deveyi düze çıkarmak

güçlükleri giderip işleri yoluna koymak.

86 görüntülenme

hâli vakti yerinde

paraca durumu iyi, zengin: Bu adamın hâli vakti yerinde.

86 görüntülenme

göbeğini kesmek

1) çocuğun göbeğiyle etene arasındaki damar örgüsünü kesmek; 2) mec. birini çok eskiden beri tanımak, bilmek.

86 görüntülenme

ağrısız başına kaşbastı bağlamak

'kendine gereksiz yere iş çıkarmak' anlamında kullanılan bir söz.

86 görüntülenme

(bir söz, birilerinin) ağzında çalkalanmak

üzerinde çok konuşulmak: 'Fakat bütün memleketin ağzında çalkalanan bu evlerin anha minha 5000 liradan fazlaya çıkmayacağı.' -S. F. Abasıyanık.

86 görüntülenme

gözleri velfecri okumak

kurnazlığı gözlerinden belli olmak.

86 görüntülenme