En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

hocanın dediğini yap (söylediğini dinle), yaptığını yapma

öğreten kimseler doğruyu bilirler ama çoğu zaman bunu kendileri yapmazlar.

24 görüntülenme

alacağım olsun da alakargada olsun

borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.

24 görüntülenme

çoğu zarar, azı karar

hiçbir zaman aşırıya kaçılmamalıdır.

24 görüntülenme

ağzını tutmak

1) boşboğazlık etmemek; 2) kötü söz söylememek; 3) bir konuda arzu edilmeyen düşüncelerin açığa çıkmasını susarak önlemek.

24 görüntülenme

çok el ya yağmaya ya yolmaya

çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.

24 görüntülenme

erkek getirmeyi, kadın yetirmeyi bilmeli

erkek çalışıp kazanmakla, anne tasarruflu olmakla yükümlüdür.

24 görüntülenme

güzel bürünür, çirkin görünür

güzeller nazlı olur, çirkinler ise kendilerini beğendirmeye çalışırlar.

24 görüntülenme

ağzının kâhyası olmak

birinin alışkanlıklarına, davranışlarına, düzenine karışmak.

24 görüntülenme

ağzının payını (ölçüsünü) almak

verilen karşılıkla bir kimseye söylediğine veya yaptığına pişman olmak.

24 görüntülenme

çok naz âşık usandırır

başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırı gidilmemelidir.

24 görüntülenme

ağzının suyu akmak

çok beğenip istemek, imrenmek: 'Bu ziyafete elimiz erişmiyor, uzaktan ağzımın suyu akıyor.' -R. N. Güntekin.

24 görüntülenme

erken kalktım işime, şeker kattım aşıma

işine sabahleyin erken başlayan kimse başarı elde eder.

24 görüntülenme

ırmaktan geçerken at değiştirilmez

bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.

24 görüntülenme

ıssız eve it buyruk

aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır.

24 görüntülenme

ırz insanın kanı pahasıdır

insan ırzını, namusunu korumak için canını feda eder.

24 görüntülenme

çömlekçi suyu saksıdan içer

kişi, geçimini sanatı ile sağlar.

24 görüntülenme

ısıracak it (köpek) dişini (dişlerini) göstermez

kötülük edecek kimse önceden haber vermez, belli etmez.

24 görüntülenme

eski dost düşman olmaz olsa da dürüst olmaz

aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.

24 görüntülenme

ısıramadığın (bükemediğin) eli öp başına ko

düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

24 görüntülenme

iki serçeden börek olur

insanların birbirlerine her zaman gereksinimleri olur.

24 görüntülenme

ısmarlama hac, hac olmaz

kişi, kendisi yapması gereken bir işi başkasına yaptırmamalıdır.

24 görüntülenme

toprağı işleyen, ekmeği dişler

işini yapması gerektiği biçimde yapan kişi, çalışmasının verimlerinden yararlanır.

24 görüntülenme

dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir

dağ başında kışın fırtına eksik olmadığı gibi kişinin yaşamında da yıpratıcı olaylar eksik olmaz.

24 görüntülenme

padişahın bile arkasından kılıç sallarlar

kendisinden çekinilen kimsenin yüzüne karşı kimse bir şey söylemez ama arkasından herkes düşmanlık gösterilerinde bulunur.

24 görüntülenme

eşeği dama çıkaran yine kendi indirir

yanlış yapan kimse, yanlışı yine kendisi düzeltir.

24 görüntülenme

ahbap kusuruna bakan ahbapsız kalır

dostların ufak tefek kusurlarına bakmamak gerekir.

24 görüntülenme

dağ doğura doğura bir fare doğurmuş

büyük şeyler beklenen bir işten önemsiz bir sonuç alındığında söylenen bir söz.

24 görüntülenme

papaz her gün pilav yemez

1) bir insanı hep aynı hileyle kandıramazsın; 2) insan zaman zaman değişiklik ister; 3) her zaman aynı fırsat ele geçmez.

24 görüntülenme

eşeği süren (tırmalayan) osuruğuna katlanır

kaba bir kimse ile birlikte olan, ondan gelecek kötü davranışları göze almalıdır.

24 görüntülenme

eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa

kimseyi ilgilendirmeyen işleri kendi kendine karar verip yapmalısın.

24 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

kıvrım kıvrım kıvranmak

1) çok acı çekerek kıvranmak; 2) yalvarma, sıkıntı vb. bir sebeple çok kıvranmak.

112 görüntülenme

mırın kırın etmek

bir isteği yerine getirmemek için çeşitli sebepler ileri sürmek, nazlanmak: 'Sorulsa, nasıl bir hayatı seviyorsun, diye, mırın kırın eder, hiçbir şey anlaşılmaz.' -A. Boysan.

112 görüntülenme

arayı açmak

1) aradaki uzaklık artmak; 2) mec. görüşmemek.

112 görüntülenme

aynı ağzı kullanmak

aynı şeyi söylemek, aynı düşünceyi ileri sürmek.

112 görüntülenme

yüreği ezilmek

1) üzülmek, acı duymak: 'Yüreğim merhametten eziliyor, dizlerim vücudumun yükü altında çökecek gibi oluyordu.' -R. N. Güntekin. 2) açlık duymak.

112 görüntülenme

hem de nasıl

pek çok, çok iyi: Ankara'yı sever misin? -Hem de nasıl.

112 görüntülenme

enayiliğine doyma!

iyi niyetle yaptığı bir davranış sonunda zarar gören kimseye söylenen bir söz.

112 görüntülenme

çene çalmak

gevezelik etmek: 'Komşu kadınlar akşam yemeğinden sonra onun etrafında toplanırlar, geç vakitlere kadar çene çalarlardı.' -R. N. Güntekin.

112 görüntülenme

ardından atlı kovalamak

arkasından atlı kovalamak.

112 görüntülenme

nalları dikmek

argo hayvan veya hayvana benzetilen kişi ölmek: 'Kitap bastırmak, yazı yazmak takatinden mahrum, nalları dikeceksiniz.' -S. F. Abasıyanık.

112 görüntülenme

dereyi görmeden paçaları sıvamak

gerektiğinden çok önce veya henüz ortada hiçbir şey yokken hazırlanmaya kalkışmak.

112 görüntülenme

al gülüm ver gülüm

1) çıkar ilişkilerinde bazı sıkıntıları karşılıklı olarak görmezden gelme; 2) bir kimseye yapılan hizmetin hemen karşılığını bekleme durumu: 'Yooo, dedi, al gülüm ver gülüm. On para için ben senin canını alırım, on para için sen benim canımı al.' -R. N. Güntekin.

112 görüntülenme

kalem kırmak

huk. idam kararı verildiğinde bir daha idam kararı imzalamamak için hâkim kalemini kırmak.

112 görüntülenme

(bir işten) yüz (yüzünün) akı ile çıkmak

bir işi kendi saygınlığını yitirmeden eksiksiz ve başarılı olarak yapıp bitirmek: 'Biz buraya geldi isek her hâlde yüzümüzün akı ile çıkacağımızdan şüphe etmeyesin!' -E. E. Talu.

112 görüntülenme

(birini veya bir şeyi) gözü tutmak

güvenmek, beğenmek: 'Bu genç çocukla bu üstü başı oldukça eski ihtiyar adamı gözü tutmamıştı.' -N. Hikmet.

112 görüntülenme

arka çıkmak

bir kimseyi başkalarına karşı korumak, kayırmak: Annesi arka çıktı da çocuğu dayaktan kurtardı.

112 görüntülenme

can damarından yakalamak

1) konuya en önemli yerinden yaklaşmak; 2) birinin en zayıf noktasından yararlanmak.

112 görüntülenme

işportaya düşmek

değerini yitirmek, herkes tarafından kullanılmak.

112 görüntülenme

ya sabır çekmek

bir sıkıntıya ses çıkarmadan veya ona karşı bir şey yapmadan katlanmak: 'Siz şimdi, bu yavan takazaları bir kere daha ya sabır çekerek dinlemek zorunda kalırsınız.' -H. Taner.

112 görüntülenme

göbeğini kesmek

1) çocuğun göbeğiyle etene arasındaki damar örgüsünü kesmek; 2) mec. birini çok eskiden beri tanımak, bilmek.

112 görüntülenme

hesabını kitabını bilmek

tutumlu olmak: 'Ayşe hesabını kitabını bilir, tutumlu bir ev kadınıydı.' -Halikarnas Balıkçısı.

112 görüntülenme

yeri yurdu belirsiz olmak

belli bir yeri olmamak.

112 görüntülenme

gözlerini belertmek

gözlerini, akı çok görünecek biçimde açmak: 'Birisinin âşıklı maşuklu bir masal söylediğini işitti mi karşısında apışıp gözlerini belertiyordu.' -R. N. Güntekin.

112 görüntülenme

gözleri velfecri okumak

kurnazlığı gözlerinden belli olmak.

112 görüntülenme

halt yemek

tkz. halt etmek: 'On beş yaşında bu haltları yerse yirmi yaşına geldiği zaman ne yapacak?' -R. N. Güntekin.

112 görüntülenme

gözünde büyümek

bir şey bir kimseye olduğundan güç veya önemli görünmek: 'Güneşin altında bu sıcak kırları geçmenin ağırlığı gözümde büyüyordu.' -M. Ş. Esendal.

112 görüntülenme

pis pis bakmak

karşısındakini rahatsız edici ve sinirli bir biçimde bakmak.

112 görüntülenme

(bir şey birine) haram olmak

bir şeyden gereği gibi yararlanamamak: 'Yanında oturup iki laf etmek haram oldu bize.' -M. İzgü.

112 görüntülenme

gözü akmak

gözü yaralanıp kör olmak.

112 görüntülenme

(bir şey birinin) boyunu aşmak

kişinin gücünün, yeteneğinin, yetkisinin üstünde olmak.

112 görüntülenme