En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

al gömlek gizlenmez

bazı kötü şeylerin gizlenmesi mümkün değildir.

18 görüntülenme

ağzını kapamak (kilitlemek)

susmak, bir şey söylemek istememek: 'Kendini tutamıyorsun, bari ağzını kapa, sus, küçülme.' -P. Safa.

18 görüntülenme

kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar

kişi ne kadar çabalarsa çabalasın alın yazısındaki şeye ulaşır.

18 görüntülenme

ergene karı boşamak kolay

bir işin içinde olmayanlar o işteki güçlükleri küçümserler.

18 görüntülenme

kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır

Tanrı kendisine kısmet vermemiş olan yaratık, yararlanılacak şeyi elde etmek kolaylaştığı zaman, başka bir işle uğraştığı için bundan yoksun kalır.

18 görüntülenme

ağzını toplamak

söylemekte olduğu kötü söz veya küfürleri kesmek: 'Evvela ağzını topla! Ağzını bozarsan ben de senden aşağı kalmam.' -S. F. Abasıyanık.

18 görüntülenme

çoğu zarar, azı karar

hiçbir zaman aşırıya kaçılmamalıdır.

18 görüntülenme

horoz evlenir, tavuk tellenir

gereği yokken başkasının sevincine katılanlar için söylenen bir söz.

18 görüntülenme

çok el ya yağmaya ya yolmaya

çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.

18 görüntülenme

erkek getirmeyi, kadın yetirmeyi bilmeli

erkek çalışıp kazanmakla, anne tasarruflu olmakla yükümlüdür.

18 görüntülenme

horozu çok olan köyde sabah geç olur

karışanı çok olan işlerden sonuç güç alınır.

18 görüntülenme

huylu huyundan teneşirde vazgeçer

insanı alışkanlıklarından, huylarından vazgeçirmek mümkün değildir.

18 görüntülenme

alçak uçan yüce konar, yüce uçan (konan) alçak konar (uçar)

alçak gönüllü olan toplum içinde saygı görür ve yücelir, kendisini herkesten üstün gören sevilmez ve toplum içinde iyi bir yer edinemez.

18 görüntülenme

alçak yer yiğidi hor gösterir

basit bir çevrede yaşayan, önemsiz bir görevde çalışan her yönden değerli olan kişi önemsiz bir görevde çalışıyorsa yeteneklerini tam olarak gösteremez, bundan dolayı değeri anlaşılmaz.

18 görüntülenme

çok naz âşık usandırır

başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırı gidilmemelidir.

18 görüntülenme

ırmak kenarına çeşme yapılmaz

zaten var olan ve herkesin işine yarayan bir şeyin yanına aynı işi görmek üzere benzerini yapmak boşunadır.

18 görüntülenme

erken kalktım işime, şeker kattım aşıma

işine sabahleyin erken başlayan kimse başarı elde eder.

18 görüntülenme

ağzının tadı bozulmak (kaçmak)

bir kimsenin kurulu düzeni, dirliği bozulmak.

18 görüntülenme

çömlekçi suyu saksıdan içer

kişi, geçimini sanatı ile sağlar.

18 görüntülenme

iki ölç, bir biç

bir iş yaparken ayrıntıları ve sonuçları iyice düşünülmelidir.

18 görüntülenme

eski dost düşman olmaz olsa da dürüst olmaz

aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.

18 görüntülenme

önce can sonra canan

insanlar bencildir, önce kendilerini, sonra yakınlarını düşünürler.

18 görüntülenme

adam içine çıkmak

topluluğa karışmak, insanların bulunduğu yerlere gitmek, eşe dosta gitmek.

18 görüntülenme

içi beni yakar, dışı eli (seni) yakar

dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.

18 görüntülenme

dağ başından duman eksik olmaz

büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır.

18 görüntülenme

iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır

başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.

18 görüntülenme

kısmet gökten zembille inmez

çalışmayanın kısmeti olmaz.

18 görüntülenme

eşeği dama çıkaran yine kendi indirir

yanlış yapan kimse, yanlışı yine kendisi düzeltir.

18 görüntülenme

ihtiyarın düşkünü, beyaz giyer kış günü

daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.

18 görüntülenme

pahalı alan aldanmaz

ucuz olan mal çabuk eskir, pahalıya alınmış gibi olur.

18 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

ucu bucağı yok (kayıp)

başı sonu olmayan, sınırsız, sonsuz: 'Nevin, içinde ucu bucağı kayıp bir boşluk duydu.' -S. F. Abasıyanık. 'Bir ucu yok, bucağı yok harabedeydim / Soğuk mehtap karanlığa kefen sarardı.' -E. B. Koryürek.

86 görüntülenme

eşi manendi (menendi, benzeri) olmamak (bulunmamak, yok)

benzeri olmamak: 'Allah rahmet eylesin, eşi menendi bulunmaz bir adamdı Nazmi Albay.' -A. Ümit. 'Bir iki çıkışı, Arap Kadir'in bir eşi benzeri bulunmadığı gerçeğini ortaya koymuştu.' -K. Korcan. 'Bizim dairenin müdürünün bir eşi benzeri daha yoktur.' -M. İzgü.

86 görüntülenme

fülsüahmere muhtaç olmak

çok fakir, düşkün, zavallı olmak.

86 görüntülenme

hevesi kursağında (boğazında veya içinde) kalmak

istediği, imrendiği şeyi elde edememek: 'Gazetenin yayını kesildi; çaresiz İzmir'e döndüm fakat hevesim kursağımda kalmıştı.' -A. İlhan. 'Bütün hevesim boğazımda kaldı. Küstüm oturdum.' -N. Meriç.

86 görüntülenme

(birinin) ahını almak

ah almak: Ana baba ahını almak doğru değildir.

86 görüntülenme

uçan kuşa borcu olmak

pek çok kişiye borçlu olmak: 'Ben kimsenin hususi hayatına karışmayı asla sevmem ama şu Şahin Paşa, uçan kuşa borcu olduğunu herkes bilirken nasıl oluyor da kumarda bu kadar para kaybediyor.' -A. Ş. Hisar.

86 görüntülenme

gevrek gevrek gülmek

1) kendine güvenip karşısındakini küçümsemek: 'Diğer dükkânların satılmayan mallarını ben sanki ne yapayım diye gevrek gevrek gülerek kendi kendine hak verirdi.' -A. Ş. Hisar. 2) neşeli ve kendine güvenli biçimde gülmek.

86 görüntülenme

ağzı teneke kaplı

şaka çok sıcak veya çok acı şeyleri kolaylıkla içebilen, yiyebilen (kimse).

86 görüntülenme

(bir şey birinin) tuhafına gitmek

o şeyi tuhaf bulmak: 'Ömründe bu kadar tuhafına giden söz işitmemiş olduğunu söylerdi.' -A. Ş. Hisar.

86 görüntülenme

ufku daralmak

ileriyi görememek, bakış açısı geniş olmamak.

86 görüntülenme

biti kanlanmak

sıkıntı içinde yaşayan bir kişi para ve varlık yönünden güçlenmek: 'Fakat geçim durumunu az çok düzene sokmuş ve biti kanlanmışlar için rütbe ve şeref, paranın da üstündedir.' -R. N. Güntekin.

86 görüntülenme

izin almak

bir şey yapmak için onay sağlamak: 'Biz izin almadan çıkamazdık.' -A. Kutlu.

86 görüntülenme

husumet beslemek

hasım olmak, düşman olmak.

86 görüntülenme

ibiş gibi

yüz ve davranışları gülünç olan (kimse).

86 görüntülenme

gönlünü eğlemek

mutlu, neşeli vakit geçirmek: 'Ne güzel yayla da şu bizim yayla / Çık soğuk su başına da gönlünü eğle' -Halk türküsü.

86 görüntülenme

ağzına gem vurmak

susturmak, söyletmemek.

86 görüntülenme

ölümün soluğunu ensesinde duymak (hissetmek)

her an öleceğini beklemek, ölüm korkusu ile dolu olmak: 'Yüz yaşından daha çok insan ne kadar yaşar ki ölümün soluğunu ensemde duyuyorum.' -Y. Kemal.

86 görüntülenme

iğne deliği gibi

küçücük.

86 görüntülenme

gönül vermek

1) sevmek, âşık olmak: '1934'te yepyeni bir Türkçeye gönül vermiş olan Atatürk, sonraki üç dört yıl içinde, daha ılımlı bir dil devrimine yönelmiş olabilir mi?' -T. Halman. 2) bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelmek, eğinmek, meyletmek: 'Atölyelerde bu işe gönül veren idealist öğretmenler ders vermekteydi.' -C. Uçuk. 3) düşkün olmak: 'Cevizli tel kadayıfına gönül verene de rastlanıyor.' -S. F. Abasıyanık.

86 görüntülenme

yetkili kılmak

yetkisini kullanma imkânını vermek: 'Fakat kendileri gelmeden önce, bir küçük pürüzü gidermek konusunda da yetkili kıldılar.' -N. Hikmet.

86 görüntülenme

mercek altına almak

çok titizlikle ve etraflıca incelemek.

86 görüntülenme

şeytan kulağına kurşun

hlk. aksama ihtimali bulunan durum veya işler düzenli gittiğinde 'nazar değmesin' anlamında söylenen bir söz: Şeytan kulağına kurşun, hiçbirimiz hasta olmadık.

86 görüntülenme

(birinin) başına ekşimek

1) ağır yük olmak; 2) üstüne kalmak.

86 görüntülenme

ne olur ne olmaz

'her ihtimali düşünmek gerekir' anlamında kullanılan bir söz: 'Bir ara ne olur ne olmaz deyip frenleri, fren balatalarını gözden geçirdik.' -F. Otyam.

86 görüntülenme

canına susamak

ölmek istemek: 'Canına susamış kim varsa bir adım yaklaşsın.' -N. F. Kısakürek.

86 görüntülenme

ebediyete intikal etmek

ölmek.

86 görüntülenme

ne yaptığını bilmemek

aklı başında olmadığından bilinçsizce davranmak.

86 görüntülenme

çoluk çocuğa karışmak

evlenip çocukları dünyaya gelmek: 'İsa Bey, burada zengin bir eşraf kızıyla evlenerek çoluk çocuğa karıştığı için 24 Meşrutiyeti'nde İstanbul'a dönmemiştir.' -R. N. Güntekin.

86 görüntülenme

zapt olunmak

kavranmak, bütünüyle öğrenilmek: 'Bir milletin ruhu zapt olunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete hâkim olmanın imkânı yoktur.' -Atatürk.

86 görüntülenme

canını (bir yere) dar atmak

bir tehlikeden güçlükle kurtularak bir yere sığınmak.

86 görüntülenme