En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ağzında bakla ıslanmamak

sır saklamamak.

23 görüntülenme

oldu olacak, kırıldı nacak

her şey olup bitti, iş işten geçti.

23 görüntülenme

beylik çeşmeden su içme

resmî işlerde dikkatli olmak gerekir.

23 görüntülenme

her zaman eşek ölmez, on köfte on paraya olmaz

istenilen şeyi kolayca elde etme imkânı ortaya çıkınca fırsat kaçırılmamalıdır.

23 görüntülenme

olmaz olmaz deme, olmaz olmaz

hiçbir şey için 'olmaz' deme, dünyada olmayacak şey yoktur.

23 görüntülenme

elin ağzı torba değil ki büzesin

başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

23 görüntülenme

her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez

olaylar herkesin istediği biçimde meydana gelmez.

23 görüntülenme

bir günlük beylik beyliktir

hoşa giden bir durum, kısa da sürse çekici ve güzeldir.

23 görüntülenme

elmanın dibi göl, armudun dibi yol

dıştan birbirine benzeyen her şeye aynı işlem uygulanamaz, her biri özelliğine göre ayrı bir davranış ister.

23 görüntülenme

tavuk kaza bakarsa kıçı yırtılır

başkalarından geri kalmamak için gücünü aşan işlere girişenler büyük zararlara uğrarlar.

23 görüntülenme

ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş

bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.

23 görüntülenme

ağzından düşmemek (düşürmemek)

her zaman sözünü etmek, söylemek: 'Bu ne cehennemdir lafı ağzından düşmüyordu.' -N. Cumalı.

23 görüntülenme

aklı başa yaş getirir

deneyim, yıllar içerisinde elde edilir.

23 görüntülenme

baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana

kendini bilen, yaşama sorumluluğu duyan akıllı evladın gerçek malı, kendisinin kazandığı maldır.

23 görüntülenme

aklına geleni işleme, her ağacı taşlama

sonunu düşünmeksizin aklına eseni yapan, herkese sataşan kimse bu davranışının büyük zararlarını görür.

23 görüntülenme

oynamasını bilmeyen kız 'yerim dar' demiş; yerini genişletmişler (bollatmışlar), gerim (yenim) dar' demiş

kendisinden beklenen işi beceremeyen kişi, çeşitli engellerin işi güçleştirdiğini söyleyerek yeteneksizliğini belli etmemeye çalışır.

23 görüntülenme

borç yiyen kesesinden yer

borçla alışveriş yapan, aldıklarının parasını hemen ödemese de günün birinde mutlaka ödeyecektir.

23 görüntülenme

ağzından kaçırmak

istemediği hâlde boş bulunup söyleyivermek: 'Sen onun için en fena tabirleri kullanıyorsun, asabisin, ağzından çirkin şeyler kaçırıyorsun.' -P. Safa.

23 görüntülenme

ağzından söz (laf, lakırtı) eksik etmemek

o sözü sürekli söylemek.

23 görüntülenme

kılık kıyafetle adam adam olmaz

kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.

23 görüntülenme

tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur

sonucu kötü çıktıktan sonra bir davranış üzerine akıl öğreten çok bulunur.

23 görüntülenme

er ekmeği er kursağında kalmaz

bir kimseden iyilik gören kişi mertse bunun altında kalmaz, kendisi de ona iyilik yapmaya çalışır.

23 görüntülenme

tembele dediler 'kapını ört', dedi 'yel eser örter'

tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgârdan bekler.

23 görüntülenme

devletli ile deli bildiğini işler

yüksek rütbeliler, deliler, kimsenin sözünü dinlemez, akıllarına geleni yaparlar.

23 görüntülenme

er ekmeği, meydan ekmeği

kadın, kocasının kazancını rahatça yer.

23 görüntülenme

öksüz kuzu toklu (öveç) olmaz

kimsesiz, koruyucusuz kimse ilerleyemez.

23 görüntülenme

kırkından sonra at olup da kuyruk mu sallayacak

vakti geçmiş, artık işe yaramayacak durumda.

23 görüntülenme

kırkından sonra azanı teneşir paklar

yaşlandıklarında ahlakları bozulanlar artık düzelemezler.

23 görüntülenme

öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser

koruyanı, yardım edeni bulunmayan kişi, işini kendi başına görmek zorunda kalır.

23 görüntülenme

er olan ekmeğini taştan çıkarır

azimli kimse geçim yolunu bulmak için en güç işlerle bile uğraşmaktan yılmaz.

23 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

Tanrı yarattı dememek

Allah yarattı dememek.

111 görüntülenme

(birinin) omzuna binmek

yük olmak, ağırlık vermek.

111 görüntülenme

hüzün çökmek

hüzünlenmek: 'O anda yalnız kahveye değil neredeyse bütün Niksar'a hüzün çöker, lambaların ışığı solgunlaşırdı.' -C. Külebi.

111 görüntülenme

çapanoğlunun abdest suyu gibi

çok sulu, tatsız ve kötü görünüşlü olan (içilecek şeyler).

111 görüntülenme

deli çıkmak

1) çıldırmak; 2) mec. çok sinirlenmek.

111 görüntülenme

(birini) deniz tutmak

deniz taşıtlarında sallantıdan etkilenmek: 'Biz tayfaları da deniz tuttu ama geminin doktoru bir defacık olsun, görünmedi.' -S. F. Abasıyanık.

111 görüntülenme

demir gibi

1) çok sağlam: 'Ben akide yemedim, gönlümde yumuşaklık yok, midem demir gibi.' -H. R. Gürpınar. 2) çok güçlü, çok kuvvetli: 'Demir gibi kolları vardı.' -S. F. Abasıyanık.

111 görüntülenme

döl vermek

1) yavru vermek, üremek; 2) ürün vermek.

111 görüntülenme

aralarına kara kedi girmek

iki dost birbirine gücenmek, iki dostun arasına soğukluk girmek.

111 görüntülenme

bir don bir gömlek

yarı çıplak.

111 görüntülenme

dibek gibi

1) bütün ağırlığıyla: 'Elbette dibek gibi otururuz televizyonun başına.' -M. İzgü. 2) şişmiş; 3) ağır, ağırlaşmış.

111 görüntülenme

içine fenalık gelmek (basmak)

ruhu daralmak, sıkılıp bunalmak: 'İçine fenalıklar basmaya başladı; bir kere rezil olmuşlardı mahalleye.' -A. Kulin.

111 görüntülenme

(bir şeyin) yüzüne hasret kalmak

o şeyden yoksun kalmak, hasret kalmak: 'Burada yağdan yumurtadan geçtik, ekmek yüzüne hasret kaldık.' -M. Ş. Esendal.

111 görüntülenme

elle tutulur gözle görülür (dille anlatılır)

çok belirgin, çok açık: 'Sevim'in güzelliği elle tutulur, dille anlatılır makbul bir güzellik değildir.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

içini açmak

derdini anlatmak, içini dökmek: 'Rabia elinden gittikten dört beş ay sonra imama verdiği söze rağmen yavaş yavaş komşulara içini açmak istedi.' -H. E. Adıvar.

111 görüntülenme

adını çıkarmak

kişi hakkında kötü bir niyetle asılsız söylentiler yaymak: 'Kadın durmadan vır vır eder, yakınır diye adımızı çıkarmışlar.' -A. Erhat.

111 görüntülenme

yüreğini eritmek (sızlatmak)

çok üzmek.

111 görüntülenme

ayı gibi

1) iri yarı; 2) kaba, anlayışsız (kimse).

111 görüntülenme

(birinin) peşinde dolaşmak (gezmek)

bir amaçla birisini izlemek: Tarlayı satın almak için peşinde dolaşıyor.

111 görüntülenme

eller yukarı!

'ellerini kaldırarak teslim ol' anlamında kullanılan bir söz.

111 görüntülenme

işe yaramak

elverişli olmak: 'Bunları ezberledik de ne oldu? Hiç! Ne o günlerde işimize yaradı, ne de ondan sonra.' -M. Ş. Esendal.

111 görüntülenme

hadi canım sen de

haydi canım sen de.

111 görüntülenme

kurşun dokunmak

mermi isabet etmek: 'Suriye'de bel kemiğine bir kurşun dokunmuştu.' -Ö. Seyfettin.

111 görüntülenme

yazıya gelmemek

yazı ile anlatılamamak.

111 görüntülenme

müsabakaya girmek

yarışmak, yarışmaya katılmak.

111 görüntülenme

vebal altında kalmak

manevi sorumluluk yüklenmek: 'Başını alıp kaçar da bir belaya uğrarsa vebal altında kalırsın.' -R. N. Güntekin.

111 görüntülenme

içi hop etmek

birdenbire heyecanlanmak: 'Güler'i gördüm ve içim hop etti.' -A. Gündüz.

111 görüntülenme

yolunu değiştirmek

gittiği yoldan ayrılarak başka yola geçmek: 'Aradan uzun seneler geçer, o kadını sokakta gördüler mi yollarını değiştirirler.' -Ö. Seyfettin.

111 görüntülenme

çatkın olmak

kendini ağırdan satmak: 'Müdüre göre idareci biraz çatkın olacak yani oldukça ağırdan satacak kendini.' -K. Korcan.

111 görüntülenme

fırsat her vakit ele geçmez

'fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir' anlamında kullanılan bir söz.

111 görüntülenme