En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır

bir ağızdan çıkan söz, başkalarının ağzına geçer, her tarafa yayılır.

17 görüntülenme

tebdilimekânda ferahlık vardır

sağlık veya görev değişikliği nedeniyle bir yerden başka bir yere gitmek huzur sağlar.

17 görüntülenme

borç yiyen kesesinden yer

borçla alışveriş yapan, aldıklarının parasını hemen ödemese de günün birinde mutlaka ödeyecektir.

17 görüntülenme

akmasa da damlar

çok değilse bile az çok bir gelir veya kazanç sağlar.

17 görüntülenme

babanın sanatı oğla mirastır

bir evlat babasının sanatını onun ölümünden sonra sürdürür.

17 görüntülenme

ağzını açacağına gözünü aç

dikkatli ol, uyanık ol.

17 görüntülenme

er ekmeği er kursağında kalmaz

bir kimseden iyilik gören kişi mertse bunun altında kalmaz, kendisi de ona iyilik yapmaya çalışır.

17 görüntülenme

kırk gün taban eti, bir gün av eti

avcılar bir av avlayabilmek için dağ demez, taş demez, günlerce taban teperler.

17 görüntülenme

er ekmeği, meydan ekmeği

kadın, kocasının kazancını rahatça yer.

17 görüntülenme

öksüz kuzu toklu (öveç) olmaz

kimsesiz, koruyucusuz kimse ilerleyemez.

17 görüntülenme

temiz iş altı ayda çıkar

doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister.

17 görüntülenme

temsilde hata olmaz

yeri geldiği zaman çirkin, kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi saygısızca bir davranış değildir, kimse bundan alınmamalıdır.

17 görüntülenme

bağ bayırda, tarla çayırda

her şey kendisi için en elverişli ortamda gelişir, verimli duruma gelir.

17 görüntülenme

tencere (çömlek) demiş 'dibim altın', kaşık (kepçe) demiş ben neredeyim?' (girdim, çıktım)

içyüzünü iyi bilen kimseye karşı, kusurlarını gizlemeye çalışan ve yüksek nitelikleri bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkışan kişi, gülünç duruma düşer.

17 görüntülenme

er olan ekmeğini taştan çıkarır

azimli kimse geçim yolunu bulmak için en güç işlerle bile uğraşmaktan yılmaz.

17 görüntülenme

tencere tava, herkeste bir hava

herkes kendi bildiği gibi davranıyor, ortada düşünce birliği kalmamış.

17 görüntülenme

eden bulur, inleyen ölür

nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

17 görüntülenme

çocuğu işe sal, ardınca sen var

çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.

17 görüntülenme

erenlerin sağı solu olmaz

ne zaman ne yapacağı belli olmayan kimseler için kullanılan bir söz.

17 görüntülenme

ekmeden biçilmez

emek vermeden beklenen bir sonuca erişilmez.

17 görüntülenme

hızlı sağanak tez geçer

büyük bir hızla başlayan şeyler az sürer.

17 görüntülenme

terlemeden para kazanılmaz, solumadan can verilmez

hiçbir emek harcanmadan para kazanılması mümkün değildir.

17 görüntülenme

bakan yemez, kapan yer

bir şey yalnızca bakmakla elde edilemez, onu ele geçirmek için davranmak gerekir.

17 görüntülenme

alacağım olsun da alakargada olsun

borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.

17 görüntülenme

ağzını tutmak

1) boşboğazlık etmemek; 2) kötü söz söylememek; 3) bir konuda arzu edilmeyen düşüncelerin açığa çıkmasını susarak önlemek.

17 görüntülenme

baktın kar havası, eve gel kör olası

tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır.

17 görüntülenme

güzel bürünür, çirkin görünür

güzeller nazlı olur, çirkinler ise kendilerini beğendirmeye çalışırlar.

17 görüntülenme

ağzının kâhyası olmak

birinin alışkanlıklarına, davranışlarına, düzenine karışmak.

17 görüntülenme

erkek sel, kadın (avrat) göl

erkek, parayı bilinçsizce harcama eğiliminde olsa bile kadın buna meydan vermemeli, tutumlu olmalıdır.

17 görüntülenme

ölüm var dirim var

insan nasıl olsa öleceğini düşünmeli, işlerini ona göre düzene koymalıdır.

17 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

dört duvar arasında kalmak

evde, kapalı bir yerde kalmak zorunda olmak: 'Ömrünü dört duvar arasında geçirmiş, çocuklarından başka insan yüzü görmemiş temiz bir ev kadını birdenbire değişemezdi.' -R. N. Güntekin.

85 görüntülenme

(bir şeyin) orucunda olmak

1) herhangi bir şeyi yemez içmez olmak; 2) bir şeyi yapmaz olmak: 'Ayıplama kardeş, üç gündür lakırtı orucundayım.' -H. R. Gürpınar.

85 görüntülenme

mükâfatını görmek

herhangi bir olumlu davranışın, özverinin veya bir sıkıntının iyi sonucunu elde etmek: 'Zavallı babam geçirdiği yetmiş senelik azabın mükâfatını görecek.' -Ö. Seyfettin.

85 görüntülenme

sıhriyet peyda etmek

hısımlık oluşturmak: 'Süleyman Şah, kurtuluşu Osman Oğulları ile sıhriyet peyda etmekte görüyordu.' -F. F. Tülbentçi.

85 görüntülenme

hiç mi hiç

kesinlikle: 'İstanbul'a tayinimi yaptırdım, hiç mi hiç karışmadılar.' -E. Işınsu.

85 görüntülenme

kök sökmek

çok çetin iş görmek.

85 görüntülenme

elini kolunu sallaya sallaya gelmek

1) gelirken hiçbir armağan getirmemek; 2) bitirmeye gittiği işten sonuç alamadan dönmek.

85 görüntülenme

gönülden ırak olmak

sevilmekten yoksun kalmak, sevilmemek.

85 görüntülenme

sıkı durmak

güçlü, dayanıklı olmak, dikkatli bulunmak.

85 görüntülenme

manda gibi yayılmak

dikkatsizce ve bütün ağırlığıyla oturmak.

85 görüntülenme

fesini havaya atmak

sevinmek.

85 görüntülenme

yaya kaldın tatar ağası

istediğini elde edemeyen, başarısızlığa uğrayan kimseler için kullanılan bir söz.

85 görüntülenme

hüzün çökmek

hüzünlenmek: 'O anda yalnız kahveye değil neredeyse bütün Niksar'a hüzün çöker, lambaların ışığı solgunlaşırdı.' -C. Külebi.

85 görüntülenme

çapanoğlunun abdest suyu gibi

çok sulu, tatsız ve kötü görünüşlü olan (içilecek şeyler).

85 görüntülenme

elini oynatmak

parayı esirgememek.

85 görüntülenme

billur gibi

1) çok duru, çok temiz (su); 2) çok beyaz ve pürüzsüz (kol, gerdan, göğüs); 3) pürüzsüz (ses).

85 görüntülenme

aradan kaldırmak

iş yapma imkânını yok etmek.

85 görüntülenme

suyunca gitmek

bir kimseyi sinirlendirmeyecek biçimde davranmak.

85 görüntülenme

münasebetini getirmek

sırasını getirmek.

85 görüntülenme

su gibi ezberlemek

yanlışsız okuyabilecek kadar ezberlemek.

85 görüntülenme

dibek gibi

1) bütün ağırlığıyla: 'Elbette dibek gibi otururuz televizyonun başına.' -M. İzgü. 2) şişmiş; 3) ağır, ağırlaşmış.

85 görüntülenme

sıkıya gelmek

güç bir durumla karşılaşmak: 'Sıkıya geldi mi borç etmekten çekinmez, sonra bu borçları ödemek için evinin eşyasını satar.' -R. N. Güntekin.

85 görüntülenme

topuk vurmak

ask. selamlamadan önce ayak topuklarını yan yana getirmek.

85 görüntülenme

aklını başka yere vermek

konuşulan konudan başka bir şey düşünür olmak.

85 görüntülenme

ortada fol yok yumurta yok

fol yok yumurta yok.

85 görüntülenme

çarkına etmek (okumak)

argo birine büyük kötülük yapmak veya işini bozarak zarar vermek.

85 görüntülenme

başından almak

kurtarmak, sorumluluğunu almak: 'Çiftlikte bir kısım toprakları başımızdan alacak müşteriyi beklemekten başka bir tasamız kalmadı.' -R. N. Güntekin.

85 görüntülenme

(bir şeyin) zamanı geçmek

1) o şey artık gerekli ve yerinde olmaktan çıkmak; 2) mevsimi geçmek.

85 görüntülenme

ortadan sır olmak

kaybolmak, arkada iz bırakmadan gitmek: 'Böylelerinin kirayı biriktirdikten sonra bir para vermeden ortadan sır olanları çoktur.' -H. R. Gürpınar.

85 görüntülenme

tos vurmak

alın veya boynuzla vurmak, süsmek: Bir tos vurduğu gibi kapıyı darmadağın ediyor.

85 görüntülenme